Puan vermedi·640 syf.··
2025 74. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 00:09
Or'da Kimse Var mı? Serisinin 3.kitabı Valla, Kurda Yedirdin Beni. Sarkaç bu sefer hikayenin biraz daha basına dönüyor. Akademisyenliği üniversitede dönen ayak oyunlarından ve ciddiyetsizlikten tiksindiği için bırakan Günay Rodoplu, geçinmek için eski nişanlısının tanıştırdığı bir sermayedarla anket ve pazarlamaya dair bir şirket kurmuştur. Sonradan anlaşılmıştır ki sermayedarın sermayesi de yoktur, şirket üstünden yaptığı harcamalar da batışa sebep olur, Şiran ile tanışması böyle olur Rodoplu'nun. Böylece Rodoplu'nun gündemine Kürtler girer. Türkiye Kürt meselesinin en başından başlanır, sol fraksiyonların hangilerinin kürtlerle bağı ve kürtlere desteği olduğundan, kimler tarafından bu etnik ayrışmanın başlatıldiğına kadar irdelenir. Anlatıcı Mehmet Sedes'in ve eski eşi Yasemin'in hikayesini de bu vesileyle öğreniriz. Yasemin, silahlı devrimi savunan sol fraksiyonda Mahir Çayan'ın grubundadır. Mehmet ise Dev-Yol ile hareket eder. Mehmet'in gençliği ve Adnan Menderes iktidarına yapılan darbenin beyaz Türklerde yarattığı sevinç ve heyecanın kısa sürüşü, Chp'nin Doğu'da yaptıkları, 55liler grubu( Toprak reformu ve sürgünler-ki sürgüne gönderilentoprak ağalarının hepsi DP'lidir.-), Diyarbakır'lı elitlerin devleti uyarma çabaları... Çayan ve arkadaşlarının eylemleri ve sonları da anlatılanlar arasındadır. Şiran ise zamanında Atatürk'le fikir ayrılığına düştüğü için senelerce Suriye'de yaşayan bir ağanın oğludur, babaları ise Ahmet Türk ile (bunu 5.ciltte öğreniriz) kan davalıdır, İstanbul'a göçülmüş ve yaşam mücadelesi vermektedirler. Babalarının sağlık problemi sebebiyle on kardeş ikiye bölünür ve İstanbul'da kalan ekip komün bir yaşantı ile hayatlarını idame ederler. Günay ve Şiran'ın kurduğu şirket İngilizce eğitimi üzerinedir, Profilo grubunun Yahudi
Valla, Kurda Yedirdin BeniAlev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024197 okunma
9/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2020 17:29
Okumaya nasıl başladınız ya da insan niye okur benzeri bir soru sormuştum 1-2 yıl önce sitede. Anket linçine kurban gitmemiştim neyse ki. Arada; bir şeyler öğrenmek, gerçeği bulmak, kendini anlamak, ruhu doyurmak gibi cevaplar çıksa da, bulunduğumuz dünyadan kaçarak başka bir şey keşfetmek arzusu da bolca vardı cevaplarda. Anketsever arkadaşlar #52801987 iletisinden inceleyebilirler cevapları. Evet, tekdüze hayatlarımızın içinde kaçabileceğimiz dünyalar arıyoruz genellikle. Çocukken dinlediğimiz/okuduğumuz masallardaki dünyaları istiyoruz belki de. Ama büyüdükçe – ne yazık ki- okuduğumuz şeyler de büyüyor. Farklı yollar seçiyoruz isteyerek ya da farkında olmadan. Arada sırada karşımıza çıkıyor yine benzer hikâyeler karşımıza. İşte o zaman heyecanlanıyoruz, Şehriyar gibi merakla bekliyoruz, rutinlerimizi bozma pahasına, anlatıcının bizi götüreceği yeri. Salman Rüştü de Geceyarısı Çocukları’nda hiç istifini bozmadan Şehrazatlığını yapıyor ve bizi -1001 olmasa da- 26 kavanoz turşu boyunca kitabına bağlamayı başarıyor. Evet, Asya’nın güneyine gidiyoruz bu dev masalda, ülkemizde çok fazla bilinmeyen ama hakkında çok fazla önyargı bulunan Hindistan’ı – ve sonradan Pakistan’ı ve haliyle Bangladeş’’i- geziyoruz 20. Yüzyıl süresince. Değişik bir hikâye dinleyeceğinizi bilerek başlıyorsunuz kitaba. Üzerine vurulan - Güney Amerikalı yazarların alameti farikası- büyülü gerçeklik yaftası var en başta. Hindistan tarihi var sonra. Hakkında ölüm fetvası verilen bir yazar, kesin din düşmanlığı da vardır hem. Üstelik İngiltere’nin en prestijli edebiyat ödülü olan Man Booker’ı üç kez almış bir kitap var karşımızda (1981 Booker, 1993 Booker of the Bookers, 2008 Best of the Booker) öyle ki eski sömürgelerine karşı vicdani bir rahatlamanın ötesinde bir
Geceyarısı ÇocuklarıSalman Rushdie · Can Yayınları · 2017946 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
anketli inceleme :))
8/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2020 11:20
Bir gün uyandığınızda dev bir böcek olduğunuzu düşünün... Dehşet verici değil mi. İşte Gregor Samsa artık bir böcektir. Onu çok seven annesi ondan nefret ediyor, kız kardeşi ondan korkuyor, babası onu sürekli dövüyor, neden peki (?)... Dev bir böcek olması mıdır tüm bu yaşanılanların sebebi... Gregor ona diretilen monotonluktan bir anda iğrenç bir dönüşüme maruz kalsa da kurtulmuş olduğunu düşünmektedir, kapitalist bir rejime ayak uydurmak zorunda kalması, hergün istemsizce; verilen görevleri eksiksiz yapması artık onu bu çıkmazdan kurtarmıştır. Mutluluğun mutsuzluğunu yaşamak zorunda artık. Patronu ondan korkmuştur Gregor şaşkın, ailesi onu öldürme planı yapar Gregor mutsuzdur, planlar yapılırken Gregor artık ölü bir böcektir... Onlar düşünedursun evin hizmetçisi ölü böcek olan Gregor 'u artık çöpe atmış ve ailesi şaşkın belirsizlikle kalakalmıştır... Peki böcek olarak uyanmayı geçin, bir böcek sizin bedeninizde uyansa sizin aile iş yaşantınıza nasıl ayak uydururdu??? :))
Anket
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma