Père Lachaise Krematoryumu'ndan bir anket kağıdı geldi, hizmetlerinden memnun kalıp kalmadığımı soruyorlar. Küçük kutucuklara "yetersiz"den "çok iyi"ye, çarpı atmam gerekiyor. Görüş ve önerilerimi de soruyorlar. Her şey gözden geçirildi, merasim, metinlerin seçimi, müziklerin seçimi... Yemek hizmeti de var. "Öneriler" bölümüne dev bir mangal yazacağım. Karşılama görevlisinden de bahsetmeliyim, kıyafeti, davranışı, nezaketi. Bizimkisi bu ise gayet uygundu, elbette asık suratlıydı, sade giyinmişti, canlı renkler yoktu, biraz hüzünlüydü. Daha sonra, salondan, dekorasyondan bahsediliyor. Küllerin tesliminin nasıl geçtiği soruluyor... Kül tesliminin kötü geçmesi nasıl bir şey olabilir? Küller mi karışıyor, kül kavanozu mu devriliyor? En güzelini sona sakladim: "Père Lachaise Krematoryumu'nu yakınlarınıza tavsiye eder misiniz?"
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
1972'Nin Bazı Önemli Olayları Ankara Sıkıyönetim Mahkemeleri; "Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu" mensubu olduğunu, mesleğinin “devrimcilik", yaptığı eylemleri de “devrim için” yaptığını söyleyen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamına karar verilmişti. Diğer taraftan, Dev-Genç, TİP, TÖS, TİİKP, Madanoğlu ve Sabotajlar davaları devam etmekte fakat kamuoyunda yoğun bir şekilde "idam cezaları kalksın” ve “af” kampanyaları ayyuka çıkmaya başlamıştı. İdam cezalarının kaldırılması konusunda yapılan propagandalara karşılık Devlet gazetesinin 6 Mart 1972 tarihli 140. sayısından itibaren “İdamlar Konusunda Bir Anket” başlığı altında röportajlar yayınlamaya başladık. Siyasi parti liderleri veya temsilcilerinden Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Timisi, Yeni Türkiye Partisi Genel Başkanı Nihat Doğan ve Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet İhsan Kırımlı ile görüşmeleri gazete adına ben yapmıştım. Solun başlattığı bu kampanya; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için verilen idam cezalarını önlemek amacıyla başlatılmıştı. Verilen cezalar 6 Mayıs 1972 günü infaz edildi. 14 Mayıs 1972 günü yapılan CHP kurultayında Ecevit'in listesi karşısında kaybeden İsmet İnönü istifa etmiş ve Bülent Ecevit CHP'ye Genel Başkan olmuştu. Ecevit'in Genel Başkanlığı CHP'de de bölünmelere yol açmıştı. Kemal Satır başkanlığında Cumhuriyetçi Parti kurulmuş ama bu parti daha sonra Turhan Feyzioğlu başkanlığındaki Millî Güven Partisi ile Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) adı altında Turhan Feyzioğlu başkanlığında birleşeceklerdi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ankara Sıkıyönetim Mahkemeleri; "Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu" mensubu olduğunu, mesleğinin “devrimcilik", yaptığı eylemleri de “devrim için” yaptığını söyleyen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamına karar verilmişti. Diğer taraftan, Dev-Genç, TİP, TÖS, TİİKP, Madanoğlu ve Sabotajlar davaları devam etmekte fakat kamuoyunda yoğun bir şekilde "idam cezaları kalksın” ve “af” kampanyaları ayyuka çıkmaya başlamıştı. İdam cezalarının kaldırılması konusunda yapılan propagandalara karşılık Devlet gazetesinin 6 Mart 1972 tarihli 140. sayısından itibaren “İdamlar Konusunda Bir Anket” başlığı altında röportajlar yayınlamaya başladık. Siyasi parti liderleri veya temsilcilerinden Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Timisi, Yeni Türkiye Partisi Genel Başkanı Nihat Doğan ve Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet İhsan Kırımlı ile görüşmeleri gazete adına ben yapmıştım. Solun başlattığı bu kampanya; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için verilen idam cezalarını önlemek amacıyla başlatılmıştı. Verilen cezalar 6 Mayıs 1972 günü infaz edildi. 14 Mayıs 1972 günü yapılan CHP kurultayında Ecevit'in listesi karşısında kaybeden İsmet İnönü istifa etmiş ve Bülent Ecevit CHP'ye Genel Başkan olmuştu. Ecevit'in Genel Başkanlığı CHP'de de bölünmelere yol açmıştı. Kemal Satır başkanlığında Cumhuriyetçi Parti kurulmuş ama bu parti daha sonra Turhan Feyzioğlu başkanlığındaki Millî Güven Partisi ile Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) adı altında Turhan Feyzioğlu başkanlığında birleşeceklerdi.
Yeni bir hukuk anlayışı oluşturmamız lazım. Hakka, eşitliğe, özgürlüğe dayalı bir hukuk anlayışına ulaşmamız lazım. "Ulus dev letlerin vakti geçti" denildiği dönem Sovyetler Birliği'nin çözülme sinden sonraki dönemdir. Sovyetler Birliği'nde sosyalizmin çözülme sinden bu yana dünyada onlarca devlet kuruldu. Dünyanın hiçbir yerinde, hiç kimse bu devletlerin kuruluşuna itiraz etmedi; "yahu ulus devlet dönemi geçmiştir, ey Gürcüler ayrı bir devlet kurmayın" filan demedi. Çeçenlere de kimse böyle bir şey demiyor. Yugoslavya denilen devletten 6 tane devlet çıktı, dünyada hiç kimse "ey Yugos lavlar, Boşnaklar, Sırplar, Karadağlılar ulus devlet zamanı geçmiştir, ulus devletinizi kurmayın" demedi. Dünyada ulus devlet hakkı, dev- let kurma hakkı tartışılan bir tek Kürdler vardır. Yeryüzünde artık Kürdler dışında hiçbir ulus için kendi devletini kurma hakkı tartışıl miyor. Biz mesela Filistinlilerin devlet kurma hakkını hiç tartışmadık. lik gençliğimden bu yana Filistinlilerin ayrı devlet kurma hakkını sa vundum ve hala da savunuyorum, dünya da savunuyor. Türk egemenlerinin temel propaganda jargonu şudur; "biz Türk ler, Kürdler, Araplar, Çerkezler... eşitiz, kardeşiz, bir ulus oluşturu- yoruz" diyorlar. Bir an için bunu doğru varsayalım. Peki, Çeçenler Çeçenistan'da bağımsızlık mücadelesi veriyorlar, Türk devleti bunu kendisi için beka sorunu olarak algılamıyor. Türk devleti bir tarafa Türk halkı da bunu bir tehlike olarak görmüyor. Bugün bir anket yapılsa Türk halkı içinde halkın büyük çoğunluğu Çeçenlerin kendi bağımsızlıklarını kazanmasından yana olacaktır. Filistinliler Arap'tor. ne Türk devleti, ne Türk halkı Filistin Araplarının kendi devletini kur- masına bir İtirazda bulunmuyor. Kıbrıs'ta 1974'te 80-100 bin arası Türk vardı, o kadar Türk için 30 küsur yıldır orası işgal
dev anket, dev hizmet :Pp
Moda dergilerinde boy gösteren ünlü erkeklere sormak adettir: Kadının önce neresine bakarsınız? Kimi bacakları der, kimi gözleri. Pek azı da dudakları der. Kadınlara asla, erkeğin ilk olarak neresine baktıkları sorulmaz. Bir münasebetsizlik ederiz diye herhalde. Oysa benim yanıtım, dudaklar olurdu bu soruya. İlk önce dudaklara bakarım. 
Sayfa 76 - Epsilon Yayınları·Kitabı okudu
şekerli içecekler
Bu içeceklerin içinde aynı zamanda tuz da var tabii. Hatta bolca kafein de... Kafein tuz kaybettirir. Tuz susatır. Şekerse alışkanlık yapar. Harika bir karışım değil mi?.. Bu karışımı mutluluk, tatil, eğlence ile özdeşleştirerek satarsanız dev bir endüstriye dönüşmeniz de kaçınılmaz.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Anket