Yankısı İçeride Kalan Adam
Puan vermedi·192 syf.··
2026 41. kitabı
C. şehrin ortasında yürür ama aslında hiçbir yere gitmez; sinemalara girer, sokaklardan geçer, kadınlara yaklaşır, sonra kendi içindeki görünmez duvara çarpıp geri çekilir. Parası vardır, zamanı vardır, özgürlüğe benzeyen bir boşluğu vardır. Ayşe’ye, Güler’e, rastladığı yüzlere tutunur gibi olur; fakat aradığı şey insan değil sanki, insanın içinde kaybolmuş kusursuz bir yankıdır. Bu metnin asıl kahramanı C. değil, sıkıntının kendisidir. Öyle sıradan bir can sıkıntısı da değil; koltuğa uzanıp geçmeyen, kahveyle dağılmayan, kalabalığın içinde daha da semiren bir iç pası. C. çalışmadığı için aylak değildir yalnızca, dünyanın hazır kalıplarına omuz vermeyi reddettiği için boşta kalmıştır. Herkesin “normal” diye imzaladığı sözleşmeye o kalem götürmez. Ama reddediş bazen özgürlük değil, insanın kendi etrafında dönüp durduğu küçük bir hapishane olur. Aşk onun gözünde sıcak bir yakınlık değil, neredeyse metafizik bir avdır. Bir kadını sevmez de, onda yıllardır zihninde sakladığı eksik parçayı arar. Bu yüzden karşısındaki kişi canlı olmaktan çıkar; bir işaret, bir ihtimal, bir kaçış kapısı olur. C. sevmeyi beceremediği için değil, sevgiden mucize beklediği için tökezler. İnsan bir başkasını kurtarıcı yapınca, onu fark etmeden boğmaya başlar, tuhaf ama böyle. Anlatının en sivri tarafı, şehirle insanı aynı yalnızlıkta eritmesi. İstanbul burada romantik bir fon değil; vitrinleriyle, sinemalarıyla, sokak uğultusuyla C.’nin iç boşluğunu büyüten dev bir ayna. Her köşe “ya şimdi bulursan?” diye fısıldar, her kaçırılan bakış “geç kaldın” diye keser yolu. C. aslında toplumdan kaçmaz; toplumun içindeki sahte ritme ayak uyduramayınca kendi ritmini de kaybeder. Geriye yürüyen bir adam kalır, ayakları dışarıda, yankısı içeride.
Alıntı
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Yaşlı Adam ve Deniz
Puan vermedi·88 syf.··
2026 43. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:33
Yaşlı Adam ve Deniz,Hemıngway’ın ölümsüz eserlerinden birisidir. Yaşlı bir Kübalı balıkçı olan Santiago’nun açık denizde dev bir kılıç balığıyla olan can yakıcı mücadelesini ele almaktadır. Bu eser, hayatta karşılaştığımız tüm olumsuzluklara ve kayıplara rağmen mücadele etmenin,sadece “savaşmış olmanın” bile insanı ne kadar yüceltebileceğini gösteren önemli bir başyapıttır. Bu kitabı okumamı tavsiye eden İklima hanıma da çok teşekkür ederim. (: İyi okumalar (:
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·74 syf.··
2026 7. kitabı
Daha ilk sayfada tokat gibi başlayan bir hikâye. Gregor Samsa’nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesi var işin merkezinde ama kitap aslında “böcek olma” meselesi değil, insanın gözden düştüğünde neye dönüştüğü meselesi. Gregor’un yaşadığı şey fiziksel bir dönüşümden çok, duygusal bir silinme gibi. İşe yaradığı sürece değerli, işe yaramadığı anda yük… Ailesinin tavrı da yavaş yavaş değişiyor ve insan okurken “sevgi ne kadar koşullu bir şeymiş” diye düşünmeden edemiyor. Kafka’nın olayı zaten bu: büyük olayları büyük cümlelerle anlatmıyor. Tam tersine, olağan bir soğukkanlılıkla yazıyor ve bu yüzden daha da rahatsız edici oluyor. Gregor’un odasında giderek yalnızlaşması, unutulması, hatta “varlığının fazla gelmesi” çok ağır ama sessiz bir şekilde ilerliyor. Bir de şu var: kitapta kimse açıkça kötü değil. Ama herkes biraz çaresiz, biraz bencil, biraz yorulmuş. Bu da hikâyeyi daha gerçek ve daha can sıkıcı yapıyor. Sonu da dramatik bir patlama değil; daha çok bir “sessiz kapanış”. Ve bitince insanın içinde garip bir boşluk kalıyor. Kısacası Dönüşüm, fantastik bir olay anlatıyor gibi başlayıp aslında insan ilişkilerinin kırılganlığını yüzüne yüzüne vuran bir kitap.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,9bin okunma
Puanım: 8/10 | Geç kalınmış incelemeler üstadıyım (:
8/10
Yu Hua, Yaşamak ve Kanını Satan Adam kitaplarındaki gerçekçi tavrını bu kez sürreal bir düzleme taşıyor. "Yedinci Gün", öldüğünü fark eden bir adamın, gömülmeyi beklediği yedi gün boyunca geçmişi ve bugünü arasında mekik dokumasını konu alıyor. Kitapta ölüm bir son değil, modern Çin’in acımasız sistemine tutulan dev bir ayna gibi. Yang Fei’nin mezarsız ruhuyla Araf’ta dolaşırken, aslında hayattayken sesini duyuramayan insanların trajedilerine, haksızlıklara ve her şeye rağmen kopmayan baba-oğul bağlarına şahit oluyoruz. Yu Hua, o bildiğimiz sert toplumsal eleştirilerini bu kez masalsı ama bir o kadar da can yakıcı bir atmosferle servis etmiş. Eğer sistemin dişlileri arasında ezilenlerin hikayesini, hafif absürt ama derin bir hüzünle okumak isterseniz tam size göre. Boğazda o bildik düğümü bırakan, kısa ama etkisi uzun süren bir yolculuk.
1000Kitap
Yedinci GünYu Hua · Jaguar Kitap Yayınları · 20251,949 okunma
Bir iz incelemesi olduğu için spoiler içerir.
Puan vermedi·176 syf.·
2026 17. kitabı
Meleklerin İsyanı metaforik anlamda çok güçlü ve zamansız bir kitap çünkü insanın kalıplaşmış, hiçbir zaman değişmeyen o düşünce yapısını çok iyi yakalıyor. Kitabın zengin bir kütüphanede başlıyor olması bu yüzden en önemli detaylardan biri. İnsan, bilimin ve ilmin efendisi olduğunu, her şeyi çözdüğünü sandığı an zihninde kendini tanrılaştırmaya başlıyor. Kitapta Hristiyanlıktan, Yahudilikten, yani Tevrat (Talmud) ve İncil'den söz edilmesi de tam olarak bu düşüncenin köklerine inmek için. Bütün dinler birbirinin devamı olduğu için birbirine benziyor ve kitap bize aslında tüm bu yaratılışın tiyatrosunu yaşatıyor. Anatole France bu bütünlüğü kurarken sadece kutsal kitaplardan değil, Tevrat'ın dışlanan parçası olan kadim Hanok’un Kitabı’ndan ve antik Gnostik metinlerden de derinlemesine besleniyor. Zaten kitapta Tanrı’dan bahsedilirken geleneksel dini figürler yerine ısrarla Gnostisizmdeki "Ialdabaoth" isminin kullanılması bu yüzdendir. Melekler kütüphanede okudukça, karşılarındaki gücün evrenin gerçek, sevgi dolu yaratıcısı değil; her şeyi bildiğini sanan, kibirli ve insanları cehalette bırakmak isteyen kör bir gök tiranı (Demirurgos) olduğunu keşfederler. Kitaptaki meleklerin o tozlu raflar arasında bulduğu büyük sır tam olarak budur. Onlarınki sadece alelade bir başkaldırı değil, bilginin önünü tıkayan ve cehaleti kutsayan bu yalancı tiranlığa karşı bir aydınlanma savaşıdır. Burada kitapla ilgili çok can alıcı bir detayı ve insanın büyük bir yanılgısını netleştirmek gerekir: Koruyucu melek Arcade yeryüzünde ilk somutlaştığında, aslında insanların kafasındaki o klasik, kanatlı ve görkemli melek tasvirlerine hiç benzemez, tamamen cinsiyetsizdir. Onu gören kadın ve erkek bunun nasıl mümkün olduğunu şaşkınlıkla sorduğunda, melek onlara adeta bir tokat gibi şu cevabı
Meleklerin İsyanıAnatole France · Dorlion Yayınevi · 2023110 okunma
İlk inceleme bendenn (spoiler)
10/10
·416 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 19:04
Konusu ilgimi çeken bir kitaptı. Zenginliğin, sosyetenin, paranın insanı ne hale getirdiğine değiniliyor. Uğruna int*har edilen, baba katili yapan, aşkına ihanet ettiren, yasa dışı suçlara karıştıran..namı değer Kruger-Brent şirketinin yönetimi nesiller boyu tutku haline geliyor. Sidney Sheldon' ın "Oyunun Ustası" adlı yapıtının devamı niteliğindeymiş (yazarlar farklı) orada Kate Blackwell'in yönetim aşkı anlatılıyormuş bu kitapta ise sevgili torunu Lexi' nin yönetim tutkusu anlatılıyor. Zaten yazarların aynı kişi olmaması ile beraber konu akışından da bir eksiklik hissettirmemesi ile direkt bu kitap okunabilir.. ben de öyle yaptım zaten. Karakterlerden Robbie'nin tüm mirasını reddedip Afrikada kendi yaşamını kurması, ero#n bağımlılığı ile başa çıkabilmesi Gate'in de int*har eşiğinden dönüp bağımlılıktan kurtulması, onca başarısızlığına rağmen pes etmeyip kendi şirketini kurması beni çok etkiledi ama bence en çok idol alınması gereken kişi dev canavar Lexi.. kariyeri uğruna bir zamanlar kendisine ihanet eden sevdiği adama ve onun psikopat annesine karşı verdiği mücadeleler, ergenlik döneminde çocukken kaçırıldığında edindiği travmalarla başa çıkması ve her daim taş gibi dayanıklı olması -ya da en azından öyle görünmeye çalışması- takdire şayan derecesinde.. Olay akışının sürükleyiciliği ve yazarın dilinin akıcılığı sayesinde bitirmek için can attığım kitaplardan biriydi. 10/10
Sidney Sheldon'ın Oyunun KuralıTilly Bagshawe · Altın Kitaplar · 201029 okunma