Puan vermedi·232 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:41
İkilik içinde birlik , zıtlıkla beraber varoluş , dönüşüm , yine yenidenlik ve belki de defalarca kez dönüşerek yeniden varolmanın dili. • • • “… altında tekrar ete kemiğe büründürmeli beni. Dönmeli ki ben, ben olmaktan çıkayım. Toprağa karıştığımda yabani bir ot olup boy vereyim; dönmeli ki otu alıp kaynatmalı başka başka insanlar; dönmeli ki şifa niyetine içsinler beni, hastalıklarına deva, yaralarına merhem olayım. Dönmeli ki ölümlerden hayat doğsun. Dönmeli ki başka başka demlerde, başka başka sıfatlarda vücut bulayım. Dönmeli ki her dem başka bir sûret ile geleyim. Halka dediğin dönmez ise kendini yer bitirir; Bir yılan ki kuyruğunu ısırır. Yılanın gözleri işte bunu hatırlatır.
PinhanElif Şafak · Doğan Kitap · 20244,878 okunma
OKUYUN OKUTTURUN ACAYİP İYİİİİİ
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
öncelikle ben Başar'a aşık olduumm dhdhdhdhdh Sezai abiyi çok sevdim ama eşi (Deva'nın annesi) onu hiç sevmedim yaa şimdii gelelim kitaptan bahsetmeyee Deva, kardeşi için erkek kılığına girip Değirmenaltı basketbol takımında antrenör oluyor. Takım baya ilerliyor kendilerini geliştiriyorlar. Deva farkında olmasa da onlara bağlanıyor. (Başar'a aşık oluyor kabul etmesi zor olsa da) Koç herşeyin farkındaymış ancak Deva takımı iyi yönettiği için ve turnuvayı kazanmaları gerektiği için susmuş. Başar kendini gay sanmaya falan başlıyor Deva yedi başlı yılan olsa da onunla sevgili olcak yani o derece djdjjdhdjd neyse işte büyük gün geldiğinde Deva' nın artık kılık yapmasına gerek kalmıyor ve evine gitmesi gerekiyor. Takımla vedalaşmak ona zor geleceği için maç zamanı gitmeye kalkışıyor. Başar onun gittiğini görünce koşuyor. Deva her kim olursan ol ben karşımda duran kişiye aşığım! Diyor kameralar ortaya çıkıyor flaş! flaş! Abiii o kadar iyi ki takımla olan tatil... Deva'nın erkek kılığında takımla yaptığı şeyler.. aşırı iyiydiiiii okuyun okutturun bu kitap anlatılmaz yaşanır
Her Kimsen: Son SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,058 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·304 syf.··
2026 10. kitabı
Biraz spoiler vardır!! Açıkçası ilk kitaptan sonra bu kitap için bir süre beklemiştim ancak kitap beklentimin epey altında kaldı. Kötü bir kitap mıydı? Hayır. Daha iyi bir potansiyele sahip miydi? Kesinlikle. Öncelikle Deva'nın sırrı ortaya çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam ilk kitabın sonunda. Benim sonraki kitabı iple çekmemin asıl nedeni de oydu zaten. Ancak olay örgüsünün yazım şeklini çok beğenmedim. Gerek karakterlerin sohbeti, kişilikleri, gerek olaylar ve gelişme şekilleri bana çok yazılmış için yazılmış gibi ve yapmacık geldi. İlk kitap kesinlikle daha sürükleyici ve eğlenceliydi. Ancak şöyle bir gerçek var ki kitap gerçekten neşeliydi ve sizi ister istemez güldürebiliyordu. Kötü bir zamandan geçiyorsanız eğer okumanızı tavsiye ederim çünkü gerçekten çok iyi geliyor. Ayrıyeten yazarı çok seviyorum, imzasına gitmiştim ve çok minnoş biriydi. Genel olarak seriyi de seviyorum bu arada nefret kusmak gibi olmasın<3
Her Kimsen: Son SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,058 okunma
Çağları Aşan Soğukkanlı Strateji
Puan vermedi·43 syf.··
2026 1. kitabı
Şöyle bir durup düşününce; iki bin yılı aşkın bir süre önce yazılmış bir askeri taktik metninin, bugün hâlâ modern dünyanın en çok konuşulan kitaplarından biri olması gerçekten ilginç bir durum. Savaş Sanatı’nı elime alırken açıkçası çağ dışı kalmış, sadece tarih meraklılarına hitap eden askeri emirler silsilesi bulacağımı sanıyordum. Ancak sayfaları çevirdikçe karşılaştığım şey, salt bir ordu yönetme kılavuzu değil; insan psikolojisi, strateji ve kriz yönetimi üzerine kurulmuş, zamansız bir gözlem bütünü oldu. Sun Tzu, sanki iki orduyu değil de insanın doğasındaki o temel mücadele ve hayatta kalma güdüsünü masaya yatırıyor. Okurken kendinizi bir askeri kampta değil, stratejik düşüncenin tam merkezinde bir gözlemci gibi hissediyorsunuz. Siz de bilirsiniz ki popüler kültür bu tarz klasik yapıtları genelde göklere çıkarır ve her derde deva bir kişisel gelişim kitabı gibi pazarlar. İşin aslına bakarsak, kitaba tamamen kusursuz bir başyapıt gözüyle bakmak da, onu tamamen çağ dışı ilan etmek de haksızlık olur. Sun Tzu’nun "Savaşmadan kazanmak en büyük başarıdır" ya da "Düşmanını ve kendini tanırsan yenilmezsin" gibi aforizmaları, evet, bugün iş dünyasından günlük ilişkilere kadar uyarlanabilecek cinsten çok mantıklı öngörüler. Ancak diğer taraftan bakıldığında, metnin katı, hiyerarşik ve dönemin mutlak güç dengelerine dayanan yapısını da göz ardı edemeyiz. Kitap boyunca yazarın o soğukkanlı, manipülatif ve tamamen sonuca odaklı felsefesini incelerken, bir yanıyla zekice bulduğum hamlelerin, diğer yanıyla modern dünyanın etik değerleriyle ne kadar örtüştüğünü sorgulamadan edemedim. Sonuç olarak, bu incecik metni ne bir hayat kılavuzu olarak kutsamak ne de basite indirgeyip rafa kaldırmak gerekiyor. Benim için bu okuma deneyimi, insan zihninin strateji üretme becerisini ve
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,5bin okunma
Puan vermedi·204 syf.·
2026 10. kitabı
Kimilerinin her şeyin bittiğini sandığı, kimilerinin de yeni bir hayatın başladığına inandığı yerde, yüksek duvarlarla gözlerden gizlenmiş eski bir mezarlığın sessizliğinde Aynalı Baba. Ayna parçaları taktığı sarığı ve cübbesi, teneke parçaları iliştirdiği pejmürde kıyafetiyle tam bir tezat teşkil eden vakara sahip yaşlı bir adam. Ve Raci.. Pozitivizm ve maneviyat arasında sıkışıp kalmış huzursuz bir genç. Osmanlı'nın son dönem aydınlarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, Amak-ı Hayal isimli kitabında buluşturmuştur bu iki karakteri. Kitap, okuru, mürşid-i kamil olan Aynalı Baba rehberliğinde irfana uzanan gizemli bir yolculuğa davet eder. Raci, yolculuğun sonunda hayallerin derinliklerinde kaybolmanın aslında kendini bulmak olduğunu keşfedecektir. Amak-ı Hayal konusu itibarıyla bir seyri sülûk kitabıdır. Ancak yazım türü olarak hangi kategoriye girdiği tartışma konusu olmuştur. İlk tasavvufî roman olduğunu söyleyenler çoğunlukta olsa da içerisindeki Buda, Zerdüşt, Brahman, Platon gibi İslam dışı unsurların varlığı onu alışılmış bir tasavvuf kitabı olmaktan çıkarmaktadır. Üslup açısından ise her ne kadar roman türüne yakın görülse de modern roman kriterlerine tam olarak uymamaktadır. Bu bakımdan Amak-ı Hayal ne tam bir roman ne de tam bir hikaye kitabı sayılabilmiştir. Muhtevası ise ne sadece tasavvuf ne de sadece felsefedir. Anlaşılan o ki Darulfununda felsefe hocalığı yapan ve tasavvufla iç içe bir hayat yaşayan yazarın bu kitapla amacı, felsefî, tasavvufî ve ahlâkî konulara ait görüşlerini okucuyu sıkmadan bir kurgu dahilinde aktarmaktır. Roman tekniğini ise sadece bir kılıf olarak kullanmıştır. Amak-ı Hayal iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Raci ve Aynalı Baba'nın tanışmasına ve Raci'nin rüya aleminde
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,3bin okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 16:45
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey olaylardan çok, bir insanın hayata karşı yavaş yavaş tükenen direncini izlemek oldu. Okurken bir karakterin başından geçenleri değil, yılların yükünü omuzlarında taşıyan bir adamın iç dünyasını dinliyormuş gibi hissettim. Daha ilk sayfalarda karşıma çıkan şu cümle kitabın tonunu belirledi: “Yalnız olmak kötü fakat insanlara karışmak daha da kötü.” Bay Hiç Kimse ne yalnızlığıyla barışabilmiş ne de insanlarla kurduğu ilişkilerde huzur bulabilmiş biri. Bu yüzden kitap boyunca onun geçmişiyle, pişmanlıklarıyla ve hayata karşı duyduğu kırgınlıkla birlikte yol alıyoruz. Kitapta sık sık kader, yaşlılık ve hayatta kalma mücadelesi üzerine düşüncelerle karşılaşıyoruz: “Kader herkesi mağlup eder.” “Hayat her zaman çıkmazlarla doludur.” Bu sözler karamsar görünse de aslında anlatıcının yaşadıklarının doğal bir sonucu gibi duruyor. Çünkü hayat ona çoğu zaman cömert davranmamış. En çok etkilendiğim bölümlerden biri ise yoksulluk ve insan onuru üzerine söyledikleriydi: “Açken saygınlığın hiçbir anlamı yoktur.” Bu satırlarda insanın teorilerden, ideallerden ve gururdan önce yaşamak zorunda olduğunu çok net hissediyorsunuz. Aşk üzerine söyledikleri de en az hayat kadar sert: “Farkındalık eziyettir, çaresizce sevmek ise çifte eziyettir.” “Aşk her derde deva değildi.” Bu yüzden kitap bir aşk hikâyesinden çok, kaybedenlerin ve hayata tutunmaya çalışanların hikâyesi gibi geldi bana.
İnceleme
Bay Hiç Kimsenin KayboluşuAhmed Taibaoui · Livera Yayınevi · 202554 okunma