Berger bir İstanbul vapurunda alt güvertedeki dilenci kadının ellerini şöyle betimler: Erkek ellerinin kocaman olmasının tersine kadının elleri küçük nokta Anadolu'da yakacak olarak kullanılan kuru hayvan dışkısından tezek yapan, kızının saçlarını ince ince belirtiler halinde Ören eller. Sonra devam eder: Bazen, ilk izlenimler yüzyılların birikimini şöyle bir toparlayıverir. Göçebe eli, salt bir imge değildir, tarihtir.
Messi kadar para kazanmıyorum, bir havayolu şirketi de sponsorum değil. Yine de kendi hikâyemi yaşamaya devam ediyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Filistin'de çocuklar ölüyor... Ama biz hâlâ hayatımıza devam ediyoruz. Kaydırıyoruz, geçiyoruz, unutuyoruz. Belki elimizden çok şey gelmiyor... Ama hiçbir şey yapmamak da bir tercih. Sessiz kalmak; zulmü durdurmaz, aksine güçlendirir. Bugün bir ses ol. Bir paylaşım, bir dua, bir farkındalık... Belki bir çocuğun umudu olur. Yarın hesap günü geldiğinde, "Ben görmedim" diyemeyeceğiz..
Filistin
Devam ettirsen…
🔖 İlaç gibi gelen bazı cümleler... 🕊️🌹🍃
1000k
"Aşk bir bakakalma hâlidir. Sonsuz bir şaşkınlık hâli... Soğuk bir aralık sabahında, uyanır uyanmaz üzerinde ince pijamalarınla bahçeye çıkıp üşümenin ötesinde bir titreme hâlidir. Aşk, bütün gün oyun oynayıp öğle uykusu için annenizin sizi serin bir odada, yün yorganın altına sokup alnınıza bir öpücük kondurmasının ardından, odadan çıkar çıkmaz ve kapıyı kapatır kapatmaz, uyku ile karışmış bir uyanıklık hâlidir. Aşk, insanın fabrika ayarıdır. Odanın serinliği, yorganın yoğunlaşmakta olan sıcaklığına yerini bırakırken farkına vardığın bedenindeki huzur, kalbindeki güven hâlidir. Aşk, onun sesi, onun kokusu, onun varlığı, senin bunları yaşamaktan duyduğun ayrıcalık hâlidir. Aşk, maddenin koklaşma hâlidir." ✨️ "Hangi inanç sistemi ayıracaktı onu bu pisliğin ayak yolundan? Etrafında birçok safsatacı, onurlu bir yaşamdan bahsederken, görünen o ki kendi tahlillerini pek de iyi yapamıyorlardı. Devlet arazilerini satın alıp, imara açılması için avanta dağıtıp, elli yüz katı rant kazananlarla mücadele etmişti mesleğinin ilk yıllarında. Hatta o kadar komik paralara kamu arazilerini, halkın malını yağmalanlarla yüz göz olmuştu ki her geçen gün içi hınçla dolmuştu. Fabrikatör bozması, mafya olamayacak kadar korkak, basiretsiz bir yüzdecinin yaptığı usulsüzlükleri deşifre etmek için gecesini gündüzüne katmıştı ki iş yüksek mevkilere kadar gitmişti. Muhatap olduğu kişilerin elinin kolunun nasıl bağlandığını görünce, içinde bulunduğu durumun acziyetini hemen kavramıştı. Bir yol seçmeliydi ya öğrencilik yılları gibi direnecekti ya da zalimin zulmüne susup, kendi yoluna devam edecekti."
Moralleri bozmak yok sevmekten, gelişmekten, çalışmaktan vazgeçmek yok. Tempo yapalım Ladies and Gentlemen’ler… Okumaya ve yaşama dair ne varsa devam…