Babam aramızdan ayrılırken dünya, tabii ki, bundan habersiz ve bizim kişisel trajedilerimizle ilgilenmiyor, hayat devam ediyor…
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Roman
“Terk eden insanlar hep böyleydi,çeker giderlerdi ama sizden aldıkları hiç bitmezdi.Yokluklarıyla bile var olmaya devam ederlerdi.
Sayfa 186·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ekranla olan ilişkini gözden geçir. Çünkü sosyal medyayla samimiyetin arttıkça, kitaplarla aran bozuluyor. Ruhunu abur cuburla beslemeye devam edersen belki doyarsın ama asla afiyete kavuşamazsın.
Sayfa 74·Kitabı okuyor
VE NAMAZ 1961’de kaleme alınmış bir not: «Bugün ne halde miyim? 1961 yılının Mayıs ayında?.. Söyliyeyim? Dostlarıma «zahit» görünmek değil de -Allah saklasın-düşmanlarıma «softa» görünmek ve yeni bir nefret vesikası vermek için söyliyeyim... Biraz da, en büyük hayâ mevzuu olan namazın, sırasında nasıl bir ilâna medar olabileceğini göstermek için haykırayım: Her gün, o günün beş vaktini, zamanında edâdan başka, ayrıca iki günlük kaza namazı kılıyorum. Bu senenin Ramazanında, kazalarımı, bir gün ilâvesiyle üç güne çıkardım. 1957 hapsinden beri tuttuğum ve üstüne «İptilâ Defteri» yazdığım, kocaman bir defterim var... Hapishane notlariyle dolu... Bu defterin sonuna, bülûğa erdiğim tarihten bugüne kadar, her seneyi ay ay gösteren bir tablo ekledim. Bu tabloda geçmiş yılların devre devre kılınabilmiş eda namazlarını, ay ay, mavi mürekkeple karaladım. Kaza namazlarını da kırmızı mürekkeple... Böylece, Allah nasip ederse, mavi mürekkeple ileriye doğru, kırmızı mürekkeple de geriye doğru giden devrelerime yetişecek, Efendi Hazretlerini tanıdığım zamana varacak, oradan da bülûğ zamanıma ulaşacağım. Ömrüm olursa, ondan sonra, tek vakit borcum kalmamış olarak edâlara devam... Defterde, belki maviden çok kırmızı görünecek ama, ne yapayım?.. Allaha ahdim var: – Her gün, en aşağı şu kadarına ahitliyim... Allah ve kul hakkı olarak üzerimde ne kadar borç varsa, bunların hepsini ödetmeden canımı alma... Allahla beraber bütün inananları şahit tutuyor ve onlardan duama ortak olmalarını diliyorum. Namaz, Efendimden aldığım feyizle, benim için her işin başı, her oluşun temeli, dinin direği... Onsuz hiçbir şey konuşamam; ne konuşur, ne konuştururum.
Her yaşayan gidişinin ardından pek çok cümleyle anılabilir. Adı iz bıraktığı konularda defalarca geçebilir. Ama bir insanın dünya defterini kapattıktan sonra bile varlığı, her daim güzel, her daim peşine tatlı bir tebessüm ekleyecek anlarda anılmaya devam ediyorsa hoş bir hayat yaşanmış, hoş bir iz bırakılmış kalplerde demek değil midir?
Sayfa 114·Kitabı okudu
Jung'un kendisi şunları söylemiştir: "Herkes bir gölgeye sahiptir, bu gölge insanın bilinçli yaşamında ne kadar az içeriliyorsa, o kadar kara ve yoğun olur." Bir başka deyişle, göl­genizle ne kadar az yüzleşirseniz o kadar güçlenir, sonunda bir tehlikeye, kaldırılamaz bir ağırlığa, ruhunuzun içinde her an et­kinlik kazanabilecek bir tehdide dönüşür. Bilince kabul edilme­yen gölge, dışarıya, diğer insanlara yansıtılır, sorun onlardır, kö­tü olanlar da onlar. Jung şöyle devam ediyor:"... insan kendi göl­gesiyle yüzleşip hesaplaşmayı öğrenirse dünya için gerçek bir şey yapmış olur, günümüzün devasa, çözülmemiş toplumsal sorunla­rının hiç olmazsa küçücük bir parçasını sırtlanmış olur."
Sayfa 52