6/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
ORHAN PAMUK-KIRMIZI SAÇLI KADIN . . . Bu eser gerçek bir hikayeyi anlatmaktadır. Cem isminde bir gencin hayatını konu alır kitabımız . Babası eczacıdır bir gün babasının ortadan aniden kaybolması ile Cem annesi ile akrabalarının yanına gider. Burada eğitimini devam edebilmek için iş bulmaya karar verir ve hikaye burada bambaşka bir boyuta geçer. Mesut usta ile beraber su kuyusu bulmak için oldukça çaba harcarlar.Burada ilk aşkı olacak kırmızı saçlı kadınla karşılaşır ve kadın kendisinden oldukça yaşça büyüktür. Öyle bir hikaye ki kitap 100 . sayfasından sonra aşırı heyecanlı bir hal almaya başlıyor okumuş olduğunuz satırlar sanki bir film izlemiş etkisi yaratıyor okuyucu üzerinde kitabın gerçekçi anlatımının yanı sıra psikolojik yanlarının da konu alması oldukça etkileyiciydi benim yazardan okudum İlk kitaptı çok da sevdim
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Müdiriyet-i Umûmiyesi’ne
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
​Saatleri Ayarlama Enstitüsü Müdiriyet-i Umûmiyesi’ne ​ Sayın Tanpınar, ​Bu mektup geçmiş zamanın tozlu raflarına terk edilmiş bir özlemin yankısını taşımaktadır. İstanbul’un tüm ihtişamıyla yansıdığı o tabloların nesneleşmiş anlara atılmış bir çentiktir harflerim ve her bir cümlem yaşanmamış günlerin çetelesini tuttuğum ruznâmeden alıntıdır. Zamana çentik atmaya başladığım o ilk andan itibaren bu güne değin süren bu gecikmişlik hâli, Mübarek’in çarkları arasında daha da bilenerek dışavurmaya devam ediyor. ​Eskimiş yüzlerin bir izdüşümü olan bu gecikmişlik beyanı, aklımı kalbimin çekmecesinden çıkardığım o "geniş zaman" algısına ram olduğum şu ezelî ve ebedî saniyeden itibaren nihayete eriyor. Kalemim parmaklarımın esaretinden kurtulup ürkek ve marazlı sözcüklerim, kırık kanatlarıyla Boğaz’ın sisli sularına doğru yola çıkmaya hazırlanıyor. Zarfımı anın geniş ufkuna emanet ediyor, pulunu geleceğin meçhul boşluğuna mühürleyip tüm zamanları içine alan bu müşterek iç döküşü, bu hüzünlü senfoniyi sizinle paylaşıyorum. ​İnsan, fikirlerini de büyütürmüş meğer kendi tenhalığında... Ben de büyüttüm yıllarca söylencelerin ağırlığını omuzlarımda. Tıpkı Nuri Efendi’nin saatlere yüklediği anlamlar gibi suyun derinliğindeyken ağır, yüzeye çıktığında "incir çekirdeğini" dahi doldurmayacak anlamlar... Şimdi bu anlamları "sahnemin dışında" bırakıp bu içi boş ama muazzam derecedeki ağırlıktan, dipsizliğin o derin uğultusundan kurtuluyorum nihayet. ​Evvelce zatıalinize arz ettiğim o "sükût provası" meselesi –doğrusu ben bu durumu aristokratik bir inzivada ruh terbiyesi sanıyordum ki yanılmışım– zihnimde, metruk bir mabedin estetiğiyle örülmüş bir girdaba dönüştü. Dayanılmaz hâle gelen bu trajik ciddiyeti, bu yapay mukaddesatı muhafaza edebilmek uğruna kalbime çıkan tüm yolları
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201053bin okunma
Reklam
Puan vermedi·32 syf.··
2026 50. kitabı
Tatlı mı tatlı çizimleriyle süslenmiş bir kirpi hikâyesiyle geldim bugün. Açıkçası bu kitaba bayıldım! Oldukça etkileşimli bir hikâye. Sayfaları çevirebilmek ve hikâyeye devam edebilmek için önce kirpimizin sorularını cevaplamanız gerekiyor. Yoksa bir sonraki sayfa açılmıyor. Kirpimizin büyük bir sorunu var: Büyükannesinin onun için ördüğü tüylü kazağını bulamıyor. Kazağı olmadığında üşüyor, rüzgârda zorlanıyor ve dikenleri battığı için kimse ona sarılmak istemiyor. En önemlisi de büyükannesinin çok üzüleceğini düşünüyor. Ne yapacağını bilemeyen minik kirpi birçok yol deniyor ve sonunda çocuklardan yardım istiyor. Okurun yönlendirmeleri sayesinde doğru çözümü bulmaya çalışıyor. Peki sizce bu tatlı kirpicik ne yapmalı? Ona ne önerirdiniz? Siz hiç sizin için özel anlamı olan bir eşyanızı kaybettiniz mi? Kitabın sonunda yer alan klinik psikolog onaylı “Ebeveynlere Notlar” bölümü de oldukça kıymetli. Çocuklara duyguları tanıma, hatalarını kabul etme, problem çözme ve kendini sevme gibi önemli kazanımlar konusunda uzman görüşlerine yer verilmiş. Bu yönüyle sadece çocuklar için değil, ebeveynler için de değerli bir kaynak olmuş.
Benim Güzel Tüylü KazağımJody Jensen Shaffer · The Kitap Çocuk Yayınları · 20262 okunma
10/10
·156 syf.··
2026 18. kitabı
Mor bir kedi düşünün... Ama sıradan bir kedi değil; ajanlık peşinde koşan, başını beladan çıkaramayan bir kedi! Pofiok: Ajan Kedi, çocuklara macera sunarken yetişkinlere de "Keşke ben de bu kadar cesur olsaydım!" dedirtiyor. Sayfalar ilerledikçe gülümsememek zor. Çünkü bazen dünyayı kurtarmak için gereken tek şey bir pelerin değil, biraz cesaret ve bolca pati gücü! Pofiok, klasik kahramanlardan biraz farklı. Cesur olmaya çalışırken bazen komik durumlara düşüyor, bazen de olayların tam ortasında kalıyor. Belki de onu sevimli yapan şey bu kusurları. Çünkü gerçek kahramanlık, hiç korkmamak değil; korksan da maceraya devam edebilmek. Bu kitabı okurken kendimi bir çizgi filmin içinde hissettim. Hızlı, renkli, bol kahkahalı ve sürprizlerle dolu... Özellikle kedi severler için ayrı bir keyif!
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202630 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:32
Sevgiyi ifade etmek herkes için ne kadar farklıysa yası yaşamak da o kadar farklıdır. Ölmekte olan birinin acısını görmek, gidişine şahit olmak ve onu kaybettikten sonra devam edebilmek... Kitapta babasının hastalık sürecini ve ölümünü anlatan ve o gittikten sonra ne yapacağını bilemeyen yetişkin bir çocuk kalbin anıları yer alıyor.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi
Kitabı okuyorum - nihayet okumaya başladım - lakin belirteyim; bu kitap ve içindeki bilgiler bana masal gibi geliyor. Zaten açıkçası bana bir şey katması için ve yaşadığım çevreye daha iyi adapte olabilmem için okuyorum. Önceki okuduğum kitapta Gazali'nin cehennem tasvirleriyle yarışacak düzeyde bir kitap olduğu belirtilmişti(Ahirette 45 Gün). Oradan aldığım şevkle kitabı okumaya koyuldum ama daha başlarındayken bu yazılanlara - yani içeriğe - pekde inanmadığımı belirtmek isterim. Örneğin daha başlangıçta yazan rabbin kimdir veya kimin milletindensin soruları gibi(bu sorgulamalar kabirdeyken yapılıyormuş yersen) ve daha okuyacağım niceleri... Ama dediğim gibi esas okuma sebebim cehennem tasvirlerini görmek, hayal edebilmek, okumak ve bilmek. İnanmayanlarda benim gibi hikâye niyetine alıp okuyabilir. Allah'dan elimizin altında kitap hazır vardı yoksa birde temin etmek zorunda kalacaktık...(kütüphaneye sormuştum depoya kaldırılmış alamadıydım) Bilmeyenler için kitap eski dilde, lisanda tercüme edilmiş. (yani tercümeli hali bile zeman veya domuza hınzır vs. diyor, eski lisan, terimler anlıyacağınız) Bitirince önemli kısımları buraya aktarabilirim zira kimse duygu ve düşüncelerini yani yorumunu buraya aktarmamış. Kitabı okuyorum bu arada kitap gözümün önüne - bazı tasvirlerden dolayı - nedense Samanyolu Tvdeki Beşinci Boyut dizisini getiriyor. Bu arada Gazali, bidati mezhepsizcilik olarak tanıtıyor. Bende bidatçiyim o zaman ey Gazali! Yine kitap Kur'anda, Allaha yaklaşmak için vesile arayınız mealini peygamberler ve evliyalar olarak tefsir ediyor. Bu da bir eksi ben ve Cemre Demirel bunu beğenmedi. Öncelikle kitap 73 fırka olacağını(şu meşhur hadisden hareketle) ve bir fırkanın cennete gireceğini, onunda naciyye ehl-i sünnet ve'l cemaat olacağını söylüyor. Diğer 72
Kıyamet ve Ahiretİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2012562 okunma
Reklam
Reklam