Huzur
En sevdiğim zamanlar... Deniz kıyısı, güneşli gün, kitabımın satırlarında kaybolmak , arada burnuma gelen o yosun kokusu ; derince içime çekip o kokuyu gülümseyerek satırlara devam etmek :)
Hayata Dair
Zorlayıcı anların bir an önce bitmesini istediğinde bile o anda durabilmeye ve gayret göstermeye devam etmek aslında yolun yarısı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yıldızlar.
__Bazı insanlar gökyüzüne bakınca sadece yıldız görür. Ben ise binlerce yarım kalmış hikâye görüyorum. Belki de bu yüzden yıldızları bu kadar seviyorum. Çünkü onlar kusursuz değiller. Kimisi çoktan sönmüş olmasına rağmen ışığı hâlâ bize ulaşmaya devam ediyor. Yani bazen gördüğümüz en parlak şey, aslında çok uzun zaman önce kaybolmuş olabiliyor. İnsan da biraz böyle değil mi? Bazen gülümseyen bir yüzün içinde yıllar önce kırılmış bir çocuk yaşar. Belki de bu yüzden geceyi seviyorum. Çünkü gündüz herkes birbirine iyiymiş gibi bakıyor. Ama gece... Gece kimse rol yapmak zorunda değil. Yıldızlar da öyle. Onlar sadece oradalar. Kimseyi ikna etmeye çalışmadan, kendilerini anlatmaya uğraşmadan, sessizce parlıyorlar. Ne zaman kendimi kaybolmuş hissetsem başımı kaldırıyorum. Gökyüzü bana aynı şeyi fısıldıyor: "En karanlık geceler, en çok yıldızı saklar." Ve o an anlıyorum. Belki de insanın umut dediği şey, tam olarak budur. Uzanıp dokunamayacağını bildiğin hâlde, her gece aynı gökyüzüne bakmaya devam etmek. Çünkü bazen bir yıldız, sana ulaşmak için yıllarca yol alır. Belki de bazı umutların gecikmesi, hiç gelmeyecekleri anlamına değil...
Herhangi bir duygu içerisinde olmak, hissetmek, bilmek hiç bir şeyin anlamı yok. Bizler yoksul çocuklar; zamanımızla, bedenimizle, ruhumuzla ve yüreğimizle mücadeleye devam etmek zorundayız... Şimdi sinir bozucu zihnini kapat ve kendini hayal et. Nasıl biri olurdun? Tersini de yap sonra hislerini kapat ve nerde olurdun düşün. Tekrar dön kendine bu geri kalmış varlık nerede daha çok mutlu ve bu prangalanmış hisler bütünü varlık bunun için ağlayacak mı yoksa kalkıp mücadelesini vererek bulunuşunu anlamlı hale getirmeye çalışacak mı? Gökhan ARMAN
Şifaya Vâye Günlükleri… Bir ipe asılmış gibi sallanır bazı geceler insan. Ne sabaha erecek kadar güçlüdür, ne de gecenin zifiri karanlığına kendini bırakacak kadar cesur… Araf’tadır. Kararsızlığın tam ortasında… Yalnızlığın en katran karasında… Ne geri dönebilir, ne de ileriye yürüyebilir. Düne dönmek, çoktan kaçırılmış bir tren gibidir. Yarını beklemek ise yanlış otobüse alınmış bir bilet… Nereye gitsen ait hissedemezsin. Nerede dursan eksik kalırsın. Bitmek bilmez o gece… Saatler ilerler ama zaman geçmez. Sessizlik büyür. Düşünceler çoğalır. İnsan, en çok da kendi zihninin gürültüsünden yorulur. Ve kimse bilmez… Gündüz gülümseyen bir yüzün, gece kaç defa sessizce dağıldığını.
1000Kitap
İnsanlar konuştuğumuz dili anlamıyorsa bilmedikleri bir dilde konuşmaya devam etmek yerine, yeni bir dil bulmak mümkün müdür? Ya da bir dili çok iyi bildiğimizi düşünürken, yeni cümleler kurmak yinede zor olur mu?
Dizi/Film