9/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 01:07
Korsan kurgularına bayılan biri olarak çok beğendim. Kitabı elimden bırakamadım aşırı sürükleyiciydi. Karakterlerin hepsini ayrı ayrı çok sevdim.Yalnız, okurken keşke ortam biraz daha detaylı bahsedilse diye düşünmeden edemedim. İlk kitap olmasına rağmen çok başarılıydı yazarımızı Övgü Deveci Safi tebrik ediyorum. Buradan BKM'ye sesleniyorum lütfen kitaplarımı getir devamını acilen okumaya ihtiyacım var
1000Kitap
Hainin MührüÖvgü Deveci Safi · Perseus Yayınevi · 2024429 okunma
özlenen yıllar
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 12:29
1975 'ten başlayıp 2025 yılına kadar uzanan bir yaşam hikayesi bu kitabı okurken sizi alıp çok eski zamanlara goturecektir bi nevi zamanda yolculuk desek yeridir her okurun okuyup ahh o eskiler yokmu diye gözlerin yaşlı olduğu okurken yüzde biraz tebessüm birazda eskiye özlem duyulur. Belki batı biraz daha eskiye özlem duyar çünkü doğulu olarak hala eskiye dair izler taşır buralar sobasiydi katıldığımız aile ziyaretlerinde eskileri konuşur anlatılanları büyük bir merakla dinleriz üstelik hepsini ezberi bildiğimiz konular olmasına rağmen. Ne kadar yokluk yılları olsada insan özlüyor belki aç yatılmış yakacak birşeyin olmadan sobanın yanında uzanıp battaniyeye sarılmak bile insanın üşümesine neden oluyor ama bu insanı üzmez aksine özlem duyar yapılan sohbetler kardeşlerle birlikte oynanan oyunlar küsüp bir köşeye çekilip beklemek gelip bizi tekrar oyuna dahil etmeleri hepsi bir film şeridi gibi gözlerimin önüne serdi geçmişi bu kitap. Şimdiki çocuklar malesef dijitalleşmis bir şekilde sosyal medyasi telefon oyunları vs. Bunlardan başka bişey bilmez oldular bu çok üzücü kendi çocukluğumu hatırladıkca şimdiki çocuklar arasında dağlar kadar fark var bizler gece yarısına kadar dışarıda oynardik ailemiz asla merak etmezlerdi yani Allah'a emanet yaşardık :)) Şimdikiker disari çıkmak yerine ellerindeki tabletler ve telefonlarla oynuyorlar yada ciksalar hemen arkalarından koşar içer sokariz cocuklari o saatte kadar dışarda mi kalinir simdikiler kendine sosyetedir bizde çocuktuk yaa biri demiyordu bu çocukları ya biri kaçırsa bişey yapsa ama yok cok rahattilar belki bizim dönemin çocuklarından daha zekidirler çünkü her konu hakkında bilgileri var ama bu çağın çocuklarıni değil eski çocukları insan arıyor ve özlüyor. Çocukluğuma dair en özlediğim şey maç olduğu zaman babam
EskidenHacı Demir · Aysima Yayınları · 20252 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·192 syf.··
2025 175. kitabı
#binbirgecemasalları 'nı gerçekten çok beğendim. Ama beğenme sebebim sadece masalların güzel oluşu değil. Masalların güzel olduğunu kanıtlayan çeviri-edisyon iş birliği. Gerçekten herkesin eline sağlık @mayakitap harika iş çıkarmış. İki cildinde kapağı çok hoş, ama ben iç sayfalara bir iki resim eklenmesini beklerdim doğrusu. Bir şey kaybetti mi? Hayır. Ama olsa da çok hoş olurdu, yakışırdı. Binbir gece masallarının iki ciltte ibaret olmadığını düşünüyorum. Malum Şehrazat uzun süre Şehriyar'ı oyaladığına göre Daha fazlası olması lazım. Umarım yayınevi devamını getir de ben de Grimm masallarını topladığım gibi bunu da toplarım. İkinci kitabı da okuduktan sonra aklımda şöyle bir düşünce belirdi: Eğer gerçekten bu ikili bir zamanlar yaşamışsa, Şehrazat söylendiği gibi gerçekten çok akıllı ve kültürlü bir kadınmış. Yanlış anlamayın, olay masalların güzelliği ya da çeşitliliği değil. Şehrazat gerçekten insan psikolojisini çözmüş olan bir kadındı. Masalları okuduğunuzda oyalayıcı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak masalların hepsinde iyileştirme gücü olan alt mesajlar vardı. Misal bir prensler prenses hikayesi vardı. Adları yazamayacağım kadar harfle doluneyse astral seyahatler bunlar tanışıyor diyelim ve aşık oluyorlar ama herkes bunların deli olduğunu sanıyor. Çünkü bulundukları mekanda kimse diğerini görmemiş durumu var. Neyse sonra bir şekilde kavuşuyorlar ama olay üzerine olay oluyor. Hikaye güzel, vermek istenilen mesaj da öyle. Aşk, bağlılık, ebeveyn sevgisi, hayırlı evlat olmak, alçakgönüllü olmak, tok gözlü ve adil olmak, cesur ve kararlı olmak. Bunun yanında hatırlatma da yapıyor masal; diyor ki, en zirvedeyen bile seni en dibe itecek güç O'dur. Sana sıkıntıları ardı ardına verdiğinde, tam rahatlarken yine dibe sürükleyen O'dur. Cesaretini kaybetme, derdin de
Binbir Gece Masalları - İkinci CiltAndrew Lang · Maya Yayınları · 202438 okunma
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Film izler gibi kitap okudum. Heyecandan hop oturup hop kalktığım bir kurgu. Muhteşem Kont Dracula efsanesi Osmanlı tarihi ile harmanlanmış. Kitap Favorilerimin arasında yerini aldı, umarım uzun soluklu bir seri olur çünkü beni gerçekten çok heyecanlandıran kitaplardan biri oldu. Saat şu anda gece 3 ve kitap bittiği için şu an çok üzgünüm. Neyse sizi daha fazla heyecanlandırmadan biraz konusundan bahsetmek istiyorum. Sultan Mehmed, Vlad Tepeş'i Eflak beyi olarak atayınca olanlar oluyor. Yıllarca Edirne sarayında Osmanlılar tarafından donanımlı bir şekilde eğitilmişlerdi. Eflak Prensleri, iki kardeş Vlad Tepeş ve Radu. Eflak, Macarlar tarafından işgal edilince bu iki kardeşin aileleri katledilir. Sultan Mehmed Eflak'ı geri alması ve Osmanlıya bağlı bir şekilde yönetmesi için Vlad Tepeşi görevlendirir. Evrenosoğlu Ali beyin yardımı ile Kaleyi kurtarırlar. Bir süre Eflak'ı adaletle yönettikten sonra Vlad Tepeş'in yıllardır içinde sakladığı intikam açığa vurur. Önce ailesini katleden Macarlardan sonrada yıllar önce Ailesine boyun eğdiren Osmanlıdan intikam almak ister. Bir taraftan Sultan Mehmet'in Konstantiniye fetihini okurken diğer taraftan Vlad Tepeş'in Cadılara teslim oluşunu okuyoruz. Artık cadıların kontrolünde içinde yaşayan kötücül ifrit ile halkına zulmetmeye, türlü türlü işkenceler etmeye başlamıştı. En çok da insanları canlı canlı kaza geçiriyordu. Artık Kont Dracula diye anılıyordu. Cadılar onu kana susayan bir canavara dönüştürmüştü. Hristiyan, Müslüman demeden herkesi katlediyordu. Osmanlı'nın yolladığı elçileri bir bir öldürüyordu artık Sultan'ın sabrı kalmamıştı kontrol altına alması için kardeşi Radu'yu görevlendirip Eflak'a Yollar "ya kontrol altına al ya da kellesini getir" der fakat o da orada kardeşi gibi karanlığa teslim olur. Artık bu karanlığın ve
Çığlıkların Çağrısı DrakulaZeki Ateş · Mythos Kitap Yayınları · 20238 okunma
Hayatımda Okuduğum En Tuhaf Kitaplardan Biriydi.
5/10
·360 syf.··
2023 73. kitabı
Ah be, şöyle uzunundan bir inceleme yazmak isterdim ama üşengeçlik diye bir faktör var, maalesef ki. Lise zamanlarında okuyup beğenmiştim ama şimdiki yaşımda aşırı tuhaf buluyorum. İşitme engelli bir bireyin bulunması bir farklılık yarattığı ve ona işaret diliyle yaklaşıldığı için ilk başta bir hoşuma gitmişti. Wattpad'de üniversite konusuna ilk değinen kitaplardan biriydi diye hatırlıyorum. Yanlışım varsa düzeltin. Tekrar gözden geçirince, 'Ben ne okudum ya az önce?' oldum. O kadar karmaşık bir kitap ki. Kimin ne yaptığını kestiremiyorsunuz. Kitap içersinde sırlar var ama çözülmeye çalışırken, bambaşka bir karaktere kayıp onun yaşadıklarını anlatıyor. O ana odaklandığınız için başka sahneye geçince mala bağlıyorsunuz. Yani okurken ilk kez bu kadar yorulduğumu hissettim. Heyecanı hissettiriyorsan o zaman onun devamını getir, benim şuan dikkatimi çeken o sahne. Eren'in Efsa'yla yaşadığı sıkıcı çekimsel atraksiyon değil. Aşırı tilt oldum kitaba o konuda. Karakterler de bir yerden sonra kanser ediyor. Eflal'in Mert ve Atakan arasında gidip gelmesi, Eren'in aşırı korumacılığı, Doğu'nun belirsizliği, Hayal'in gereksiz iyi niyeti, saçma sapan aşk üçgeni oluşturulma çabası... Bilmiyorum, belki de gereksiz yükleniyorum kitaba ama yazar bir sır perdesi oluşturmaya çalışırken iyice batırmış işi. Anlatmak istediğini anlatamamış gibi geldi. Siz yinede bir şans vermek isterseniz verebilirsiniz ama vaktinizi boşa harcamayın derim. Puanım 5/10
Edebiyat
Ana Dilim Aşk 1Tuğçe Aksal · Müptela Yayınları · 2019140 okunma
Zihnimin çatı katını kurcaladım da biraz :)
Puan vermedi·138 syf.··
2023 12. kitabı
Bu kitap serisini 2014-2015 gibi bir tarihte satın almış, o dönemde bir kez okumuştum. Sonrasında, ihtiyaç oldukça incelediğim bir kitap setine dönüşüp önce rafta, sonra kutularda yerlerini aldılar. Geçenlerde kutuları gözden geçirirken rastlaştık ve tekrar göz atmak istedim hepsine, birer birer. Çocukluğumdan beri ilgi duyduğum Eski Mısır kitabı ile başlayayım dedim. Öncelikle kitap seti için şunları söyleyebilirim: 1) Bilgi tekrarı çok fazla, aynı şeylerin dönüp durduğu yerler var. 2) Akademik yazım ile ilgilenen biri olarak, dipnot/kaynakça verilmeyen tarih kitapları benim için, kulaktan dolma bilgilerle yazılmış bir kitap hükmünde. Evet, bu kitap serisi akademik bir seri değil, biliyorum. Evet, her bilgiye dipnot verirse kitap en az 3 kat büyür, biliyorum. Evet, genel geçer bilgiler için dipnot vermeye ne gerek var diyenler olacak, biliyorum. Ama kastettiğim şey, bunların dışında bir şey. Kesin bilgi diye verilen bilgilerin, kaynak gösterilerek verilmesi güvenilirliği artıracaktır. Bunun eksikliği, okuduğum pek çok şeyin "sadece yazarın görüşü de olabilir"i düşündürdü bana. Ama, kitabın akademik bir kitap olmadığı aklımda. Bu sebepten kitabı baştan sona bu yönüyle eleştirmem doğru değil. Kısmen fikrimi beyan ediyorum sadece :) 3) Daha derli toplu bir kitap halinde hazırlanabilirdi. Bilgilerin karışık verilmesindense, derli toplu bir kitap, sıralı başlıklandırma, genelden özele gitmek daha anlamlı olabilirdi. Buraya kitapta dikkatimi çeken, zihnimin bir yerinde kalsın istediğim ve fikrimi söylemek istediğim bir kaç bilgiyi eklemek ve yorumlamak istiyorum: - Eski Mısır'ın, Mu kıtası veya Atlantis'ten kaçanlar tarafından kurulduğu fikri: Atlantis ve Mu kıtasının varlığı bir efsaneden ibaret olabildiği gibi gerçekliği de bulunabilir. Üniversitede iken ezoterizm,
İnançlar-Mitolojiler
Eski MısırAli Narçın · Siyah Beyaz Yayınları · 2016104 okunma