Aklı başında bir general, güçsüz olsalar bile düşmanlarını önemsediği gibi; aklı başında bir hekim de, önemsiz olsa bile, hiçbir hastalığı savsaklamaz. General, düşmanı ne denli güçsüz olursa olsun, sıkı bir disiplin sürdürdüğü, nöbetçiler diktiği, öncüler kullandığı gibi; hekim de hastalık ne denli önemsiz olursa olsun, ağırbaşlı bir yüz takınır, anlamlı anlamlı başını sallar. İkisinin de böyle davranmalarının geçerli birçok nedenleri vardır: Bunların en geçerlisi de şudur: Eğer zafere ulaşırlarsa, şanları büsbütün artar; uğursuz bir rastlantı sonucu yenilirlerse de, daha az rezil olurlar.
Sayfa 275·Kitabı okuyor
"Adamlarımı heba etmekten eskiden beri hazzetmem. Şimdiye dek hiç savaş kaybetmedim, bundan sonra kaybetmek için de bir sebep görmüyorum." "Tek bir savaşı kaybetmek şerefinize halel getirmez, beyim. Teslim olmak şerefli mi?" "Bu ihanet konusunda hepiniz hemfikir misiniz?" "Beyim, lütfen bağışlayın, insanların askeri bir konudaki görüşlerini sordum sadece. Ortada ihanet ya da komplo yok." "Haince fikirleri dinlemişsin ama." "Bağışlayın lütfen ama başkomutanınız olarak aynı fikirdeysem o zaman söylenenler ihanet olmaktan çıkar ve yasal devlet politikası haline gelir." "Kararları derebeyine bırakmamak ihanettir." "Beyim, bir efendinin iktidardan indirilmesinin pek çok emsali var. Siz de yaptınız bunu, Goroda da, Taiko da. Hepimiz hem bunu hem daha beterini yaptık. Muzaffer kişi hıyanet etmemiştir."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Açıkgöz demek, vasat demektir.
Yüzyılımızın açıkgözleri kendilerini, devlet adamı ifadesinin kısmen argo bir ifadeye dönüşmesine yol açtılar… Aynı şekilde devlet adamı da kimi zaman hain anlamına gelir.
Sayfa 115 - Cilt 2·Kitabı okuyor
1. Devletim, değerlimden; evdeki eşim, değerlimden (ayrıldım, vefat ettim). 2. Ben, Egüne Tutuk, kahramanlık için devletime hizmet ettim. 3. (Diğer) devletlerden elde ettiğim köle ve cariyelerim, hörgüçlü develerim, dört ayaklı atlarım (olduğu için), 4. (bu hayatta) kederim olmadı (iyi yaşadım).
Sayfa 36 - Telee Yazıtı, IX. asır
1. Evdeki eşimden, değerlilerimden, dışarıdaki oğullarım, değerlilerimden ayrıldım, ne yazık. 2. Yüz er akrabam muktedir oldukları için (ebedi anıtımı) yüz er ve elli öküzle diktiler. 3. Gök yüzünde güneş ve ay değerli imiş, değerlilerimden ayrıldım. 4. Hanım ve devletime, değerlilerime, ne yazık (doyamadım). (Yer yüzünde) hanım ve devletim değerli, onlardan ayrıldım, ne yazık. 5. Körtlü Han kırmızı bayrağı, altın sadak, omuzluk, beldeki kemer. Yetmiş dokuz yaşımda (vefat ettim). 6. Uruŋu Külig Tok Bögü Terken, babam beg, kahramanlık için birlikte gitti. 7. Sayısı çok halkım, katı ol, devlet kanunlarını atma! Ne yazık, değerli devletim ve hanım. 8. Devletim uğruna asker olup er öldürmediğim kalmadı. Örneğin, Çibilig’de, bir savaşta sekiz eri öldürdüm. 9. Devletimin zaferi için vefat edeyim, bu dünyadan ayrılayım. Bars yılı idi (bu dünyaya do)yayım. 10. Keder kötüymüş, öldüm, ne yazık. Değerlilerime doyayım. 11. Dört (ayaklı) yılkım, sekiz ayaklı varlığım. Kederim yok idim. 12. Akrabalarım ve hısımlarımdan ayrıldım, ne yazık, sayısı çok halkımdan ayrıldım, ne yazık, ben.
Sayfa 380 - Elegeşt I Yazıtı, VIII–IX. asırlar
Gönül aynası dünya sevgisi tozundan, nefsânî arzulardan temizlenir, pâk ve sâf bir hâle getirilirse, orada su ve toprak nakışlardan başka şeyler görürsün. Gönül aynasında hem resmi, nakşı görürsün; hem de resmi ve nakşı yapanı; hem devlet, saâdet yaygısı seyr edersin; hem de onu yayanı ve döşeyeni.