8/10
·224 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:22
Yıl  1826 İstanbul  2.Mahmut  dönemi 30 yıldır zindanların şeyhi kabul edilen hapisteki usta bir hırsız  ekibini toplayıp Kaşıkçı Elmasını  çalmak için plan yapar. Güvene dayalı bu planda isimler yerine birbirlerine hayvan isimleri ile seslenirler. Planı kuran aslan, eski arkadaşları bukalemun ve tuti ile aralarına yeni katılan ceylan ve porsuk. İşi veren ve kimsenin bilmediği tilki , porsuğun aşkı sarayda hizmetçi tavşan.  2. Mahmut dönemi Yeniçeri ocağının  kaldırılması, batıda Yunan isyanları, Mısır'da Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı sorunları, halkın değişime reformlara verdiği tepkiler, asayiş  ve düzenin isyanlar ile karmaşa içinde olduğu  bir zaman. Tüm bu kargaşa devrinde aslında dürüst  ama hırsız, güven ve kuşku arasında,  plan plan içinde, sırlar  ve  gizli intikam planları  arasında geçen bir hikaye. Kitabın ortasından sonra hızlanıp akıp gidiyor. Kullandigi kelimeler, dönemin hayatına dair,  geleneklerine dair anlatılarıyla zaman yolculuğuna çıkarıyor yazar. Ayrıca tarihi bilgilerimi de şöyle bir tekrar edeyim demeden geçemiyor insan. Kitabi okurken araştırdığım bilgiler Kaşıkçı Elması, 86 karatlık büyüklüğü, armudi kesimi ve etrafını çevreleyen çift sıra 49 adet pırlantasıyla Osmanlı'nın en değerli hazinelerinden biridir. Günümüzde İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi'nde sergilenen bu eşsiz taşın kökeni ve saraya nasıl geldiği hakkındaki rivayetler şunlardır: 1. Eğrikapı Çöplüğü Rivayeti (Halk Efsanesi) Tarihçi Reşad Ekrem Koçu'nun da aktardığı en yaygın hikayeye göre; 1699 yılında İstanbul'da bir kâğıt toplayıcısı, Eğrikapı çöplüğünde parlak, yuvarlak bir taş bulur. Değerini bilmeyen bu kişi, taşı bir sokak satıcısına sadece 3 tahta kaşık karşılığında verir. Satıcı taşı bir kuyumcuya gösterir. Kuyumcu taşın çok değerli bir elmas olduğunu anlar ama
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,424 okunma
10/10
·384 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:35
DURGUN DON CİLT 2 / MİHAİL ŞOLOHOV 1916 yılı, Ekim ayı. Birinci Dünya Savaşı'nın Rus topraklarındaki son günleri... Devlet yorgun, halk yorgun, askerler ise umutsuzdur. Çarlık rejimi sallanmaktadır. Bolşevikler, devrimi gerçekleştirmek için var güçleriyle çalışmaktadır. Bir amaçları vardır; onurlu ve kutlu olduğuna inandıkları bir amaç. Ülkeyi hainlerin elinden almak, emperyalist çıkarlar uğruna dökülen kanlara son vermek ve vatanın gerçek sahiplerine daha adil bir yaşam sunmak... Kutlu amaçlar, uğrunda ölünebilecek amaçlar... Ordu bölünmüş durumdadır. Beyazlar ve Kızıllar ölümüne mücadele etmektedir. Ve tüm bunların ortasında, Don bölgesinin efendileri sayılan, Rus ordusunun bel kemiğini oluşturan Kazaklar vardır. Ne yapacaklardır? Kimi destekleyeceklerdir? Çünkü onların yer aldığı tarafın zafere ulaşması çok daha kolay olacaktır. Ancak yüzyıllardır Çarlık idaresinin baskısı altında yaşayan bu halk artık kendi özgürlüğünü istemektedir. Ne Bolşevikleri ne de Çarlık yönetimini topraklarında görmek isterler. Don Nehri'nin büyüleyici atmosferinde, kendi yurtlarında kendi düzenlerini kurup yaşamanın hayalini kurmaktadırlar. Melehovlar, Bunçuklar ve Don bozkırlarının Kazak köyleri... Nobel Ödüllü büyük yazar Mihail Şolohov, Durgun Don destanının bu ikinci cildinde adım adım büyüyen bir devrimin sancılı yolculuğunu büyük bir ustalıkla anlatıyor. Bu yolculuk, Rus coğrafyasında yaşayan halkların bir arada kalıp kalamayacağını; her devrimin kendi evlatlarını yiyip yemeyeceğini bilen tarihin acı diyalektiğinin burada da işleyip işlemeyeceğini sorguluyor. Serinin ikinci cildi adeta Sovyet Devrimi'nin emekleme dönemi gibi. Devrim artık orduda, sokakta ve köylerde konuşuluyor. Halk emperyalist savaştan çıkmak isterken kendisini çok daha büyük bir felaketin, bir iç savaşın eşiğinde
1000Kitap
Durgun Don - Cilt 2Mihail Şolohov · Yordam Edebiyat · 20181,158 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
8/10
·910 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 18:01
Don Quijote (2 Cilt Takım), Usta Oyuncu Kadrosu: Selçuk Yöntem (Don Quixote), Zuhal Olcay (Aldonza) ve Cengiz Bozkurt (Sancho Panza) gibi usta isimlerin sahnede devleştiği, özellikle Zuhal Olcay'ın solo vokal performansının çok etkileyici bulduğum tiyatro oyunundan sonra tekrardan okumak istedim. (Bu platform tiyatro eleştirme yeri değil ama kısaca bir şeyler söylemek istiyorum Congresium çok büyük bir salon ve tiyatro izlemeye uygun değil. En ön sıradan izlememe rağmen tiyatro izlemeyi Congresiumda sevmiyorum devlet tiyatro sahneleri samimiyetini bulamıyorum) Miguel de Cervantes 'in dünyaca ünlü eseri Don Quijote (2 Cilt Takım) , görünürde şövalyelik romanlarının bir yergisi olsa da derin felsefi anlamlar taşır. Don Quijote (2 Cilt Takım) İnsanın idealleri ile hayatın acı gerçekleri arasındaki kaçınılmaz çatışmadır. Eser, toplumsal normlara ve dayatmalara karşı kendi doğrusunu ve adaletini arayan bireyin trajikomik mücadelesini anlatır. Don Quijote (Don Kişot), okuduğu şövalye romanlarının etkisinde kalarak aklını yitiren ve kendini gezgin şövalye sanan bir İspanyol asilzadesi olan Alonso Quixano ile sadık silahtarı Sancho Panza'nın maceralarını anlatır. İdealizm, gerçeklik ve insan doğası üzerine eşsiz bir başyapıttır. Kendini adaleti sağlamaya adayan Don Kişot, zayıf ve yaşlı atı Rosinante'ye biner. Hayal gücü o kadar geniştir ki, yol üstündeki sıradan hanları şato, yel değirmenlerini ise dev sanarak onlara karşı savaş açar. Mantığın ve gerçekçiliğin sesi olan Sancho Panza, ona sadık bir silahtar olarak eşlik eder. İkilinin tezatlığı, hem komik hem de derin felsefi diyaloglar doğurur. Don Quijote (2 Cilt Takım); şövalye romanlarını hicvetmekle kalmayıp; idealizm, delilik, akıl, cesaret ve hayal gücünün sınırları hakkında dört yüz yıldır güncelliğini koruyan derin okumalar sunan klasik bir kitaptır okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum...
Roman ve Tiyatro
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
10/10
·399 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 18:19
Cemil Meriç'in 1955 yılında görme yetisini kaybetmesiyle başlıyor Jurnal serüveni....Kendisini çaresiz, kimsesiz ve yalnız hisseden yazarın kelimeleri yalnız kendi dünyasını aydınlatmakla kalmıyor tüm insanlığa Işık oluyor. Aralıklarla olsa da bu çabasını yirmi dokuz yıl sürdürürerek birinci cildi 1955-1965 yılları, ikinci cildi 1965-1983 yılları arasında tamamlıyor. Sadece bir günlük demek çok büyük bir halsızlık olur. Çünkü bu kitapta her şey mevcut... Meriç, “Jurnal”ine okuduklarını, acılarını, ıstıraplarını, ihtiraslarını, aşklarını, özlemlerini, hayallerini, umutlarını ve umutsuzluklarını adeta nakış nakış işliyor. Kimseyle paylaşamadığı iç dünyasını döküyor satır aralarına. Kimi zaman kendisini yargılıyor, kimi zaman canını sıkan olayları ve insanları...Tarihi, edebiyat, sanat, sosyoloji, felsefe Sayın Meriç'in kaleme aldığı satırların temelini oluşturuyor. Ona göre gerçek yazar fildişi kulede süslü mısralar arayan sanat zübbesi değil bir kavga adamı olmaktır... Nitekim düşünce dünyası ve yazdığı kitaplarda bu kavga hep var. Gerçek bir dava adamı. Çok büyük bir mütefekkir. Hem okumak, hem yazmak hem de bu kadar alana hakim olmak... Aklım nutkum tutuluyor her okuduğumda... Gerçekten de Jurnal’de çocukluğundan itibaren kendini yetiştirmiş bir entelektüelin çektiği acı ve ıstıraplarının yanında, yetiştiği aile ortamı ve sosyal çevrenin izlerini de bulmak mümkün. Kişiliğinin, kimliğinin, huy ve mizacının nasıl şekillendiğine şahit oluyorsunuz. Büyük mütefekkir Cemil Meriç'in aynı zamanda büyük bir gönül adamı olduğunu da duygu yüklü satırlarını okurken anlıyorsunuz. Diğer kitaplarından farklı olarak o yoğun duygular çok net içinize işliyor. Batı’dan Doğu’ya etkilendiği ve eleştirdiği şairlerin, yazarların, sanatçıların, büyük filozof ve sosyologların
1000Kitap
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,678 okunma
10/10
·631 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
TÜRKAV Kamu Yönetimi Enstitüsü Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt 4. Sayı 2. Kış/ Aralık 2024. Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı bünyesinde faaliyetini sürdüren Kamu Yönetimi Enstitüsü 2021 yılından bu yana Sosyal Bilimler Dergisi yayınlamaktadır. Derginin amacı, literatüre katkı sağlayarak Türk üniversitelerinin dünya üniversiteleri akademik sıralamasındaki yerini güçlendirmek, yayımladığı makalelerle bilgi birikimini artırarak, elde ettiği bilgi ve bulguları sosyal bilimlere ilgi duyan okuyuculara ulaştırmaktır. Sahipliğini Ebubekir Korkmaz'ın yaptığı dergide, Tuğba Tombuloğlu Yazı İşleri Müdürlüğü görevini yerine getirmektedir. Sosyal bilimlerin 19 farklı alanında editörlerle çalışan derginin, 40 kişilik Türkiye ve Dünya üniversitelerinden Bilim Kurulu, 10 kişilik de Danışma Kurulu bulunmaktadır. Derginin bu sayısının sayı editörlüklerini Ahmet Korkmaz, Fatih Bostancı yaparken, Mustafa Tekeli editör yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Derginin bu sayısında 11 Özgün araştırma makalesine yer verilmiştir. Arş. Gör. Ahmet Cülük, Çatışma Sonrası Başarısız ve Kırılgan Devletlerde Tepeden Aşağı Devlet İnşası: Irak ve Somali örneğini, Nusaba Yaqubova 19. Yüzyılın Başında Almanların Güney Kafkasya'ya Göçürülmesini, Umut Başat Antakya Surlarında Bir Norman: Taranto Kontu Bohemond'u, Arkın Özkan ve Doç. Dr. Cengiz Çuhadar İşitme Yetersizliği Olan Öğrencilerde İbadet, Sure ve Kur'an-ı Kerim Öğretimine İlişkin Öğretmen Görüşlerini, Dr. Fatih Aydemir ve Ayşenur Akgül Adıyaman'da 1957 Milletvekili Genel Seçimi ve Adıyaman Milletvekillerini incelemiştir. Çevreye duyarlı bir Yayıncılık faaliyeti yürüten dergi derginin basılı nüshasındaki kağıt israfını azaltmak amacıyla 5 makale yayınlamakta diğer makaleleri ise dergipark.org.tr tr/pub/turkav adresinde
TÜRKAV Dergisi - Cilt 4 Sayı 2 (Kış/Aralık 2024)TÜRKAV Dergisi · KYE Yayınları · 20241 okunma