Puan vermedi·142 syf.··
2026 83. kitabı
"Buna bir din savaşı dense değildi. Bir uluslar çatışması dense değildi. Neden para, petrol, falan filan hiç değildi. Bilinen tarihte bu kadar devletin bir araya gelerek böyle bir caniliği yaptığı bir olay daha yoktu. Her dinden her soydan her coğrafyadan gelen insanların, silahların tek bir amacı vardı. Bir milleti belli bir coğrafyada yaşıyor olmaları nedeniyle geçmişteki ilkelerini bütün düşmanlara karşı korumaları nedeniyle ve belki de en önemlisi son yirmi yılda dünyadaki konumunu kendisine verilen rolü kabul etmemesi, bağımsız hareket edebilme kabiliyetini kazanmış olmasından dolayıydı. Onları millet yapmış olan ne varsa hepsi ile birlikte ortadan kaldırmak." Düzen: devletin bekası için ortaya çıkan özel yetenekli, ailesinde de geçmişte önemli görevlerde bulunmuş insanların çocuklarının küçük yaşlarda alınıp özel koşullarda eğitilip devletin ihtiyaç duyduğunda destek almasını sağlayan sistemin ismi. Sistemin işlenişini yazar hiçbir açık kalmayacak şekilde kurgulamış ki insan vay be böyle olsaydı gerçekte ne olurdu kim bilir diyor. Bu sistemin birebir kopyasını yapan başka ülkeler Düzen'i sarsmaya ve devlet için tehlikenin boyutlarını artırmaya başlar. Sistemdeki insanlar göreve çağrılır ve çıkan savaşta nasıl bir sonuç ortaya çıkacak halkı neler bekliyor derken 142 sayfa akıp gitti. Yazarın kaleminden okuma yapmayı sevdim, sade ve anlaşılır. Verilmek istenen mesaj net : "Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan her sisteme karşı bir olmak, güçlü olmak." ~ "Düzen, insanların kontrolünde oldukça kusursuz olmayacak ama mutlaka düzenin gerçek sahibi bir gün emanetini geri isteyecek. İşte o zaman gerçek düzen sağlanacak, o zamana kadar hepimiz sadece gerçeğe en yakın, bir rüyanın esirleri olacağız." @mstf_dilsiz @oceangirlbook @perseusyayinevi Reklam değil.
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202415 okunma
8/10
·398 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:41
Boethius (475-526), Romalı bir filozof, devlet adamı ve de matematikçidir. Kendisi, Roma'nın en köklü ailelerinden birine mensuptur; küçük yaşta yetim kalınca, devrin mühim aristokratı Symmachus tarafından evlat edinilmiş ve iyi bir eğitim alması sağlanmıştır. Boethius, devletin yüksek kademelerinde vazife yaptığı sırada, siyasî rakiplerinin iftiraları neticesinde vatan hainliği ve büyücülükle itham edilmiş ve muhakeme dahi edilmeden zindana atılmıştır. Yaklaşık iki sene zindanda tutulan Boethius, 526 senesinde işkence görerek -alnına geçirilen bir sicim gözleri yuvasından fırlayana kadar gerilmiş ve o haldeyken kalın bir sopayla ölünceye kadar dövülerek- idam edilmiştir. Felsefenin Tesellisi (Philosophiae Consolatio), işte bu hapis günlerinde kaleme alınmış bir eserdir. Yani Boethius, bu eseri idamını beklerken yazmıştır. O sebeple eserin duygu yüklü bir samimiyet içerisinde yazılmış olduğunu söyleyebiliriz. Metin beş bölümden meydana geliyor. Kendisi hücresindeyken "felsefeyi" temsil eden bir bilge kadın yanına gelir ve aralarında diyaloglar başlar. Bu diyalogların ana mevzusu hayat, inanç ve Tanrı'dır. Metin boyunca inanç ve akıl bir uyum içerisindedir. Dünyevi zenginliklerin, makamın ve şöhretin geçiciliği, kaderin rolü ve asıl mutluluğa ancak fazilet ve Tanrı'ya yönelmekle erişilebileceği işlenir. Eserin içerisinde hikmetler içeren bir çok tespit yer alıyor. Bu sebeple mühim bir metin olduğunu söyleyebilirim. Okumuş olduğum Kabalcı Yayınevi metnin orijinalini de baskıya dahil etmiş, o sebeple 398 sahifelik kitabın Türkçe tercüme kısmı 200 sayfa kadar yer tutuyor. Tercümeyi ise maalesef pek beğenmedim. Mütercim çok fazla sel-sal ilaveli kelimeler ve "tümel, tikel" gibi tuhaf kelimeler kullanmış. Bu da bence metnin seviyesini zedelemiş. Düşünce eserleri okumayı
Felsefenin TesellisiBoethius · Kabalcı Yayınları · 2014791 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2022 126. kitabı
Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay’ın 1932’de yayımlanan önemli anı kitabıdır. Yazarın I. Dünya Savaşı sırasında yedek subay olarak Cemal Paşa’nın karargâhında (Kudüs yakınlarındaki Zeytindağı’nda) yaşadıklarını, gözlemlerini ve izlenimlerini aktardığı bir eserdir. Kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemini (özellikle Suriye-Filistin-Hicaz cephesini) ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına geçişi kapsar. Falih Rıfkı Atay, savaşın patlak vermesiyle orduya alınır ve Cemal Paşa’nın yanına tayin edilir. Eser, bu dönemde karargâhta yaşanan olayları, cephedeki askeri ve idari durumu, Araplarla ilişkileri, Alman müttefiklerle yaşanan gerilimleri ve imparatorluğun çöküşünü gerçekçi bir dille anlatır. Ana temalar: İmparatorluğun çöküşü, yönetim hataları, “bizim olan ama bize yabancılaşmış” topraklar (Filistin, Suriye, Hicaz), İttihat ve Terakki’nin siyaseti, Cemal Paşa’nın kişiliği ve yenilikçi tutumu ile Enver Paşa’nın Turancılık ve Alman yanlısı yaklaşımının eleştirisi. Kitap, bir imparatorluğun nasıl kaybedildiğini (askerî yenilgiler, lojistik sorunlar, yerel halkla kopukluk) ve yeni bir devletin (Türkiye Cumhuriyeti) doğuş gerekçelerini ibret vesikası olarak sunar. Zeytindağı ismi, Cemal Paşa’nın karargâhının bulunduğu Kudüs’e hâkim stratejik tepeden gelir. Yazar, buradan hem coğrafyayı hem de tarihi olayları gözlemler. Edebi ve Tarihî Değer Falih Rıfkı Atay’ın duru, sade ve güçlü Türkçesi eserin en büyük gücüdür. Dönemine göre modern ve akıcı bir üslubu vardır; ironi, çarpıcı imgeler ve realist betimlemeler kullanır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi isimler kitabı övmüş, “Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hâdiselerinden biri” olarak nitelendirmiştir. Tarihî açıdan değerli bir birincil kaynaktır. Yazar, Cemal Paşa’ya saygısızlık yaptığı iddialarına karşı “tarihin hakkını
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
İlan Pappe - İsrail
Puan vermedi
Pappe, İsrail ile ilgili eleştirel çalışmalarda önemli bir isim. İsrail’in 1948’deki kuruluşundan itibaren, hükümetleri, ekonomisi, savaşları, dönüm noktalarını iyi özetleyen bir eser. Kısaca resmî tarih anlatısından ayrıksı bir İsrail tarihi.. Bilhassa Mizrahi (Arap devletlerinden göçen) tabir edilen yahudilerin devletin merkezinden uzak tutularak yüksek mevkilere gelmelerinin önlenmesi, Doğu Avrupa kökenli Aşkenazların eğitim sistemindeki başat rolü, bugün de önemli bir konu olan (ABD-İran savaşı) nükleer silah üretimindeki İsrail’in rolü vs. gibi İsrail’in dış siyasette farklı yollarla perdelediği bir çok konuya değiniyor. Tarihi yazanın önemini pekiştiren bir kitap olmuş. Satr u satr eyledi ta‘yîn kudret ile ma‘rifet, Kim yazar târîhi, kimden kalır âsâr-ı rivâyet.
İsrail: Tartışmalı Bir Ülkenin KodlarıIlan Pappé · Timaş Yayınları · 20267 okunma
9/10
·269 syf.·
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Heyet V , serinin önceki kitaplarında olduğu gibi devlet, istihbarat, özel kuvvetler ve “derin devlet” kavramları etrafında ilerleyen bir kurgu-araştırma karışımı eser olarak sunuluyor. Kitabın alt başlığı “Devletin Künyesiz Evlatları”dır ve özellikle bordo bereliler, istihbarat görevlileri ve devlet adına görünmeden çalışan unsurlar üzerine yoğunlaşır. Kitapta anlatım yine “usta”, “dayı”, “fakülteli” gibi karakterlerin sohbetleri üzerinden ilerler. Bu karakterler okuyucuya devlet mekanizmasının görünmeyen taraflarını, operasyonları ve geçmişten günümüze uzanan gizli mücadeleleri aktarırlar. Anlatılan olaylar çoğu zaman resmi tarihin veya kamuoyunun bildiği versiyonların ötesinde yorumlanır. Yazarın temel tezi, devletlerin görünen yönlerinin dışında çok daha derin ve uzun vadeli planlar yapan bir aklın bulunduğudur. Eserin ilk bölümlerinde özel kuvvetlerin oluşumu, eğitim süreçleri ve operasyon mantığı ele alınır. Halk arasında bordo bereliler olarak bilinen askerlerin yalnızca savaşan birlikler olmadığı, gerektiğinde psikolojik harp, istihbarat ve gizli görevlerde de rol oynadıkları anlatılır. Kitap, farklı ülkelerin özel kuvvetlerinden de örnekler vererek Türk özel kuvvetlerinin tarihsel gelişimini açıklamaya çalışır. İlerleyen bölümlerde istihbarat dünyasına geçilir. Burada devletlerin yalnızca ordularla değil, bilgi toplama ve yönlendirme faaliyetleriyle de savaştıkları fikri işlenir. MİT, CIA, çeşitli gizli servisler ve uluslararası güç odakları üzerinden örnekler verilir. Casusluk faaliyetleri, çift taraflı ajanlar ve devletlerin perde arkasında yürüttüğü operasyonlar kitabın önemli temalarından biridir. Kitabın dikkat çeken kısımlarından biri de “Siyah Sancak” ve çeşitli gizli semboller üzerine yapılan yorumlardır. Yazar, tarih boyunca bazı sembollerin
Edebiyat
Heyet VHalil Yaşar Kollu · Lopus Yayınları · 2023181 okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 23:44
Roman, 6-7 Eylül Olayları’nı bireysel hayatlar üzerinden anlatırken, arka planda çok daha sert bir gerçeği hissettiriyor: Kitlelerin nasıl yönlendirilebildiği, öfkenin nasıl organize edilebildiği ve devletin bu süreçteki rolüne dair sorgulamalar… Açık açık slogan atmıyor ama satır aralarında “bu kadar büyük bir yıkım kendiliğinden olabilir mi?” sorusunu sürekli düşündürüyor. Suzan’ın hikâyesiyle birlikte okur şunu görüyor: Bir gecede komşuluklar, dostluklar, yılların emeği yok olabiliyor. En sarsıcı tarafı ise bunun yalnızca bireysel nefret değil; göz yumulmuş, hatta yer yer teşvik edilmiş bir kaos hissi vermesi. Bu da kitaba o “gerçekçi” ve ağır duyguyu katıyor. Kısacası kitap, sadece hüzün anlatmıyor; aynı zamanda geçmişin karanlık sayfalarına bakarken insanı rahatsız eden bir sorumluluk duygusu bırakıyor. Bitirdiğinde insan, yalnızca üzülmüyor; aynı zamanda sorguluyor.
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,724 okunma