Birey devletsiz yaşayamaz birey Devleti bir değer olarak benimser ve devlet içinde yaşamaya ve onun için fedakarlığa hazırdır . Fakat birey aynı zamanda her kişisel varoluşu baskı altına alan "soğuk canavara" İsyan da eder.
Sayfa 307·Kitabı okudu
Nasıl bir birey besin almadan yaşayamazsa bir ulus ve bir ülke de eğitim olmadan yaşayamaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ya da böyle her gün bir vahşetle yaşar …
“ Nasıl bir birey besin almadan ya­şayamazsa, bir ulus ve bir ülke de eğitim olmadan yaşayamaz “
Alıntı
_Devlet, milletin kendisidir. Milleti, idare edenler devlet değildir. Çünkü irade milletindir. Millet, asildir. Millet işlerini yönetenler, onun temsilcileri olabilir. Bu sistemin uygulanmasında göz onunde bulundurulacak en onemli nokta, milletin siyasi, sosyal, eğitim ve gelişme derecesidir. _Devlet, her parcası diğerinin gorevini hazırlayan veya tamamlayan ve bir kucuk civisindeki arıza yuzunden butun bunyede kotu etkiler gorulen bir makine gibidir. Devletin kuvvet ve başarısı, işbirliği duşuncesine dayalı, kurallı, metotlu, zamanlı ve programlı bir calışma sistemine bağlıdır. _Devlet örgütü arasında, hukumet orgutunun konumu yapıcı, koruyucu, duzenleyici ve yonetici olmaktır. Devletin genel gidişinde, geleceğe hazırlanışında, olaylara karşı koyuşunda ve guclukleri ortadan kaldırışında gostereceği yetenek, hukumetin kudretine ve calışmasına bağlıdır. _Yaradılış itibariyle her insan, içinde yaşadığı toplumda hayatın en tatlı taraflarının kendisine düşmesini ister ve en kuvvetli olan, zayıf olanları yok sayar. Bunun sonucu huzur içinde yaşamak olanaksızdır. _Devletsiz bir toplum veya zayıf bir devlet hayatının sonucu herkesin herkese karşı mücadelesidir. İnsanlar arasında kavga yerine birbirine yardım, karşılıklı saygı, düzen koyan, herkese haklarını ve görevlerini tanıtan hukuk kuralları ve bunların istikrar bulmuş bir şekilde uygulanmasıdır. Bu iş ancak devlet örgütü sayesinde mümkündür. Devlet herkesin hakkını ve görevlerini belirler. Hiç kimse belirlenen sınır dışında bir hak iddia edemez. Bunun gibi kendisi de fazla hiçbir görev ile sorumlu tutulamaz _Hak ve görevi, hukuk kuralları belirler ve bunu Devlet uygular. _Devletteki siyasi guc ve kudrete “irade veya egemenlik” denir. Yerine getirmesi icin birtakım araclara ihtiyac duyar. Bu aracların sahibi olan devlet
Hayat
_Leviathan, her şeye egemen olan Devlet, büyük bir Ejderha, ölümlü bir Tanrı’dır. Leviathan, tüm bireylerin bedenselleşmiş biçimidir ama yapay bir bedendir. Devlet’in var olma amacı Güvenlik ve Barış’tır. Savaş gelmeden büyük bir Canavar yaratılır ve kanatları altına sığınılır. Bu büyük Leviathan‘ın doğması demektir. Herkes hemfikir olduğunda Devlet kurulur. İnsanlar özgürlüklerini Leviathan isimli Ejderha’ya devrederler. Bunun karşılığı olarak ise Leviathan’dan düzen ve güvenlik beklerler. Yetki veriyorum ve bu koşulda kendimi yönetme hakkımdan vazgeçtim. Temsilci için kendi hakkından vazgeçersen, onun bütün eylemlerini de aynı şekilde onaylamış olursun. Her insan egemenin yaptığı eylemlerinin yazarıdır: bu nedenle egemen, adaletsizlik ile suçlanamaz. _Vatandaşları yabancıların istilasından koruyabilmenin, birbirlerine zarar vermekten engellemenin, kendi sanayilerini ve yeryüzünün meyvelerini güvence altına almanın yolu bütün gücü ve kudreti bir tek insan ya da insanların meclisine vermektir. İnsanlar birbirlerine ‘Ben haklarımdan vazgeçiyorum ve tüm haklarımı bu insana ya da insanların meclisine veriyorum’ demelidirler. Böylece bütün güç ve kudret tek bir insanda toplanır. Bu devlet olarak adlandırılır. _Önceleri biz insanların hak ve özgürlüklerini korumak için oluşturulan devlet, zamanla büyüdü. Bireyi korumak için oluşturulmuş olan devlet, birey üzerinde tİranlık kurmaya başladı. Güya "iyiliksever devleti" temsil eden krallar, imparatorlar, sultanların baskı ve zulmü altında insanlar ezildi. Yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, kişisel özgürlükleri hiçe sayıldı. Asırlar "despot devlet"in izlerini taşıdı. Ekonominin gelişmesine paralel olarak devlet faaliyetleri de genişledi. Faaliyetleri genişledikçe harcamaları arttı. Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda
Daha açık söylemek gerekirse, Türk birey sözleşmenin bir tarafını oluşturan devletin kendi devleti olduğunu ve ihtiyaç olursa kendisini koruyacağını bilir. Arkasında devletin olduğu bilgisi, kişiye güven veren, davranışlarına ve bedenine özgüven olarak yansıyan bir bilgidir. Türk -olmayan birey ise, sözleşme dışı olduğundan dolayı, devletin kendi devleti olmadığını ve ihtiyaç halinde kendisini korumayacağını bilir. Bu bilgi de, Türk -olmayan kişinin davranışlarına ve bedenine çekingenlik, siliklik olarak yansır. Özetle, sözleşme-içi ve sözleşme-dışı iki kişi karşılaştığında, karşılaşanlar devletli ve devletsiz iki insandır ve devlet iki bireyin zihnine/bedenine farklı tarzlarda işlemiştir.