Nikolai A. Berdyaev

Nikolai A. Berdyaev

Yazar
8.6/10
7 Kişi
·
16
Okunma
·
6
Beğeni
·
452
Gösterim
Adı:
Nikolai A. Berdyaev
Tam adı:
Nikolay Aleksandroviç Berdyaev
Unvan:
Çağdaş Rus Düşünürü, Yazar
Doğum:
Obukhiv, Ukrayna, 18 Mart 1874
Ölüm:
Clamart, Fransa, 24 Mart 1948
Kiev'de aristokratik bir asker ailesinde doğdu. Erken yaşlarda babasının kütüphanesinde Hegel, Schopenhauer ve Kant okudu.

1894'de Kiev Üniversitesi'ne girdi. Devrim fikrinin öğrenciler ve aydın kesimde yaygın olduğu bu dönemde Marksist oldu, bir öğrenci gösterisinde tutuklandı ve üniversiteden atıldı. Yasadışı eylemlere katılması sebebiyle üç yıllığına ülke içinde sürgüne gönderildi.

1904'de Lydia Trusheff ile evlendi. Eşiyle yerleştiği Saint Petersburg'da entelektüel ve dini tartışmalara katıldı ve Marksizmden ayrılarak felsefe ve maneviyatla ilgilenmeye başladı.

Ortodoks Hristiyanlığa inanmakla birlikte kurumsal kiliseyi sıklıkla eleştiren Berdyaev, 1913'de Rus Ortodoks Kilisesi'nin Kutsal Sinod'unu eleştiren sert bir makalesi sebebiyle küfürle suçlandı ve Sibirya'ya sürgüne gönderildi. II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.

Berdyaev, otoriterliği ve devletin birey özgürlüğü üzerindeki hakimiyeti sebebiyle Bolşevik rejimi desteklemedi. 1922'de Bolşevik hükümet tarafından fikirleri sakıncalı bulunan 160 yazar, bilgin ve entelektüel ile birlikte yurtdışına sürüldü.

Diğer göçmenlerle Berlin'e ulaştı ancak Weimar Almanya'sının ekomonik ve siyasal koşulları sebebiyle kendisi ve eşi 1923'de Paris'e gittiler. Fransa'nın Alman işgaline uğraması sırasında Berdyaev, savaş sonrasında yayınlanacak olan kitaplarını yazmaya devam etti. Fransa'da kaldığı süre boyunca onbeş kitap yazdı. Mart 1948'de Paris yakınlarındaki Clamart'daki evinin yazı masasında öldü.
Aşk, ona göre, bir yanardağın patlaması, insan doğasında gizlenen tutkuların ansızın fışkırmasıdır. Ondaki aşk yasa tanımaz, biçim tanımaz.
Yeraltından Notlar Dostoyevski’nin nefis diyalektiğine bir giriştir. Psikologken, metafizikçi olmuştu, insan ruhunun tragedyasını sonuna dek izleyecekti; eski anlamıyla insansever biri değildi artık...
Gene de insanlığı seviyor, ona acıyordu, ancak bu sevgide, yeni bir şey, trajik bir yön vardı.
Dostoyevski’nin, olağanüstü bir zekâsı vardır, gelmiş geçmişin en parlak, en keskin zekâlı kişilerindendir. Sanatçılığı bile gölgede kalırdı zekâsının yanında. Salt zekâ açısından bakarsak -Rönesansın parlak ışığı, Shakespeare bir yana- onunla karşılaştırabileceğimiz kimse yoktur.
İnsana uygulanan yöntemler, aritmetik yöntemler değil yüksek matematik yöntemlerdir, çünkü insan yazgısı iki kere iki dört eder temel gerçeğine dayanmamaktadır. İnsan yaradılışı aklın işlemlerine indirgenemez, daima kalan bir şey vardır, yaşamın kaynağının ta kendi olan akıldışı bir şey. İnsan toplumuysa hiçbir zaman aklileştirilemez, çünkü ondan her zaman için akıldışı bir ilke kalacaktır; bir karınca yuvası değildir, ancak herkesi kendine özgü çılgınlığıyla yaşamaya iten özgürlüğü yadsımak, insan toplumunu bir karınca yuvası olarak görmek demektir.
"İnsanın şeylerin maddi dünyası karşısındaki vaziyet alışı anlamında mülkiyet daima sürü-hayatıyla bağlantılıdır ve kişiliği köleleştirmenin aracı olabilir. İnsanı hem kendi mülkiyeti hem de başkalarının mülkiyeti köleleştirebilir.."
"İnsan kendisine hapsolmuştur ve herşeyi kendi görüş açısından ve kendisine göre anlar. Kendi ben'i fikrine takıntılıdır. Hepimiz ben-merkezli olmaktan suçluyuz.."
Dostoyevski karakterlerinin anlam arayışı öyle derin ki, kitaplarından çıktıktan sonra insan bir süre kendisi dahil herkesin zayıf kurgu karakterler olduğu, kitaptakilerin gerçek olduğu hissiyle devam ediyor. Ya da etmek istiyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nikolai A. Berdyaev
Tam adı:
Nikolay Aleksandroviç Berdyaev
Unvan:
Çağdaş Rus Düşünürü, Yazar
Doğum:
Obukhiv, Ukrayna, 18 Mart 1874
Ölüm:
Clamart, Fransa, 24 Mart 1948
Kiev'de aristokratik bir asker ailesinde doğdu. Erken yaşlarda babasının kütüphanesinde Hegel, Schopenhauer ve Kant okudu.

1894'de Kiev Üniversitesi'ne girdi. Devrim fikrinin öğrenciler ve aydın kesimde yaygın olduğu bu dönemde Marksist oldu, bir öğrenci gösterisinde tutuklandı ve üniversiteden atıldı. Yasadışı eylemlere katılması sebebiyle üç yıllığına ülke içinde sürgüne gönderildi.

1904'de Lydia Trusheff ile evlendi. Eşiyle yerleştiği Saint Petersburg'da entelektüel ve dini tartışmalara katıldı ve Marksizmden ayrılarak felsefe ve maneviyatla ilgilenmeye başladı.

Ortodoks Hristiyanlığa inanmakla birlikte kurumsal kiliseyi sıklıkla eleştiren Berdyaev, 1913'de Rus Ortodoks Kilisesi'nin Kutsal Sinod'unu eleştiren sert bir makalesi sebebiyle küfürle suçlandı ve Sibirya'ya sürgüne gönderildi. II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.

Berdyaev, otoriterliği ve devletin birey özgürlüğü üzerindeki hakimiyeti sebebiyle Bolşevik rejimi desteklemedi. 1922'de Bolşevik hükümet tarafından fikirleri sakıncalı bulunan 160 yazar, bilgin ve entelektüel ile birlikte yurtdışına sürüldü.

Diğer göçmenlerle Berlin'e ulaştı ancak Weimar Almanya'sının ekomonik ve siyasal koşulları sebebiyle kendisi ve eşi 1923'de Paris'e gittiler. Fransa'nın Alman işgaline uğraması sırasında Berdyaev, savaş sonrasında yayınlanacak olan kitaplarını yazmaya devam etti. Fransa'da kaldığı süre boyunca onbeş kitap yazdı. Mart 1948'de Paris yakınlarındaki Clamart'daki evinin yazı masasında öldü.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.