Bir insanın kafasında doğan dâhice veya yeni her düşüncede, hatta ciddi her düşüncede, onu anlatmak için ciltlerce kitap yazsa, otuz beş yıl sözlü olarak anlatmaya çalışsa yine de kafasından bir türlü dışarı çıkmayan, ömür boyu içinde kalacak, başkalarına anlatamayacağı bir şeyler her zaman vardır. Böylece belki de en önemli düşüncelerini, düşüncelerinin o bölümlerini hiç kimseye tam olarak anlatamadan ölür.
Sayfa 521 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Haida güldü. "Fena fikir değil. Fakat sabit bir yere bağlanmayı sevmiyorum. İstediğim zaman istediğim yere gidip, istediğim gibi düşüncelere dalabileceğim özgür bir yaşam istiyorum."
...tasayla dolu yürek eski feryadına devam eder: "Bütün varlıkların doğumla hiçlikten meydana geldiklerini ve kısa bir zaman sonra yine hiçliğe geri döneceklerini; şimdi mevcudiyetini duyduğum benim varlığımın bile kısa bir zaman sonra uzak geçmişte kalacağını ve hiç olacağını görüyorum!" derse, o zaman doğru cevap şudur: Var değil misiniz? Siz, zamanın çocukları, hepinizin böylesine hevesle arzuladığı kıymetli şimdiye şu anda fiilen sahip değil misiniz? Ve ona nasıl eriştiğinizi anlıyor musunuz? Sizi ona götüren yolları, ölümle size kapatılmış olduğunu görebileceğiniz yolları biliyor musunuz? Bedeninizin yok oluşunun ardından var oluşunuz galiba sizi anlaşılmaz geliyor; fakat bu şimdiki var oluşunuzdan ve ona ulaştığınız yoldan daha anlaşılmaz olabilir mi? Neden şimdiye kadar sizi açık duran gizli yolların müstakbel her şimdide de açık durmayacağından kuşku duyasınız?