Yoksulluk içimizde...
Yoksun’luk içimizde...
Biz toplumca yoksulluğu ve rızkı hep maddi görürüz. Bizden eksik olan maddiyat olunca yoksuluzdur. Oysa içi yoksulluktan çöl kesilen, rızkı insafsızlıktan hayata kapanan, gönlü karanlığa bulanan ne çok halimizle yoksuluz.
Rızık bazen anlayışlı bir kalptir,
Rızık bazen gün içinde bir iyilik yapmaktır,
Rızık sadık bir dosta sahip olmak,
Rızık güzel bir muhabbetle kalbi, beyni, dili beslemektir,
Rızık bazen bir kitaptır,
Rızık kelimelerden tat almak, yüzde gamze ile gözden anlatılan haldir...
Rızık bazen var olmasıdır, bazen yok olmasıdır.
Rızık aslında çok şeydir biz bir şeye indirgeriz.
Rızık ve zenginlik içten dışa olandır. Allah içi beslemek için bazen hiç beklemediğimiz sınavlardan geçiririz bizi. Ve kur’an’da der ki;
“Olur ki bazen hoşlanmadığınız bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki (bazen) hoşlandığınız bir şey de sizin için şerdir. (Sizin için neyin hayır neyin de şer olduğunu ancak) Allah bilir, siz bil (e) mezsiniz.”
Bakara Suresi 216.ayet
İşte bu kitap rızkını nereden bulacağın, nereden besleyeceğin, ne olduğunu arayacağın, ne olduğunu bulacağın şeyin kitabı.
Kelimeler devrik, okununca dikkat ve ilgi isteyen bir kitap. Ben Mustafa Kutlu ile “Ya Tahammül Ya Sefer” kitabı ile tanıştım. İlk zamanlar etkisini ve anlamını tayan bulup incelemeye dökerken ne kadar etkilendiğimi fark ettiğim bir kitap olmuştu.
Kitaplar değişiyor... demlendikçe insanda ve insan demlendikçe yaşamaktan.
Kitabın konusu şöyle. Evliliğe yaklaşmış olan Süheyla ve Engin bir yol ayrımına geliyor. İki karakter ayrılığın tesirini yaşamlarında farklı hissediyor. Modern Doğu masalları etkisinde bir anlam arayışı hikayesi. Buralara çok girmeyeceğim. Kitapta keşimeler ve devrikler arasında siz kendinizi inşaa edin diye.
Sevdiğim birkaç