MİHRÂKSIZ "İNSANÎ ÖZ" MÜNAKAŞALARI
V. İ. Dobrenkov isimli bir Sovyet felsefecisi, Batı Marksizm’ine yakın bir psikanalist olan Erich Fromm’u, insanın ihtiyaçlarını ve ideallerini müşahhas tarihî şartlardan türetmek yerine tarih-üstü bir “insan doğası” içine yerleştirmekle eleştirir. Çünkü ona göre toplum bu bakışta insanı üreten tarihî zemin değil, var olan potansiyellerin açılmasına yardım eden ya da engel olan haricî bir ortam gibi kalmaktadır. Dobrenkov’un öfkesi, Fromm’un kapitalizm eleştirilerini tarihî materyalizmden ziyade mücerret bir “insan özü” fikrine dayandırmasına yöneliktir. Fromm’un insanı, tarih içinde kurulan sosyal ilişkilerin ürünü olmaktan çok, tarihin başından beri kendi içinde birtakım potansiyeller taşıyan bir varlıktır.__ Bütün bunların üzerine, bizi asıl ilgilendiren, Dobrenkov’un Fromm’un “mücerret öz” anlayışını özetlerken kullandığı şu cümledir: “Önceki tarihî devirlerin hiçbirinde insanın özü kendi gerçekleşmesini bulmamıştır.”** Bu cümle, Dobrénkov’un Fromm’u en zayıf yerinden yakaladığı noktadır. Fromm’da tarih, insanı meydana getiren süreç olmaktan çıkıp, önceden mevcut bir insan özünün gerçekleşemediği sahneye dönüşür. Dobrénkov’un Fromm’a atfettiği anlayışa göre tarih, insanî özün serpilip açıldığı değil, çoğu zaman bastırıldığı, ertelendiği, sakatlandığı bir alandır. İnsanlık yaşamış, üretmiş, savaşmış, inanmış, devletler kurmuş, devrimler yapmış, kültürler yaratmış; fakat bütün bunların hiçbirinde “insanın özü” tam anlamıyla kendini bulamamıştır. Her ne kadar Dobrenkov onu, tarihe bakarken sınıflardan ve üretim ilişkilerinden hareket etmediği için eleştirse de bu cümlenin bizim için önemi yalnızca Dobrenkov’un Marksist itirazında yatmaz. Daha derinde, Batı idealizminin sık sık içine düştüğü “mihrâksızlık” ve “mücerrette kalma” zaafını ele verir. -REHA
İnsana Bakış
"Erkeğin gidişi devrimdir,yenilikler getirir. Ama kadının gidişi darbedir, her şeyi bitirir."
Reklam
💬 Bugün Sanayi Devrimi’nin, kas gücünü devreden çıkardığı gibi, Yapay Zekâ Devrimi de zihinsel konforumuzu sarsıyor. Ancak unutmamalıyız ki; algoritmalar, bilgiyi çoğaltabilir ama hikmeti üretemez; hız kazandırabilir ama merhameti kuşanamaz. Meslekler değişse, makineler güçlense ve dünya başka bir çehreye bürünse de değişmeyen tek hakikat, insanın "eşref-i mahlukat" olarak taşıdığı o ilahi özdür. 📖 İnsan ve Hayat dergisi Haziran sayısında "Meslek Tercihleri ve Yapay Zekânın Etkisi" başlığıyla yayınlanan makaleyi kaçırmayın! 📚 Bol istifadeli ve keyifli okumalar dileriz! İnsan ve Hayat - Sayı 196 (Haziran 2026)
Yapay Zeka
“En sınırlı, en yapay, en sıradan ilişkilerde bile insanın mutlanması mümkündür; ancak bu, anlıktır ve etkisi, derinliğine değildir. Halbuki insanın mutluluk titreşimleri ile kesintisiz biçimde sarsılması pekala mümkündür. Bunun koşulu ise, öncelikle özgürlük bilincidir; bunu, ikili ilişki için düşünecek olursak, taraflar arası eşitlik, olmazsa olmaz bir koşuldur. Sürekli yaşayan, sürekli büyüyen, insana yeni tadlar kazandıran doruklaşmış sevgi (aşk), her türlü sorunu çözen sihirli bir durum değildir; ama her türlü sorunun çözümünde insanın kendini daha mücadeleci hissetmesi, enerjisini ve olanaklarını daha barışık biçimde sürece dahil etmesi için uygun bir maddi ve manevi zemindir.” Kadın, Sevgi ve Özgürlük Üzerine Değinmeler — Devrimci Hareket Yayınları, 5. Baskı, İstanbul, s. 52. (Basım yılı belirtilmemiştir.)
Alıntı
Bir aşk devrimi bu. Bakma öyle! Dedicahan
Şiir
sanayi devriminden beri güneş batıdan doğuyor

Hüseyin Arcanlı

@Felix21H
·
Güneş Batı'dan doğalı çok oldu !
1000Kitap
Reklam
Reklam