Benjamin için devrim, en yüksek noktasında geçmişin kurtarılmasıydı, bu eylem “bütün nesneler bakımından en yüce noktadaki yaşamın yıkılmazlığını” sergilemekle yükümlüydü.
ONUR CAYMAZ YARA BANDI
gençtim ihaneti ömrümün saçımdaki ipeğe günlüğü tutulmuş ama yapılmamış birkaç devrim cüzdanımda saklanmış kitap kapağı eskizleri eriyip gidiyor şimdi zararlar hanesinde kalbimin sokağında bir çocuk bembeyaz öksüren ah vapurlar, unutur hep beni bir yere giderken … gençtim ölü bulunan bir roman kahramanı birkaç şiir kasedinin bozuk bandı yaralı yüzümde bir evin eski sahibine gelen kayıp mektup yaslı pul birlikte çıkılan evlerin pencerelerindeki sesten garba düşmek gurbettir yavrum benim derken ah camları kırık kalbim benim en eski pencerem
Bak Hâlâ Çok Güzelsin, s. 56, Doğan, 2004.·Kitabı okudu
Reklam
Tek çare devrim!
Türkiye bugünkü açmazından ancak ve ancak örgütlü halkın gücüyle kurtulacaktır.
Sayfa 48 - um:ag yayınları·Kitabı okuyor
Devrim
Türkler hoşgörüye dayalı İslamı benimsediler
İran ile Türkiye arasındaki dinsel etki farkının bir nedenini de İlber Ortaylı vurguluyor: Çağdaşlaşma eğitime yansıdıkça, Tür­kiye'de "medrese çevresi ve ilmiyye sınıfı" bunun dışında kaldı ve toplum yaşamındaki eski egemen rolünü yitirmeye başladı. Oysa İran'da "ruhban sınıfı", çağdaş eğitimi de alarak yerini ko­ruyabildi ve Şah'ın devrilmesinin ardından yönetime tamamen egemen olması zor olmadı. Türkler Anadolu'ya yerleşirlerken, kendilerinden önce bu topraklarda yaşayan insanlar ve kültür­lerle yeni bir sentez oluşturdular. Eski kültürlerinde bulunan de­mokratik öğelerin de yardımı ile farklı olana hoşgörü ile bakma­sını öğrendiler. Arap ve İran kökenli tarikatlar "Allah korkusu"na dayanırken, Anadolu tarikatları "Allah sevgisi" üzerine ku­ruldu. Mevlevilik, Bektaşilik, Babailik bunun somut örnekleriyle doludur. Aynı kökenden gelen Anadolu Alevileri ile Orta Doğu Şiileri arasındaki ayrım ise çarpıcı ve düşündürücüdür. Mustafa Kemal, işte bu "farklı oluşum"un kaynaklarını değerlendirerek, laikliği de içeren "aydınlanma devrimi"ni gerçekleştirdi. Bu kül­türel ve toplumsal kalıt olmasaydı, İslam ülkelerinin bugün bile gerçekleştirmeye cesaret edemedikleri bir devrim, herhalde çok daha zor olurdu.
Örgütlü halk gücü yenilmez!
Sayfa 47 - um:ag yayınları·Kitabı okuyor
Devrim
Bkz. Alak suresi birinci ayet
Önce kafalarımızı silahlandırmalıyız, sonra ellerimizi.
1000Kitap
Reklam
Reklam