"İnsan ne garipti doğrusu, bazen eşrefte bazen esfelde bir varlık... Aynı kapta bir tutam ilaç ve bir tutam zehir... Aynı bedende hem şeytan hem melek..."
Meryem Varol
(...)
Uyumadan az evvel başlıyor bütün ağrılar
Kalbimin üstüne yerleşiyor dağ gibi sancılar
Geceler uzuyor, saatler kovalıyor birbirini
Unutulmaktan utanıyor üstü örtülmüş hatıralar
(...)
Yazan: Ümmü Gülsüm Turan
Küçükken hep büyümek isterdim; küçüktüm diye pek dinlenmezdim. Haklı olduğumu düşündüğüm konularda bile hep ötelenirdim yaşımın getirdiği önyargılarla. "Sen küçüksün!" "Sana bu konuda laf düşmez sus hemen..." gibi cümlelerle boğuşurdum. Çok kızardım tabi bu duruma. O yüzden hep büyümek isterdim. Büyürsem eğer sözlerim dinlenecekti , rahatsızlık duyduğum bu konu çözülecekti ve de ben daha mutlu olacaktım. Küçükken böyle düşünürdüm işte. Şimdiyse büyük bir çelişkiyle aksini düşünüyorum. Büyümüyor olsaydım,diyorum. Hep küçük kalıp hiçbir şeyin farkında olmadan küçüklüğün verdiği masumlukla kalsaydım. Her şeyden habersiz olsaydım sözlerimin dinlenmemesine rağmen. Ama ne yazık ki istemesem de büyüyorum. Tanrı'nın önüme sunduğu büyük bir ip yumağının düğümlerini açmaya çalışıyorum. Açtıkça daha çok karışıyor yumak... Nasıl karıştırmadan çözebilirim bu düğümleri? İnanın hiç bilmiyorum. Bazı günler ters dönmüş, tüm çabalarına rağmen bir türlü doğrulamayan bir kaplumbağa gibi hissediyorum. Bazı günler ise kabuğumda sıkışıp kalıyorum öylece. Bekliyorum... sadece bekliyorum...
Yazan:diana