".... simsiyah çığlıkları kimlerin attığı ve ayyuka çıkan bunca gürültünün patırtının ortasında hayatın insana neden hâlå korkunç bir sessizlik halinde gözüktüğü de bilinemiyormuş."
...
"Sonra, o hâlde biz sürekli, sınırlarını algılayamadığımız kocaman bir uykunun içinde uyuyup uyanıyoruz, diyordum ve doğrusunu söylemek gerekirse, bu dediklerim yüzünden artık o sırada kafam tıpkı bir çıfıt çarşısı gibi adamakıllı karışıyordu."
"İçinde bulunduğum dünyanın çeşitli köşelerine, işarete benzemeyen çeşitli işaretler gönderen uzak ve esrarengiz bir dünyanın fotoğrafına bakar gibi bakıyordum."