Düşünecek bir şey kalmadı geriye. Artık rüyalar var.
Kendiliğinden gelen düşler. Uyku var. Bütün yorulmuş olanlar ve yapacak bir şeyleri olmayanlar
için. Bütün bitmişler için. Uykularında yeniden doğanlar için. Herkes için var. Herkese yetecek
kadar! HİV..
Bazıları silahla, bazıları siyanürle, bazıları
çatılarından atlayarak. Bazıları da yaşayarak! Ki sonuncusu en acı veren ve en yavaşıdır. İnsanın canı o kadar yanar ki birkaç yıl sonra hiçbir şey hissetmemeye başlar. Ama ufak bir hata, ufak bir
çabuk ölüm arzusu bütün acıları yeniden başlatır. Ve beyin kabuğunu nasırlaştırmak yine yıllar
ister.
Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm
...
Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte
...
Çocuksun sen,çocuğumsun
Ahmet Telli
Alkol ve tütün
Ben ölümü bunlarla yendim
Ağaran bir tanın küf kokusunda
Sabah savaşlarında
Uçarı bir neferdim.
Herkes işe giderken ben sızardım
Garip bir kitaba, tuhaf bir kitaba
Gün ışığından sözcükleri sağardım
Sığardım kendi dünyama..
Ekmek ve kadın
Ben hayata bunlarla yenildim… (1993)
Ahmet Erhan