Damla Oytun

Damla Oytun
@didaydidayday
2025 ve Sonrası - Okuduklarım ve Altını Çizdiklerim Nota Bene | Kendime Notlar
"Biz" kelimesi, kişinin tercihi olmadığı sürece ve ikinci sırada olmadığı sürece kullanılmamalıdır. Bu sözcük insanın ruhuna ilk kelime olarak yerleşmemelidir yoksa bir canavar haline gelir, dünyadaki bütün kötülüklerin, insanın insana ettiği eziyetin, korkunç bir yalanın kaynağı olur. "Biz" kelimesi, insanların üzerine serpilmiş kireç gibi, kuruyup taş kadar sert olur ve altındaki her şeyi tuzla buz eder ve beyaz ve siyah olan her şey kirecin griliği içinde boğulur. Ahlaktan yoksun kişilerin, iyi insanların erdemine ve güçsüzlerin, muktedir insanların kuvvetine el uzatmasını; ahmakların, düşünen kafaların irfanına ortak olmasını temin eden şey bu "Biz" kelimesidir. Bütün eller, en kirlisi bile uzanabilecekse saadetimin ne kıymeti olabilir? Aptalların bile bana emir verebildiği yerde aklımın ne kıymeti olabilir? Sefil ve güçsüzler de dâhil olmak üzere bütün yaratıkların tahakkümü altında kalan hürriyetimin ne kıymeti olabilir? Yalnızca boyun eğecek, kabul edecek, itaat edeceksem hayatımın ne kıymeti olabilir? Ama bu çürümüş düzen artık yetti. "Biz" canavarıyla, bu serfliğe, yağmalamaya, sefalete, yalancılığa ve utanca ait sözcükle işim bitti. Ve şimdi en yüce gerçekliği görüyorum ve onu topraktan alıp yükseltiyorum, bu gerçekliği insanlar var oldukları günden beri arıyordu, onlara neşe, huzur ve gurur bahşedecek gerçekliği... Bu gerçeklik, bu tek kelime: "BEN"
Sayfa 95·Kitabı okudu
Reklam
Üzerinde durduğum şu yerin, dünyanın merkezi mi yoksa ebediyette kaybolmuş bir nokta mı olduğunu bilmiyorum. Bilmiyorum ve umursamıyorum. Çünkü burada sahip olabileceğim mutluluğun ne olduğunu biliyorum. Mutluluğumun kendini haklı çıkarmak için daha yüksek gayelere ihtiyacı yok. Mutluluğum herhangi bir sona giden bir vasıta değil. Varış noktası kendisi. Hedefi kendisi. Gayesi kendisi. Ben de başkalarının hedefledikleri sonlara ulaşmaları için kullanacakları bir vasıta değilim. Onların hizmetine sunulmuş bir araç değilim. Onların ihtiyaçlarını karşılayan hizmetkâr değilim. Yaralarını saran bandaj değilim. Sunaklarındaki kurban değilim.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Bunu yazmak büyük suç. Başkalarının düşünmediği kelimeleri düşünüp onları kimsenin göremeyeceği bir kâğıda geçirmek büyük suçtur. Çok adi ve kötü bir harekettir bu. Sanki herkesten gizli, tek başımıza konuşuyormuşuz gibi... Halbuki kendi kendimize konuşmaktan veya herhangi bir şey yapmaktan daha büyük bir suç olmadığını pekâlâ biliyoruz. Kanunları çiğnedik. Kanunlar, insanların ancak Meslekler Meclisi tarafından emredildiği takdirde yazı yazabileceklerini söyler. Meclis bizi affetsin. Aslında suçumuz bu kadar da değil. Biz daha büyük bir suç işledik; öylesine büyük ki bu suçun adı bile yok kanunlarda. Meydana çıktığı takdirde ne ceza alacağımızı belki Meclis bile bilmiyor. Çünkü böylesine bir suç işlenebileceği insanoğlunun aklına dahi gelmemiştir. Bu yüzden de bu suça karşı kanunla tedbir alınmamıştır.
Sayfa 11·Kitabı okudu
"Sosyal kazanımlar", "sosyal niyetler", "sosyal hedefler" dilimize pelesenk ettiğimiz ifadeler haline geldi. Her eylem ve her varoluş için sosyal gerekçelendirme ihtiyacı artık kanıksanmış bir şey. Kişinin ancak bir şekilde "kamunun yararına" olduğunu iddia ederse saygın bir şekilde fikirlerini dinletebileceği ve tasvip edilebileceği düşüncesinden daha berbat bir şey yoktur.
Sayfa 7·Kitabı okudu

Damla Oytun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.·
5 günde okudu
·
2025 10. kitabı
Ayn Rand
8.4/10 · 1.957 okunma
Reklam