"Biz" kelimesi, kişinin tercihi olmadığı sürece ve ikinci sırada olmadığı sürece kullanılmamalıdır. Bu sözcük insanın ruhuna ilk kelime olarak yerleşmemelidir yoksa bir canavar haline gelir, dünyadaki bütün kötülüklerin, insanın insana ettiği eziyetin, korkunç bir yalanın kaynağı olur.
"Biz" kelimesi, insanların üzerine serpilmiş kireç gibi, kuruyup taş kadar sert olur ve altındaki her şeyi tuzla buz eder ve beyaz ve siyah olan her şey kirecin griliği içinde boğulur. Ahlaktan yoksun kişilerin, iyi insanların erdemine ve güçsüzlerin, muktedir insanların kuvvetine el uzatmasını; ahmakların, düşünen kafaların irfanına ortak olmasını temin eden şey bu "Biz" kelimesidir.
Bütün eller, en kirlisi bile uzanabilecekse saadetimin ne kıymeti olabilir? Aptalların bile bana emir verebildiği yerde aklımın ne kıymeti olabilir? Sefil ve güçsüzler de dâhil olmak üzere bütün yaratıkların tahakkümü altında kalan hürriyetimin ne kıymeti olabilir? Yalnızca boyun eğecek, kabul edecek, itaat edeceksem hayatımın ne kıymeti olabilir?
Ama bu çürümüş düzen artık yetti.
"Biz" canavarıyla, bu serfliğe, yağmalamaya, sefalete, yalancılığa ve utanca ait sözcükle işim bitti.
Ve şimdi en yüce gerçekliği görüyorum ve onu topraktan alıp yükseltiyorum, bu gerçekliği insanlar var oldukları günden beri arıyordu, onlara neşe, huzur ve gurur bahşedecek gerçekliği...
Bu gerçeklik, bu tek kelime:
"BEN"