Mademki dikenden hoşlanmıyoruz, o halde buğday ekelim, yulaf ekelim.. Fakat kendi elimizle diken tohumu ektikten sonra çıkan mahsûle kızmak bize yakışmaz.
Şu halde insan, yalnız fizyolojik buyrukların emrinde olan bir mahlûk ise, ağzındaki cevizi damın üstüne fırlatarak kıran kargadan, tavukları için döğüşen horozdan, geviş getiren inekten, çirkef deliğinde fare bekleyen kediden ne farkı kalıyordu?