Hatice Küçük

İzlerimiz ve değerlerimiz
8/10
·104 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 20:39
Bazen tanıdıklarıma rastladığım, bazen yeni insanlar tanıdığım bu öykü serüveninde • sıkışıp kaldığımız düşünsel ve fiziksel eşiklere • korkularımıza, kaygılarımıza kurban ettiğimiz o deli yanlarımıza! • anımsattığımız/ anımsatabileceğimiz kişiliklere • ruhunun çiçekleri solanların etrafında çiçekler açtırma hevesiyle soldurduğu yanlarımıza • zihninde olanla hayatını bağdaştıramayan yanlarımıza • ruhunu kaybetmiş kocaman şehirlerde ruh arayan izlerimize • eksikliklerini kabul edemeyip ona kafa tutan yanlarımıza • elindeki azla yetinemeyip ondan da olunca çocuksu pişmanlıklarla ah vah eden yetişkinliklerimize • günlük ve sıradan eylemlerimizi geçmişe öykünüp destansı edalarla ifa edebilen heyecanlı yanlarımıza • kaybedince büyüttüğümüz değerlerimize • hayallerimiz ve kabuslarımız, yapmak istediklerimiz ve yaptıklarımız arasında kalandan ibaret benliklerimize • değersiz değerlerimize! • ölüye, diriye, yaşlıya, çocuğa merhametimiz kadar insancıl; yitirdiğimiz saygılar kadar yargılı insanlığımıza baktım bir nevi. Benim kitabı okurken hissettiğim ve not aldığım şeyler bunlar oldu. Bahtiyar Gül hocam emeğinize sağlık. Kaleminiz daim kelâmınız kaim olsun...
İnceleme
Fötr Şapkalı MezarBahtiyar Gül · Şule Yayınları · 202396 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Düş İçinde Düşle Arayış
10/10
·238 syf.··
2024 1. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2024 22:39
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, kitabın büyülü gerçekçilik ya da postmodern edebiyatın güzel örneklerinden olduğuna ve bu akımları ne derece yansıttığına dair güzel değerlendirmeler yapılmıştır/yapılacaktır düşüncesiyle bu konulara değinmeyeceğim. Edebi türler okuyucusu olarak kurgu ve işleyiş bakımından çok beğendiğimi ifade etmek isterim yalnızca. Fikri bakımdan varoluş felsefesini ya da epistemolojisini yeterince yansıtamadığına dair yorumlara katılmıyorum. Evet, eserde Descartes felsefesinin etrafında bir kurmaca kurmuş olsa da kurmacanın fikri tezahürlerinin tamamen yazarın varlığa ve bilgiye bakış açısının şekillendiği yerden kaynaklandığını düşünüyorum. O yer de, kadim kültürel öğelerin ve tasavvufun içkin olduğu “Divan Edebiyatı” felsefesi oluyor kanaatimce. Örneğin kitabın pek çok yerinde bilmenin ya da bilginin “keşfetmek (okumak)” suretiyle elde edilebileceğini okuyoruz ki bu beşeri sistemle okuma değil, peygamberi bir okuma olan ümmiliktir. İnsanı, börtü böceği, dünyayı, kainatı okumaktır. Ben bilgiyi deneyimle mi elde ederim ya da var olan bilgilerim deneyim ürünü müdür yoksa varlığımla mı gelir ayrımı yok kitapta. Gördüklerim/bildiklerim velev ki gerçek olmasın benim dünyaya geliş amacım bir "arayıştır" ve ben bilmeyi kutsal kabul ediyorum. Varlığın bilgisini “ister gerçek olsun ister düş” ben bu dünyada arıyorum. Çünkü benim aklım bu dünyayı tahayyül edebiliyor. Dolayısıyla ben, akli melekelerimin tahayyül ve idraki nispetinde öğrendiklerimi tartıp işlemekle mükellefim vurgusu var. Bu noktada da “arayabilme” kabiliyetine değiniyor yazar; "..bir hazineyi sessizce arıyorlardı. Hazine onları bir mıknatıs gibi kendine çekiyor, ama pusulaları olmadığı için onlar bu çekimin yönünü kestiremiyorlardı. Aradıkları şey hem her yerde hem de hiçbir yerdeydi.
Bidünyakitapgrubu
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Fazlasıyla Spoiler İçerir
7/10
·264 syf.··
2023 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2023 01:10
Merhabalar kitapseverler, Zaman zaman burayı boşlamam sebebiyle kaydetmediğim incelemelerimi kaydetmeye karar verdim.. Bilimkurgu edebiyatının Sheakespeare’ i H. G. Wells , alternatif sonlu kitabı dünyalar Savaşını ana tema olarak bilimsel gelişmelerin büyük ivme kazanması dolayısıyla geleceğe çokça güvenerek rehavete kapılan ve hızlı değişime uyum sağlamaya çalışan insanlara bir uyarı niteliğinde kaleme aldığını söyleyebiliriz. Wells bu uyarıyı yaparken döneminin yöneticisini, yazarını, şairini vs eleştirirken bir yandan da kitabın anlatıcısı ağzıyla kendi yazılarına ithaf yaparak kendisini övüyor bir nevi. Biraz kurgu karakter biraz gerçek kişilere yer vermiş romanında. Uyarının içeriğinde ise evrim teorisinin izlerini fazlasıyla görüyoruz. Bu etkiden yola çıkarak yazar, insanoğlunun beyin dışındaki organlarının işlevlerini kaybederek günümüz bilim kurgu filmlerinde bir çeşit uzaylı olarak betimlediğimiz yaratığa dönüşeceğini düşünüyor ve bu dönüşümün temel nedeni yine teknoloji tabii olarak. Zira doğal hayatla aramıza giren mekanik aletler zamanla insani uzuvları gereksiz hale getirecektir. Kitapta çizilen Marslı modeli de aslında gelecekte ki insanlık modeli bir nevi. Kendileri sadece beyinlerini kullanıyorlar ve her işlerini yaptıkları aletler hallediyor. Ancak bu çok gelişmiş Marslı modeli kendi habitatıyla dünya habitatının benzerlik ve farklılıklarını yeterince araştıramamış olacaklar ki insan yiyen bu canavarlar, insanlardan kendilerine geçen bir bakteri vasıtasıyla kendi kendilerine acı içinde ölüyorlar. Uyum sağlama süreçleri yok. Sanıyorum ki bunu da, insanoğlunun dünyanın sahibi olma, ona hükmetme hakkını insanlık tarihinin başlangıcından itibaren doğayla verdiği mücadele ve ona uyum sağlama sürecinde verdiği kayıplarla elde ettiğini "insanlar boş yere
Edebiyat
Dünyalar SavaşıH. G. Wells · İş Bankası Kültür Yayınları · 20216bin okunma
8/10
·250 syf.··
2023 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 23:49
Yanlış hatırlamıyorsam “Kelimeler ve Şeyler” programından öğrenmiştim derginin varlığını. Görünce hemen aldım. 11. sayıyla başlamış olmam çok büyük kayıp mı bilemiyorum ama şiir gündemini kısmen takip etmek ve yeni şairlerin kalemleriyle tanışmak isteyenler için güzel bir dergi olmuş. Yazanlar tanıdık simalar olmadığı için değer mi değmez mi kaygısı taşımayın. Bence değer... çok beğendiğim mısralar oldu bana hitap etmeyenler de tabi. Farklı dillerde şiirlerin olması da çok güzel bir detay olmuş.. emeği geçenlere selam olsun... Edebiyat dünyasında sanıyorum ki şimdiden kendisine güzel bir yer edinmiş dergi vesselam.. TRT2’ye de buradan bu vesileyle teşekkür edelim kültür sanat çalışmaları için..
Edebiyat
Sadece Şiir - Sayı 11 (Ocak-Mart 2023)Sadece Şiir Dergisi · Kafa Grup Yayıncılık · 202327 okunma
Karakterimizden ödün vermeyi düşünebilmeliyiz..!
8/10
·80 syf.··
2022 30. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 11:05
Gerçek bir hikayeden hareketle kaleme aldığı eserde ustalığını konuşturan Fyodor Dostoyevski ; hastalıklı bir ruha veya düşünce yapısına sahip bir adamın, planlı bir şekilde bile isteye, her şeye rağmen gözleri gülebilen, sağlıklı kalbi duygulara sahip bir kadının Uysal Kız ışığını nasıl söndürdüğünü, fiziksel ( fiziksel şiddet uygulamaksızın, psikolojik şiddete vücudun verdiği tepki söz konusu)ve ruhsal olarak nasıl acı çektirdiğini bilinç akışı tekniğiyle sunmuş bizlere. Yaşadığı şokla beraber ana karakter, her şeyi en baştan anlatmaya başlıyor. Düşüncelerinde herhangi bir düzen yok, aklına ne geliyorsa biraz da hatırlamaya ve bunu yaparken kendi düşüncelerini de aklamaya çalışarak anlatıyor. Kendisiyle çelişebiliyor ve bu durumda tekrar gururunu ve kibrini devreye sokup karşısındakini suçlayacak bir şeyle düşüncelerine haklılık katma uğraşına girişiyor. Bütün bunların ayırdına varmaya başladığında bile o gururu bir kenara bırakıp pişmanlığını safi olarak yaşayamıyor. Bencilliğin ruhuna işlediğini ise kitabın aşağı yukarı aynı cümleler ile başlayıp bitmesinden anlayabilirsiniz; ”peki ya yarın götürdüklerinde nasıl yalnız kalacağım?” ”her şey bir yana, yarın onu götürdüklerinde ben ne yapacağım?” Kısaca, karakterin düşünce akışı nerede başlıyorsa yine orada bitiyor. Süreç içinde yaptıklarından duyduğu pişmanımsı haller de kayboluyor. Gururun, bencilliğin ve kibrin insan kalbini ne kadar katılaştırdığını, gözleri etrafında olan bitene, değişime ne kadar körleştirdiğini ve tabi insani hisleri nasıl körelttiğini okumak isteyenler için harika kısa bir öykü kanaatimce. Sevgiyle kalın...
Edebiyat
Uysal KızFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202310,8bin okunma