eyup

eyup
@diesdies
O captain, my captain.
Tekirdağ
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
@diesdies·
·
sabitlendi
Başlangıç, 2 Ağustos 2022
"bir ormanda yol ikiye ayrıldı, ve ben ben gittim daha az geçilmişinden, ve bütün farkı yaratan bu oldu işte."
Reklam
12 Ağustos 2022
"Sahnede biri prensi, bir başkası danışmanı, bir üçüncüsü hizmetçiyi ya da askeri ya da generali vb. oynar. Ama bu farklılıklar yalnızca dış görünüştedir. İç dünyada böyle bir görünüşün çekirdeğinde, herkeste aynı şey yatar: Eza ve cefa içinde yoksul bir komedyen. Yaşam da böyledir. Rütbe ve zenginlik farklılıkları herkese oynayacağı rolü gösterirler; ama bunlara asla içsel mutluluk ve hoşnutluk farklılıkları karşılık düşmez; burada da, herkesin içinde aynı zavallı saf adam vardır; elbette malzemesi herkeste farklı olan ama biçimi, yani asıl özü gereği herkeste hemen hemen aynı olan eza ve cefa içinde; derece farklılıkları bulunsa da, bunlar asla rütbeye ve zenginliğe, yani role göre ortaya çıkmazlar. Çünkü insan için var olan ve olup biten her şey, her zaman dolaysızca onun "bilincinde" vardır ve orada olup biter; bu yüzden önce önemli olan, açıkça bilincin niteliğidir, çoğu durumda, içinde ortaya çıkan biçimlerden çok, bu niteliğin kendisi söz konusudur. Aptal birinin sersem bilincinde yansıyan tüm görkem ve hazlar, rahatsız bir hapisanede Don Kişot'u yazan Cervantes'in bilinci karşısında çok yoksuldur." Bunları yazmaya çalışırken çalan şarkının sözlerini de yazmak istedim: Dünyaya geldik bir kere Kavgayı bırak her gün bu şarkımı söyle Sevdikçe güler her çehre Amaçlar hep bir olsun kalpler birlikte Dünyaya geldik bir kere Kavgayı unut her gün bu şarkımı söyle Sevdikçe güler her çehre Mutluluklar bir olsun acı birlikte
Birkaç gün ara ve 9 Ağustos 2022
"Hırsız bile utangaç davranır uykuya karşı: hep usulca çalar gecenin içinde. Ama utanmaz gece bekçisi edepsizce çalar düdüğünü. Kolay zanaat değildir uyumak: bunun için gün boyunca uyanık kalmak gerekir. Günde on kez yenmelisin kendini: bu iyi bir yorgunluk verir ve ruhuna afyon gibi gelir. Günde on kez yeniden barışmalısın kendinle; çünkü kendini yenmek burukluk yaratır ve kötü uyur barışık olmayan. On hakikat bulmalısın günde: yoksa gece de ararsın hakikati ve aç kalır ruhun. Günde on kez gülmelisin ve neşeli olmalısın: yoksa gece rahatsız eder seni miden, bu dert küpü. . . . Gün boyunca yaptıklarımı ve düşündüklerimi aklımdan geçiririm. Geviş getirircesine sorarım kendime, bir inek gibi sabırla: Bugün nasıl on kez yendin kendini? Neydi yüreğine iyi gelen on barışman, on hakikatin ve on kahkahan? Böyle kırk düşünceyi tartıp biçerken, ansızın çöker üstüme uyku, o çağrılmayan, o erdemlerin efendisi. . . . Onun bilgeliği şu: iyi uyumak için uyanık olmak. Yaşamın bir anlamı olmasaydı da anlamsızlığı seçmek zorunda kalsaydım eğer, anlamsızlıkların arasında en iyi seçenek bu olursu doğrusu. . Mutludur bu uykulular, çünkü birazdan uykuya dalacaklar.
4 Ağustos 2022
"Arkadia'da doğduk hepimiz. Başka bir deyişle dünyaya mutluluk ve zevk beklentisiyle dolu olarak adım atarız ve kader bizi hoyrat bir şekilde yakalayıp hiçbir şeyin bizim olmadığını, her şeyin ona ait olduğunu gösterene kadar bunu gerçekleştirmeye yönelik o aptalca umudumuzu koruruz."
3 Ağustos 2022
"İnsanın olası mutluluğunun ölçüsü bireyselliğiyle önceden belirlenmiştir. Özellikle zihinsel gücünün sınırları, yüksek bir hazzı alma yeteneğini sonsuza dek belirlemiştir. Bu sınırlar darsa, dışarıdan gelen tüm çabalar, insanların ve şansın onun için tüm yaptıkları, o kişiyi sıradan, yarı hayvansı insani mutluluğun ve hoşnutluğun ötesine geçiremezler. O kişiyi duygusal zevklere, rahat ve keyifli aile yaşamına, düşük bir dost canlılığına ve kaba saba bir zaman öldürmeye bağlı kalır. Eğitim bile, bir bütün olarak onun bu çemberini genişletemez, genişletebilse bile bu çok kısıtlı kalır. Çünkü en yüksek, en çeşitli ve en kalıcı hazlar, zihinsel hazlardır. Gençliğimizde bu konuda ne denli çok yanılsak da bu hazlar zihinsel güce bağlıdırlar. Buradan, mutluluğumuzun ne olduğumuza, bireyselliğimize ne denli bağlı olduğu anlaşılıyor. Oysa bu konuda çoğu kez akla gelen, yalnızca yazgımız, neye sahip olduğumuz ya da neyi temsil ettiğimizdir. Ama yazgı iyileşebilir. Ayrıca iç dünyası zengin olan bir kişi yazgıdan çok şey beklemez, buna karşılık bir aptal, sonuna dek bir aptal olarak, bir hödük olarak kalır, isterse kendisi cennette, etrafı hurilerle çevrili olsun. Bu yüzden Goethe der ki: Halk ve hizmetçisi ermiş kişi, Her zaman teslim ederler ki, Yeryüzü çocuklarının en yüce mutluluğu Sadece insanın kendi kişiliği. Doğu-Batı Dîvânı"
Reklam