10/10
·112 syf.··
2026 6. kitabı
Bilge adam ölçülüdür evrenseldir. Arzularının esiri değildir. Herkes hayatı kendi penceresinden görür. Diğergamlık ve bencilliğinde ortasını bulmalıyız. Ölüm de bir process aynı hayat gibi. Çocuklar gibi anda kalanlar mutludur. Para, şan, şöhret bilgelik getirmez. Bilgelik ancak üzerinde düşünülerek kazanılır. Buddhacı geleneğin 4 erdemi: 1 yalan söylememek 2 kırıcı söz söylememek 3 laf yetiştirmemek 4 boş konuşmamak 40 defa düşünüp 1 kere konuşmak Ahmet arslan dan da bir anekdot ekliyeyim: isa ya bir gün bir kadın ın zina ettiği için recm edileceğini fakat kendisinin buna karşı olduğu sorulur. Hz. İsa da recm edin ama ilk taşı en günahsız olanınız atsın der.
Arayanlar İçin Açıklamalı BilgelikFrederic Lenoir · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020378 okunma
Evrensel Ahlak
Puan vermedi
Okuduğumda sanki bir tasavvuf şeyhinin elinden çıktığını düşündüm. Genel olarak diğergamlık, insan sevgisi, tevazu, tevekkül gibi kavramların öne çıkarıldığı sırlar dünyası programı tadında bir kitap. Tolstoy 6 öyküyle insani ve ahlaki mesajlar vermiş. Herkesin hayatında en az bir kere okuması gerektiğini düşünüyorum.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,4bin okunma
Reklam
8/10
·240 syf.··
2025 49. kitabı
Hepimiz iyi veya kötü çocukluk yılları geçirdik.Hepimizin bir takım arkadaşları oldu.Nedense kitaplı okurken o yıllara gittik hep birlikte.. Kitabın bir bu yönü varken,bir de sanki kitabın kahramanları gerçek bir savaş sahnesi,gerçek pusular,gerçek askeri hitaplar yaşatıyor okura.. Kitap aslında bizlere,bazı şeylerin temelleri çocukluk yıllarında atılır,lafının hikayeleştirilmiş bir şekilde sunuyor.Okurken fedakarlık,digergamlık,cesaret,disiplin gibi duyguları hep birlikte yaşıyoruz.. Okunabilir,hoş bir kitap..
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 48. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 00:48
Ermiş, Sörfçü ve Patron’ı okurken, akışa bırakmak, tevekkül, emek, teslimiyet ve kontrol gibi kavramların birbiriyle nasıl harmanlanmaya çalışıldığını gördüm.. Kitap bir yandan “hayatın doğal akışına güven” derken, öte yandan “hayatının direksiyonuna geç, sorumluluk al” mesajı veriyordu.. Bu iki uç düşünce ilk bakışta çelişiyor gibi dursa da, aslında ikisinin arasındaki ince çizgi insanın gerçek hayat yolculuğunu oluşturduğu kanısına vardım.. Benim kafama takılan şey, kitabın bazı bölümlerinde “akışa bırak” fikrinin, sanki gayreti küçümseyen bir havada sunulmasıydı.. Çünkü bana göre ki asırlardır tasavvufta da böyle görülmüştür kader, gayrete âşıktır.. Sadece bir şeyleri akışa bırakmak, tevekkülün ruhundaki aktif çabanın eksik yorumlanması olur.. Teslimiyet, eylemsizlik değildir.. İnsan önce gayret eder, sonra sonucu Allah’a havale eder.. Bu denge kitabın bazı sayfalarında net değil gibi gelmişti.. Ama Patron bölümündeki pasaj, kitabın bu boşluğu aslında fark ettiğini görmemi sağladı.. Bu cümleler gerçekten önemli: “Merhameti cesaret ile birleştiririm… Bana kötü muamele edemeyeceğini de anlamasını sağlarım.” Bu ifade, benim de üzerinde durduğum “iyi niyetin sınırları” meselesine tam olarak cevap niteliğinde.. Evet, günümüz dünyasında insanlar çoğu zaman iyi niyeti suistimal etmeye hazır bekliyor.. Bu yüzden saf bir diğergamlık, çoğu zaman hayal kırıklığı doğuruyor.. Fakat bu pasajda tarif edilen “cesaretli merhamet” yaklaşımı, aslında sağlıklı olan şey: İyilik yap ama akılla yap.. Merhamet göster ama kendini ezdirme. Hizmet et ama kişiliksizleşme.. Bu noktadan bakınca kitabın mesajı daha anlamlı bir forma bürünüyor. Sörfçünün akışa bırakmayı anlatması, Patron’un kontrolü hatırlatması, Ermiş’in ruhu merkeze oturtması aslında tek bir bütünün parçaları gibi: Aklın,
Ermiş, Sörfçü ve PatronRobin Sharma · Goa Basım Yayın · 20061,212 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2024 00:00
Manevi sezgisi yok olmuş, tamamen materyalist düşüncenin hakim olduğu batı dünyasına insanın metafizik boyutunu tanıtan, aşk, emek, ahlak, erdem, mücadele, diğergamlık, maddeden maneviyata yolculuk gibi insani hasletleri anlatan güzel ve sürükleyici bir kitap. Aslında bu kitaptakiler bizlere o kadar da yabancı değil. Bizim bin küsur yıllık birikimimiz içinde bunun gibi yüzlerce esere rastlayabiliriz. Aslında biz kitapta hemen yanı başındaki hazineyi fark edemeyen roman kahramanı gibiyiz.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2022246,8bin okunma
9/10
·249 syf.··
2025 51. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 00:12
Ütopyaların yazılış amaçları yönetim ve yöneticilerle doğrudan bağlantılıdır. Hatta ütopyalar için yönetim karşıtlığının yansımasıdır denilebilir. Bu durumda dönemlerinin yönetim biçimleri iyi olsaydı ütopyalar ortaya çıkabilirmiydi? sorusunu sormamız gerekir. Buna göre toplumun içinde bulunduğu şartlar, ihtiyaç duyulan şeylere insanları yöneltmektedir. Bir başka anlatımla ütopyalar, toplumsal gerçekliğe ve onun gelecek üzerindeki yansımasına bakmaktan kaçınmayan eleştirel bir girişimin ifadesidir. Devrinin yönetim biçiminden haz duymayan ve bunalan filozoflar, tasarladıkları yönetim biçimini ve devlet modelini yazıya geçirmişlerdir. İşte ütopyalar da bu şekilde vücut bulmuştur. Düşünce tarihinin belli başlı ütopyaları ideal ‘Devlet’iyle Platon, ‘Ütopya’sıyla Thomas More, ‘Güneş Ülkesi’yle Tommaso Campanella, ‘Yeni Atlantis’iyle Francis Bacon tarafından ortaya konulmuştur. Ütopya 15-16’ıncı yüzyıllarda İngiliz toplumunun sosyal, ekonomik ve siyasal yaşamını aksettiren ve eleştiren bir bölümle başlar. İngiltere’nin bu dönemde içinde bulunduğu koşullar hiç de iç açıcı değildir. 15 inci yüzyılın ikinci yarısındaki iç savaşlar ülkeyi kana bulamış ve yoksullaştırmıştır. Bu savaşlar başkaldıranların korkunç bir kırımı ile sona ermiştir. Thomas More’un yaşadığı bu dönemde de durum henüz düzelmemiştir. More’un yaşadığı dönemde İngiltere, Lord’ların zenginlik ve ihtişam içerisinde, bunun aksine, halkın fakirlik ve sefalet içinde yaşadığı bir durumdaydı. Güçlü zenginler güçsüz fakirlerin bütün mal ve emeklerini sonuna kadar sömürüyorlardı. Buna karşın halk, hukuk dışı yollara sapıp, hırsızlık, yankesiilik vb. yapıyordu. Ya açlıktan ya da suç işledikleri için öleceklerdi. Böylesine kötü bir ortamda, adalet mekanizmasının başı olan ve Kralın baş danışmanlığına kadar yükselen
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
Reklam
Reklam