Dört kişilik bir arkadaş grubu, Kanada'nın yabanıl ortamlarına sığın geyiği avına çıkarlar. Bir noktada keşfettikleri alanı artırmak için ikiye ayrılınca da içlerinden en genci olan Simpson, Joseph Défago ile eşleşir. Birlikte Elli Ada Sulağı'nın karşısına geçen ekibin kaderinde ise avcı değil, av olmak vardır. Çünkü bu keşfedilmemiş ıssız tabiatın kucağında onları izlemekte dehşetengiz bir canavar saklıdır.
Bu korku romanımızda Algernon Blackwood 'un Wendigo efsanesine kendisinin kattığı yorumu okuyoruz. Yani amacınız daha en başında, tıpkı benim gibi, asıl efsaneye uyan bir hikâye görmek ise yanlış yerdesiniz, bunu belirtmek istedim. ┐(‘~`;)┌
Wendigo nedir? Öncelikle bilmeyenleriniz için konuya bir açıklık getirmem gerekiyor.
Efsanelerde çoğunlukla kış zamanında kıtlık ya da yiyecek yoksunluğu sonucu hayatta kalabilmek için bir insanın bir başkasını yemesi, yani yamyamlık etmesi sonucu ortaya çıkan canavardır Wendigo. Kişi yamyamlık yaptığı için bu canavara dönüşmekle ve sonsuza kadar sonsuz bir açlık çekmekle lanetlenir.
Wendigo günümüzde geyik başlı bir yaratık olarak tasvir edilse de geleneksel anlatılarda daha çok insan görünüşüne sahip, aşırı derecede zayıf, hatta açlıktan kemikleri belirginleşmiş bir figür olarak anlatılır.
Ama başka anlatılarda kişinin Wendigo'ya dönüşmesine sebep olan şeyin sadece yamyamlık değil, aşırı açgözlülük ve doyumsuzluk ve Wendigo ruhu tarafından ele geçirilmek olduğu da söylenmektedir. Nitekim Algernon Blackwood 'un bu kitabındaki yorumu da daha çok Wendigo ruhu tarafından çağrılmaya ve ele geçirilmeye uyuyor.
Öykümüz oldukça kısa ama buna rağmen pek de kolay okunmuyor, çünkü cümleleri hem çok uzun hem de sayısız betimlemeyle dolu. Bu aslında güzel bir unsur olsa da biraz zorlayıcı olduğu da bir gerçek.
Kitap yavaş bir tempoya sahip.
“Bir kimsenin kırıklarını ve zayıflıklarını gören insanoğlu, bu kişinin acılarına taş atmaktan ve onu daha çok kırmaktan asla çekinmezdi.”
Herkese Merhaba
Mater serisinin son kitabı olan Dura Mater kitabı da bitti ama beynim yandı resmen. Çünkü o kadar çok bilgi içeriyordu ki özellikle bu bilgilerin bize kurgular yoluyla anlatılmış olması anlamamızı kolaylaştırıyordu.
Kurgunun sonunu sevemedim çünkü sonunda bir yapay zeka insanı alt etti.
Yapay zekada insanların ve teknolojinin ne kadar ileri gidebileceğini okurken tüyleriniz diken diken olacak.
Her ne olursa olsun bir program bir kodlama desekte vallahi korkmadım desem yalan olur.
Beynimizin karmaşık yapısını ve yapay zekanın birbiri arasındaki bağlantılarla anlatılan bu kitabı okumanızı daha doğrusu bu seriyi okumanızı öneririm.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kısa sürükleyici ve dokunaklı bir gerilim romanıydı. O kadar beğendim ki. Aynı adam tarafından öldürülmüş 3 kadının ağzından farklı zaman aralıklarıyla okuyoruz. Bu 3 karakterimiz de öbür hayatlarına geçmeden önce bulunmayı ve adamı durdurmayı istiyor. Ve üçü birleşip kendi cinayetlerini aydınlatmaya çalışıyor. Çoğu sahne de tüylerim diken diken oldu. Farklı bir gerilim romanıydı ne olduğunu değil nasıl olacağını okurken geriliyoruz. SPOILER?! April ve kızlarının kaçışı. Andrea’nın adını ver detayı. Kesinlikle farklı ve güzel bir kitaptı.
#fundaokuyupyorumluyor
"Herkesin bir sırrı vardır... Ama bazı sırlar öldürebilir."
O Kız ve Gerçeğin İzinde'nin çok satan
yazarı The Kitap Yayınları ndan çıkan benim de beğeniyle okuduğum @ruthwarewriter nın en son çıkan zekice kurgulanmış ve soluksuz bir şekilde okunabilecek psikolojik gerilim tarzında olan #mükemmelçift adlı kitabı ile geldim.
Yazar, bu kitabında psikolojik gerilim ile gizemi ustalıkla harmanlamış, okuru ilk sayfadan son sayfaya kadar diken üstünde tutmayı başarıyor. Başlangıçta sıradan bir şov gibi görünen hikâye, sayfalar ilerledikçe güvenin, ihanetin ve hayatta kalma içgüdüsünün sınandığı karanlık bir kabusa dönüşüyor.
Akademik hayatı çıkmaza giren ve özel yaşamında da zor günler geçiren Lyla'nın, erkek arkadaşı Nico ile birlikte katıldığı "Mükemmel Çift" yarışması ilk bakışta yeni bir başlangıç gibi görünse de, ıssız tropik adada yaşanan beklenmedik olaylar her şeyi altüst ediyor. Dış dünyayla tüm bağların kopması, karakterlerin tek tek sakladıkları sırların ortaya çıkması ve kime güvenileceğinin belirsizleşmesi, romanın temposunu sürekli yüksek tutmayı ustalıkla başarıyor.
Roman, modern bir anlatımla sunulmuş başarılı bir psikolojik gerilim örneği adeta. Gizemi çözmek ve tahmin yürütmeyi seven okurlar için bolca ters köşe barındırıyor benden söylemesi veeee finalde okuru yazara karşı büyük bir zeka hayranlığı ile başbaşa bırakıyor.
O Kız, kitabından sonra bu kitabı da benim çok sevdiklerim arasına girdi. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli vakitler dilerim
Kitapla ve sağlıkla kalın
Yani okurken hep ne oldugunu anladıgımı sandım, senaryoları düşündüm tek tek vs ama en son da gerçeği okuyunca şaşkınlıktan tüylerim diken diken oldu.
"yookkkkkk artıkkkk neeeeee"dedim.
12 saatten daha kısa sürede okudum ve braz fazla geldi korku miktarı bu yüzden.ara vererek okumam daha iyi olabilirdi.
o kadar karmaşık bir kurgu ve olay örgüsü ki.
Agatha christine’den yine güzel bir roman. Romanda katili son ana kadar bulmak çok güç küçük ayrıntılara dikkat etmek gerek, ben tahmin edemedim. Tavsiye ederim akıcı, sıkılmadan okuyup bitiriliyor. İyi okumalar.