Kitap ilk bakışta küçük ve sade bir dünyanın hikâyesini anlatıyormuş gibi görünse de satır aralarında insanın iç dünyasına dair oldukça tanıdık duygular taşıyor. Kitabın en dikkat çekici yanı, büyük olaylardan çok küçük ayrıntıların peşine düşmesi. Bazen bir eşya, bazen kısa bir sessizlik, karakterlerin söyleyemediklerini okura hissettiren güçlü bir anlatım aracına dönüşüyor.
Okurken, dar bir odanın aslında insanın zihni kadar geniş olabileceğini fark ediyorsunuz. Hikâye bittiğinde akılda kalan şey olay örgüsünden çok, bıraktığı duygu oluyor: İnsan bazen en çok kendi içine sığamaz. Nohut Oda, tam da bu sıkışmışlık ile ait olma arzusu arasında dolaşan, sakin ama etkisi uzun süren bir okuma deneyimi sunuyor.