Hannah Gardiner'i Kim Öldürdü?
Puan vermedi
Ayy koşun koşun harikkkaa bir gerilim- polisiye kitabıyla geldimm Bu sefer gerçekten olanları ve sonunu tahmin edemeyeceksiniz bakın garanti veriyorumm Önce konusuna değineyim sonra övmeye devam ederim Bodrum katta ölmek üzere olan bir kadın ve çocuğu şans eseri bulunur. Kimlikleri belirlenemez, konuşamıyorlar ve mevcut kayıp ilanı da yok. Evin sahibi ise onları daha önce hiç görmediğini iddia eden demans hastası bir yaşlıdır. Dikkat dikkattt okurken o kadar tempolu ve yoğun hissedeceksiniz ki kitabın içeriği, soruşturma kayıtları, gazete ekleri ve ses kayıtları raporları sayesinde dedektif dizisi içinde olduğunuzu zannedebilirsiniz Normalde okuduğum kitapların sonunu veya katili sonuna gelmeden bulurum ama bu zevki yaşatmıyor ve şoke ediyorrr E daha ne diyeyim canım ben yazarın diğer kitaplarını okumaya kaçarrr
1000Kitap
Hannah Gardiner’i Kim Öldürdü?Cara Hunter · Olimpos Yayınları · 2023627 okunma
Dikkaaatt dikkattt !!
10/10
·410 syf.··
2024 3. kitabı
Arkadaşlar , toplanın İki günde bitirdiğim , elimden düşürmeden ve göz yaşlarıma hakim olamadığım bu eseri sizler de okuyun ! Güzel bir dostluk , insanların her daim yaptığı , bir kadına yaftalamalar , aşk , çaba , direniş , dik başlılık ve kadınların ayaklarının üzerinde dimdik durması . Ruhum bu eserle neşelendi , üzüldü. Duyulmamış , bilinmeyen ne yazarlarımız var Allah'ım . Yolun açık olsun sevgili yazarım kalemin daim olsun . Daim olsun ki ruhumuz neşelensin . Şu dünyaya bir anlam gelsin
Hayat
Bir Eylül AkşamıBüşra Keskin Bütün · Tilki Kitap · 202311 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·352 syf.··
2023 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 00:00
Tehlikeli Görev ~ Mihri Mavi . Son derece akıcı ve heyecanlı bir kurguya hazır mısınız? Tehlikeli Görev yazarla tanışma kitabım oldu. Gizli bir akademide tehlikeli görevler için yetiştirilen çocuklar düşünün. Bunların en başında Eylül, Yağmur ve Toprak var. Yetimhaneden alınıp yıllardır bu görevler için çok sıkı disiplinle yetiştirilmişler. Sürekli mücadele ve yarış halinde hem kendi hayatlarını kurtaracakları hem de yerine getirilmesi gereken görev için çabalıyorlar. Göreve seçilmek çıkış bileti ve Eylül bunun için her şeyi yapabilir. En iyilerden biri olan Eylül ve rakibi Toprak’la beraber bir de Eylül’ün kardeşi gibi gördüğü Yağmur var. Vakit geldi ve bu üçlü görev için sahnede Yeni görevleri azılı bir suçlu olan Alperen. Şimdi yepyeni bir şehir, yepyeni hayat ve yepyeni duygular Eylül ve Yağmur ilişkisine bayıldım. Hani en yakın arkadaşlar hep birbirine zıt olur ya biri diğerinin eksiğini kapatır. Biri arkadaş canlısı olup diğeri soğuk olur ya işte bizimkiler de öyle. Eylül hep kalkan gibi ve rakipleri Toprak’la onları zorlu bir görev bekliyor. Alperen, kız kardeşi ve arkadaşlarıyla tanışıp aynı üniversiteye gidip ortamlarına sızmak heyecanlı görünse de işin içine duygular girince aman dikkattt herkesi bir yere savurabilir bir yanda yıllardır peşinde oldukları özgürlükleri için yapmaları gereken şeyler diğer yanda işin içine giren aşk Tam bir giriş kitabıydı. Karakterleri tanıdık, yavaş yavaş duygularına şahit olduk, yakalanmanın eşiğinden döndük ve bomba sonu Tahmin etmiştim böyle bir şey olacağını ama bu durumdan nasıl kurtuluruz düşüncesi de kafamda dönüyor sürekli. Eylül’ün hırsının ve duygularının onları getireceği noktayı, Toprak’ın başta kendinden içten tavırları ama tanıdıkça içinden başka biri çıkacakmış gibi verdiği enerji, Alperen’in içinde olduğu
Tehlikeli GörevMihri Mavi · Martı Yayınları · 0178 okunma
ÇOCUKLUĞUM-EKMEĞİMİ KAZANIRKEN-BENİM ÜNİVERSİTELERİM
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2023 00:00
Maksim Gorki - Benim Üniversitelerim Dikkattt! Bu sadece bu kitabın değil aynı zamanda Çocukluğum ve Ekmeğimi Kazanırken adlı kitapların da yorumudur. Toplu yorum yapmayı daha çok sevdiğim için üçünü birlikte yazmak istedim. Öncelikle bu kitabı nereden gördüğümü söylemek gerekirse tabii ki Oğuzcum Ataycığımın kitabını okurken görmüştüm. Tavsiye büyük yerden olunca aldık okuduk. Pişman mıyım? Aslaaa. Çok güzel bir kitap okudum diyebilirim. Bu kitaplar Maksim'in otobiyografik üçlemesi olarak geçiyor ve kendi hayatını anlatıyor. Açık söylemek gerekirse yazara olan sempatim çok arttı. Bu kitaplarıyla onu tanımış oldum ve daha çok kitaplarını okuyup onu daha çok tanımak istiyorum. Bu üçlemenin ilki olan Çocukluğum adlı kitapta yazarımız çocukluğundan bahsediyor. Babası öldükten sonra dedesi ve ninesinin yanında çocukluğunu geçirmek zorunda kalıyor ve genel olarak dedesinin yanında geçirdiği zaman anlatılıyor. Oldukça hüzünlü zor bir çocukluk geçirmiş. Kitap sonunda büyük bir beklentiyle diğer kitaba geçiyorsunuz ve kitabın sonunda ciddi manada üzülüyorsunuz. Yani en azından ben çok üzülerek, kıyamayarak bitirdim ilk kitabı. İkinci kitap olan Ekmeğimi Kazanırken'de ise yazarımızın hayatla ve başka insanlarla tanışmasına şahit oluyoruz. Oradan oraya sürüklenmesini, çalışmasını, kendisine sürekli işler bulmasını ve yine nasıl zorluklardan geçtiğini, ilgisinin nelere yöneldiğini görüyoruz. Son kitap Benim Üniversitelerim ise diğerlerinden daha kısa bir kitap. Yazar bu kitapta üniversite için gittiği yerde başlayan hayatını ya da daha doğrusu üniversite için niyetlenip daha sonra nasıl bir sonuçla geçirdiği hayatını anlatıyor da diyebilirim. Umduğu gibi olmuyor hiçbir şey. Kesinlikle şunu söylemeliyim kurgu bir roman okuyormuşum gibiydi her şey. Anlatımı ve dilinin o
Benim ÜniversitelerimMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,9bin okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2021 19:54
Spoiler içerir dikkattt! Ne yazacağımı bu harika eseri nasıl anlatacağımı bilmiyorum Marti'nin de dediği gibi " Hissettiğim şey çok büyük ama bunu kelimelere dökmek istediğimde bir çocuk gibi kekeleme'ye başlıyorum" Kitap okuduğunuz andan itibaren çok sürükleyici yani bir keresinde Martin eden zaferinin kokusunu aldığında anlık olarak sanki tuttuğum takım çok önemli bi maçta gol atmışcasına sevindim oley dedim aferim Martin. Okudukça hayatın gerçeklerini aşkın gerçeklerini daha iyi anlayacaksınız, aşkı için sadece 4 saat yatan o gözünde ilah gibi gözüken burjuva sınıfına girip sevdiği kıza laik olmak ama okudukça burjuva kesimine girdikçe hatta daha üst bir yerlere gelince yüksek mevkilerde bulunan, güzel evlerde yaşayan, eğitim almış ve banklarda paraları olan olan kişilerin bir matah olduğunu sanmak la çok toyluk ettiğini görüyor. Yazdığı eserlerle çok ünlü olunca insanların ona yaklaşım tarzına bir türlü anlam veremiyor sevdiği kızın ailesi ve kız da dahil işi olmadığı için ondan ayrılırken şimdi ne değişti diye çok düşünüyor Edenin dediği gibi "O zaman yazmıştım ben onları" kitapta altını çizdiğim bir çok yer oldu şuan umarım sevdiğiniz bi kitap olur .
Edebiyat
Martin EdenJack London · Koridor Yayıncılık · 2020135,3bin okunma
Puan vermedi·125 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 22:33
Dikkattt!! feminist damarınız kabarabilir.. Aslında tam bir kitap değil daha çok kadınlar ve yazın hakkında konuşma yapmak için yazılmış raporlardır. Ancak Virginia o kadar güzel anlatmış ki neden kadınların büyük yazarlar olamadıklarını. Olamadıklarını diyorum çünkü kitabın adından da anlaşılacağı üzere kadınların hiç kendine ait bir odası olmadı. Evet bir kadının iyi yazar olması için sadece ona ait olan bir oda olmak zorunda. Dünya keşmekesinden sıyrılıp yazılarına, kendine vakit ayırması için de biraz da zamana tabi.. Sadece oda yetmez değil mi? Kadın ev işleri, yemek yapmak,çamaşır - bulaşık yıkamak dışında bir aktivitesi olmayan, eşi eve geldiğinde onunla ilgilenen, çocuk yapan bir objeden ibaret görüldü uzun bir süre. Neyseki eskiye binaen bi çok yok katettik.. Ve sadece bundan da bahsetmiyor elbette yazarımız. Kadınların kadın gibi yazdıklarında yazın dünyasında ne kadar küçümseyici ve bayağı görüldüklerine de dikkat çekiyor. Ama kadınlara da sesleniyor bir yandan: "Kadınlar erkekler gibi yazsalardı binlerce kez yazık olurdu. Dünyanın devasalığını ve çeşitliliğini göz önünde bulundurursak ve eğer iki cinsiyet yetersiz geliyorsa,sadece bir cinsiyetle nasıl yetinirdik?" diyor Virginia... Son olarak şunları da eklemek isterim. Yazarın anlattığı yazın dönemini biraz geride bıraktık evet peki kadının değeri henüz tam olarak anlaşılmış mıdır? Kadının ikinci plana atıldığı, şiddet gördüğü, hatta tecavüz edilip yakıldığı bir toplumda ne yazıkki kadının istediği gibi yazmasından söz etmemiz mümkün değil. Kadınların yazın dünyasında söz hakkı olması için toplumdaki değerinin bilinmesi gerekir. En son Virginia şöyle sesleniyor:"Yazın erkekler ne der diye düşünmeden yazın!"
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Toptan Kitap · 202048,3bin okunma