Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi’ne “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” diye başlıyor. Irene Nemirovsky, Yanılgı’yı “İşte böyle, işte bu kadar, artık bitti. Ve ben bunun mutluluk olduğunu bilemedim.” diye bitiriyor. Biri başlangıçta diğeri bitişte yazmış olsa da çıkarılan sonuç ortak. Yaşanılan anın güzelliğini ancak yaşadıktan sonra anlıyoruz. O anı bir daha aynı duygularla veya aynı kişiyle yaşayamayacak olmanın getirdiği farkındalıkla baş başa kalıyoruz. Ve gün geliyor o mutluluk insanın içinde özleme dönüşüyor.