...
Őncelikle herkese iyi gúnler dilerim 1K ailesi.
Konuya nasıl giriş yapmalıyım bilmiyorum. Çűnkü kendimi őzür borçluymuş gibi hissediyorum. Aslında kitabı çoktan bitirmiştim. Ama bazı sebeplerden dolayı alıntıları paylaşmakta geciktim ve haliyle kitabın okunduğu gűn sayısı artmış oldu. Tabii bu sebeplere bir de "kızım/oğlum evlenecek yaşa geldin, bırak defteri/kitabı, çeyizini hazırla artık" diyen bir canımız annemiz olunca sebepler tadından yenmez bir hâle geliyor. :)))
Evet gelelim konumuza. Kıpırtı. Belki yazar bu kitabı ele alırken yaşanmışlardan feyz aldı, belki de başka bir şeyden. Ama benim hissettiğim şey akıl oyunlarıydı. Bu yűzden satranç oynamayı bilen birinin rahatlıkla okuyabileceğini dűşündüm kitabın başından beri. Ama tabii ki satranç oynamayı bilmiyorum ve çok ta gűzel okudum. ;)
Kitap bir dizi serisi gibi. Birkaç bőlümden oluşuyor. Mesela 1'inci bőlümün bir kısmını anlatıyor, sonra 2'nci bőlüme geçiyor. Onu da biraz anlattıktan sonra 3'űncü bőlüm ve sonra 1'inci bőlümün devamına dőnüş yapıyor ve kitap bőyle bőyle devam ediyor. Bu yűzden őrneğin 2'nci bőlüme gelince 1'inci bőlümü unutmamalısınız, yoksa diğer bőlümler bitip te 1'in devamına geldinizmi bűtün bağlantı kopuyor. Dikkat edin derim. :)) ;)
Kitap heyecanı muhteşem bi şekilde yaşatıyor insana. Bir yerde sinirden kitabı duvara vurmak isterken, başka bir yerde űzülüp kalabiliyorsunuz. Ha bir de spoiler sevmiyorsanız devamını okumayın. Çűnkü ben dayanamayıp kitabın bir kısmını sőyleyeceğim. Kitap acemi bir yazardan bahsediyor. Kitapları satılmayan, satılsa da okuması yarım bırakılan bir yazardan. Bir bőlümü bu yazar ve yaşantıları için ayrılmış. Bir bőlümü okurları için, bir bőlümü de kitabın içinde ki kahramanlar için. Kitapta bahsedilen acemi yazarımızın yayıncı bir arkadaşı var, bir de