Zamanında birisi ona, hayaletin bir ölü olan ve hiçbir duyusu olmadığı için de ölü olduğunun farkında bile olmayan bir insanın ruhu olduğunu söylemişti.
At vuruldu; içim paramparça Rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de, çiğnetemem kimseye gururumu
İstenmediğim yeri sessizce terkederim
Hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker , giderim.