Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir.
Artık çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda umusuzlusun zirveye vardığında, rüzgar hızıyla her şey değişir, altüst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yaşantının içinde bulursun.
Neşe, evet, en çok özlediğim şey bu olmuştur. Sonraları mutlu oldum, ama mutluluk neşenin yanında güneşin yanında bir elektrik lambası gibidir. Mutluluğun hep bir nesnesi vardır, birşeyler yüzünden mutlu olunur, varlığı dışardan bir olaya bağımlıdır. Oysa neşenin nesnesi yoktur. Belirgin olmayan bir nedenle sarar seni, varlığı güneşe benzer, kendi yüreğinin ısısıyla yakar.
Gün bugün, dakka bu dakka... Bir ömür bir anlık soluktur. Şu oluktan akan sudur. Bir an. Su bir duracak akmayacak. Ben gökyüzüne bakacağım, gökte iki yıldız çatışacak. İşte bütün bir ömür bu bir andadır.
Bilim verdiği sözleri yerine getiremedi. Verimlilik ve kolaylık vaatleri, kirlilik ve kaostan başka bir şey getirmedi. Bizler yok olma yolunda ilerleyen kopuk ve ümitsiz türleriz.