"Hayır; Doktor Breuer, ben ümitsizlik içinde, hayatına son verme gibi ciddi bir tehlikeye karşı karşıya olan bir dostumdan söz etmiştim. Sizden iyileştirmenizi istediğim Nietzsche'nin bedeni değil, ümitsizliğidir.
Bir baba, oğlunu seve seve büyütür. Bin belasını çekmiştir. Oğlu "tercihlerinin sorumlusu" denilecek dereceye gelince babasını beğenmez olur. Yalnız beğenmemekle de yetinmez. Belki de onu ölüm döşeğine düşürür.
İşte vaktiyle oğlunu canı gibi sevmiş olan o babaya şu halde can düşmanının kim olduğunu sormalı. Göstermeye gücü kalmışsa kimi gösterir?