“Acıyıp acımadığımı mı soruyorsun? Cevabım hayır: Artık acımıyorum. Çok ağır gelse de, cezalandırıldığı andan itibaren rahatlamıştır. Dün zavallı atı (oyuncak) parçalayıp şömineye attığında çok mutsuzdu. Evdeki herkes atı ararken o her an, her dakika, şimdi bulacaklar, şimdi buldular diye korku içindeydi. Korku cezadan daha ağırdır, çünkü ceza bellidir, az da olsa çok da olsa korkunç belirsizlik kadar, gerginliğin o sonu gelmez dehşet vericiliği kadar kötü değildir.”