Dilek Tasmir

Dilek Tasmir
@dilektasmir
İnstagram @dileksmir
Puan vermedi·184 syf.··
2025 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 22:37
Herkese merhabalar Irmak Zileli'nin Simdi Buradaydı adlı roman psikiyatrist Birkan ile danısanı gazeteci Yankı'nın terapi seansları ekseninde ilerleyen; gecmis-şimdi ve gelecek arasında güçlü bağlar kuran yoğun bir psikolojik gerilimdir. Romanın anlatım tekniği özellikle dikkat cekicidir. Gerçek ile zihinsel kurgu arasındaki sınırların sürekli bulanıklastığı eserde bölüm ayrımlarının bulunmaması, metnin durmaksızın akmasını sağlar. Bu tercih, okuru zorlasa da dikkatini her an diri tutan bir deneyim sunar. Diyaloglar, ic sesler, kesintiler ve hatırlama akışlarıyla örülü bu yapı, bilinç akışı tekniğinin tüm ağırlığın hissettirir. Zileli bu romanda cocukluk travmalarını ebeveyn-çocuk iliskisindeki yaraları, kayıp baba figürünü ve baskın annelerin gölgesini etkileyic bir dille ele alır. Yazar, kötülüğün kaynağını dışarıda değil; bireyin içinde, aile yapısında ve toplumsal baskılarda arayarak karanlığın içeride keşfedilmesi gerektiğini vurgular. 2025 perspektifiyle bakıldığında yenilikçi anlatım ve bilinç akısının basarılı kullanımıyla yazarın edebi yükselişine işaret eden bu eser, kurtuluşun belirsiz bırakıldıpı finaliyle son sayfasına kadar zihni açık tutan, sarsıcı bir atmosfer yaratır.
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,390 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·224 syf.··
2025 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 11:47
Mahalleden Arkadaşlar, Selçuk Aydemir'in 90'lı yılların tozlu sokaklarına, çocukluğun masum yaramazlıklarına ve mahallenin unutulmaz karakterlerine açtığı nostaljik bir kapı. Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı çocukların gerçekten çocuk olduğu o dönemi hem komik hem de içten bir dille anlatıyor. Küçük bir mahallede "mahallenin reisi" İsmet'e hayran bir çocuğun, onun gözüne girmek için yaptığı bin bir türlü numara, arkadaşlarıyla kurduğu kendi çapındaki çete, yedikleri kazıklar, hayal kırıklıkları ve saf rekabetler kitabın mizahını canlı tutuyor. Aydemir, 9 yaşındaki hâlini anlatırken sadece komik anılar değil, aynı zamanda dönemin mahalle kültürünü, bakkalıyla, sahadaki maçlarıyla, terk edilmiş evleriyle, amigalarıyla, civcivleriyle, o yılların sinema alışkanlıklarıyla birlikte yaşayan bir atmosfer sunuyor. Okurken insanın icini hem eălendiren hem de "Bizim mahallede de böyleydi..." dedirten bir gerçeklik hâkim. Benim gözümde kitap; samimiyeti, doğal akışı ve sıcak mahalle enerjisiyle okuru hemen icine çeken, yer yer kahkaha attırıp yer yer o eski günleri özleten bir büyüme hikâyesi. Çocukluğunu 90'larda geçiren herkes icin tatlı bir zaman yolculuğu; genç okurlar içinse mahalle kültürünün sahici hâlini tanıtan keyiflli bir anlatı. Kısacası; mizahın, nostaljinin ve anıların iç içe geçtiği, eğlenceli ve dop dolu bir kitap. Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum
Mahalleden ArkadaşlarSelçuk Aydemir · Sayfa 6 Yayınları · 20155,6bin okunma
1/10
·524 syf.··
2025 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 19:04
Herkese merhabalar. Çok sevilen ama bir o kadarda çok eleştirilen bir kitap yorumuyla geldim. Bu kitabı ne yazık ki severek okuyamadım Roman boyunca anlatılan ilişki, bir ask hikâyesinden çok, bir adamın saplantılı duygularının uzun bir kaydı gibi hissettirdi Kemal'in Füsun'a duyduğu şey sık sık "aşk" olarak adlandırılsa da, davranısları daha çok sahiplenme, takıntı ve kontrol etme isteğiyle şekilleniyor. Bu da romanın temel dinamiğini doğal bir duygudan uzaklastırıp rahatsız edici bir noktaya taşıyor. Hikâyede özellikle cinselliğin bu kadar detaylı ve yer yer ölçüsüz sekilde anlatılması da beni oldukça zorladı. Bu bölümler hem gereksiz detaylıydı hem de anlatının bütününde bir samimiyet değil, bir rahatsızlık hissi yaratıyordu. Ayrıca bekaret meselesi de romanda tuhaf bir sekilde hem önemseniyor hem de önemsizlestiriliyordu. Bu çeliskili yaklasım karakterlerin duygusal karmaşasını derinlestirmek yerine, hikâyenin odağını bulanıklastırıyor ve okurda mide bulandıran bir etki bırakıyor. Bir diğer problem ise kadın karakterlerin çoğunun Kemal'in bakısına sıkısıp kalmasıydı. Onların kendi sesleri, düsünceleri ve duyguları geri planda bırakılırken, anlatının merkezinde sadece Kemal'in arzuları ve iç hesaplasmaları kalıyor. Bu da romanı tek taraflı ve dengesiz bir hale getiriyor. Her ne kadar istanbul'un nostaljik atmosferi dönemin kültürel yapısı ve sınıf iliskileri romanın arka planını zenginlestirse de, bu güclü çerçeve bile anlatıda problemli sekilde romantize edilen saplantıyı masumlastırmaya yetmiyor. Sonuc olarak, edebi diline rağmen, saplantının aşk gibi sunulması, cinselliğin rahatsız edici detaylarla anlatılması ve kadınların arka plana itilmesi sebebiyle Masumiyet Müzesi ile bir bağ kuramadım ve okumaktan keyif alamadım.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2025 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 23:48
Herkese merhabalar. Bugün sizlere anlatması da okuması kadar zor bir kitaptan bahsedeceğim Sezgin Kaymaz'ın Kün romanı, adını Arapça "0l!' anlamına gelen kelimeden alıyor. Bu yüzden ilk basta tasavvufi bir roman okuyacağımı düşündüm ama açıkçası beklentilerimi tam olarak karşılamadı. Kitabın dili oldukça farklıydı; Konya ağzı, yoğun diyaloglar ve argo kelimeler okumayı benim için biraz zorlastırdı. Baslarda karakterleri ve olayları anlamakta güçlük çektim. Anlatımın karmasık yapısı ve bazı tekrarlar da okuma sürecimi yavaslattı diyebilirim. Roman, kücük bir çocuk olan Ömer'in etrafında sekillenen olaylar üzerinden din, aile, vicdan, zorbalık ve sevgi gibi derin konulara dokunuyor. Hüdai Ağa'nın şefkati, Muzaffer Hoca'nın vicdanı, konusabilen köpek Çeto'nun saflığı ve Ömer'in acılarla dolu çocukluğu bir araya gelince oldukca sıra dısı bir hikâye ortaya çıkıyor. Eserde konuşan köpekler, yaşayan ölüler ve gerçekleşen rüyalar gibi fantastik ögelerle birlikte yer yer inanç-inançsızlık tartısmalarına da tanık oluyorsunuz. Bu yönüyle düsündüren, farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Kısacası, Kün benim için kolay bir okuma olmadı ama kesinlikle özgün bir eserdi Mutlaka sevenleri olacaktır, fakat ben o bağı kurabilen okur olamadım. Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum...
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 20231,755 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 12:36
Herkese merhabalar Son zamanlarda sürekli sosyal medyada karsıma çıkan bir kitap yorumuyla geldim. Kitapla ilgili beklentim oldukça yüksekti ama ne yazık ki okuduktan sonra bu beklentiyi tam anlamıyla karşılayan bir kitap olmadı benim için ama yine de kitabı sevdim. Bahcıvan ve Ölüm; babalar, bahçeler ve asla kurumayan kökler üzerine yazılmıs bir ağıt... ölümün ardında kalan tohumlar ve büyümeye devam eden anılar... Yazar, hayatının uzun bir dönemini bahcesine adamıs olan babasının ölümü ve bu telafisi imkansız kayıp karşısında hissettiklerini samimi ve siirsel bir dille aktarmıs. Kitabın icinde derin bir hüzün var: ancak bu hüzün, yasamın döngüsüyle ve sevmenin, hatırlamanın gücüyle dengelenmiş. Yazar, yas sürecine olumlu bir katkı olarak, gideni kelimelerle ölümsüzlestirmeye çalışmış. Fakat anlatım yer yer dağınık ve ağır ilerliyor. Bu da kitabın duygusal yoğunluğunu zaman zaman gölgede bırakıyor. Bazı bölümlerinde gerçekten etkileyici imgeler ve derin anlamlar bulunsa da, genel olarak metinle aramda bir bağ kurmakta zorlandım. Yine de ölüm, hatırlama ve kabullenis üzerine düşündüren, siirsel atmosferiyle iz birakan bir okuma deneyimi sundu diyebilirim. Siz okudunuz mu bu eseri? Veya okumayı düşünüyormusunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma