Dila Manga

"Rutin, mutsuzluğun bir başka ismi. Mutsuzum, öyleyse varım diyorsun. Başka insanlarda varlıklarını dertleriyle tarif eder, hiç durmadan, saplantılı bir şekilde çocukları, eşleri, okulları, işleri, dostlarıyla olan sorunlarını anlatırlar. Bir an olsun durup ben varım diye düşünmezler. Olmuş ya da olacak olanların ürünüyüm ama sonuçta varım. Bir kabahat işlediysem düzeltirim en azından özür dilerim. Doğru birşey yaptıysam bu da mutluluğuma mutluluk katarak bugünle bağımı kuvvetlendirir. "
Sayfa 21·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Beni iyi dinle kızım. Hep yanında olamayabilirim senin. Ruhum seninle olsa bile, kim bilir belki erken veda eder bedenim. Dünyanın bin bir türlü hali var kızım ve insanların bin bir yüzleri. İnsanlara adım atmadan önce emin ol kızım, niyetlerinden, samimiyetlerinden, gizlediklerinden. Dostun az, mesafen ise çok olsun insanlarla. Bana sarıldığın gibi, kendine sarılmayı da öğren. Her canın yandığında bana koştuğun gibi, ayakta durmayı da öğren. Sana sevgiyi anlattığım kadar belki anlatamadım kötülüğü. Ama hislerine güven kızım. Şüphe duyduğun her şeyden uzak dur. Sana ellerimin sıcaklığını ve gözlerimin sevgi dolu bakışlarını bırakıyorum. Bir gün bir erkeği sevecek olursan eğer, gözlerinde bu derinliği ve içinde bu sıcaklığı ara kızım. Sana duam o'dur ki ; ben seni Allah'ın bir hediyesi gibi sevdim, benden sonra da seni öyle sevsinler kızım... Uğur Gökbulut
''Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.''
Siyaset
1000 Kitabı keşfedeli yaklaşık 1,5 yıl oldu. Şahsım adına kitapları sevdiğimi, okumaktan zevk aldığımı düşünen biri olarak böyle bir oluşumu gördüğümde çok sevindim. Bir çok arkadaşıma anlattım ve bir çok arkadaşımın üye olmasına vesile oldum. Çünkü platform çok güzel, bol bol kitap oluyor, okuduğun kitapları takip ediyor, diğer okurların okuduğu, yorumladığı kitapları takip ediyorsun. Elimden geldiğince siteye girip incelemelerde bulunuyorum ve bugün bir şey keşfettim şikayet kısmı; bir şikayet edilen yorum, alıntı vb. bir şey var ama şikayet eden gizli, sonra birileri bu şikayeti değerlendiriyor ve alıntını ya da yorumunu her ne ise kaldırıyor. Şimdi bu konuda kafama takılan birkaç soru var. Zülfü Livaneli’nin Orta Zekalılar Cenneti adlı kitabından yaptığım alıntımın mükerrer olması sebebiyle şikayet etmiş. Kitabın alıntılarını inceliyorum topu top dört tane alıntı var ve benim alıntımdan farklı. Farzedin ki aynı olsaydı ne olurdu. Benim hoşuma gitmiş beğenmişim diğer okurların da okuması için paylaşmışım. Kaybımız nedir burada. Şikayet eden arkadaşın hangi hakkını ihlal etmişimde şikayet etme ihtiyacı duymuş? Telif Hakkına mı girmişim? Beğeni sayısını mı düşüreceğim? Arkadaşlar benim beğeni almak gibi bir kaygım yok beğeni almak için alıntı paylaşmıyorum, beğeni almak için kitap okumuyorum ve kitap yorumlamıyorum. Kitap okumayı sevdiğim için bu platformda varım. Belki yorumlarım yüzeysel kalır, kitabı tam anlatamaz. Bende takip ettiğim bazı arkadaşlarım gibi kitapları güzel yorumlamak isterim.Ama elimden gelen bu. Tabiri caizse sekiz beş mesaisi olan bir çocuklu bir anne olarak elimden geldiğince kitap okumaya, okuduğum kitapları yorumlamaya çalışıyorum. Yetersiz kalıyor olabilirim. Beğenmeyen okurlar takip listesinden çıkarabilir ve kolaylıkla paylaşımlarımı ve