Ancak kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan bir adamın karşısındaki kişinin kanını son damlasına kadar nasıl büyük bir açgözlülükle emebileceğine dair ne yazık ki hiçbir fikrim yoktu.
Özdemir Asaf
"Ben sana hep üşüyordum,
çünkü kıştım.
Nakıştım, bakıştım.
İnkar etmiyorum da bunu, seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
Ve lütfen inkar etme sana en çok ben yakıştım."
Özdemir Asaf
Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda.
Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün, saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı düşün. Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne. Birazdan kapıdan içeri gireceğimi düşün. Şaşırtmayı severim, biliyorsun. Bu da sana son sürprizim olsun.
"Tanrı'nın birçok eli vardır. Her ağaç, her çiçek, her ot, deniz, gökyüzü, gökyüzündeki bulutlar bütün bunlar Tanrı'nın elleridir. Onları tutabiliriz, varlığına sevinebiliriz ama kalkıp da Tanrı'nın eli benim elimdir diyemeyiz."
Düşünce yapımızı, hayattaki doğrularımızı, inançlarımızı, kendimizi nasıl teknoloji çağı ve moderniteyle kandırdığımızı apaçık gösteren bir kitap. Birçok kez kendinizi sorgulayacağınız bir kitap, okunulması gerektiğini düşündüğüm başarılı bir yapıt.
Sadece birkaç alıntı
"Tanrı'nın birçok eli vardır. Her ağaç, her çiçek, her ot, deniz, gökyüzü, gökyüzündeki bulutlar bütün bunlar Tanrı'nın elleridir. Onları tutabiliriz, varlığına sevinebiliriz ama kalkıp da Tanrı'nın eli benim elimdir diyemeyiz. Bizim dilimizde' lau' benim demektir ama aynı zamanda da senin demektir. Oysa papalagi'nin dilinde bu senin ve benim gibi aynı anlama gelen tek bir söz bile yoktur."
" Bir Avrupalıya sevginin tanrısından siz edecek olsan, yüzünü buruşturur ve güler. Senin düşüncenin yalınlığıyla alay eder. Ama pırıl pırıl bir yuvarlak metal ya da koca ağır bir kağıt uzatacak olursan o an gözleri parıldar ve dudaklarının arasından salyalar akar. Onun sevgisi paradır, tanrısı paradır."