Her yükseliş ve bir üst kata çıkış, terk edilen kattaki alt kişiliğimizin "ölümünü" temsil eder. O zaman usulca o kata inip, o rolü oynayan oyuncunun kulağına sevgi, anlayış ve muhabbetle "Evet, sen bensin, ama ben sadece sen değilim" diyerek hayatımızda o rolün hükmüne son verebiliriz. İşin ilginç yanı böylece hem onu aslında nefret ettiği bir varoluş tarzından kurtarmış hem de kendimize bir yükseliş imkânı sunmuş oluruz! Rolün yani alt kişiliğin terk edilmesindeki en büyük engel, bir üst katın varlığını bilememek, yani rol giderse "boşluğa düşerim" kaygısıdır. Halihazırda öğretilen nefs ilmi (psikoloji), içimizde var olan potansiyele işaret etmediği için, ne yazık ki bizler rollere, hâllere kilitlenip kalırız. Bir başka deyişle, bir üst katın varlığından habersiz olan modern psikoloji bilimi, bir bakıma bu kaygıyı tasdik etmiş olur.