Hatice

Her yükseliş ve bir üst kata çıkış, terk edilen kattaki alt kişiliğimizin "ölümünü" temsil eder. O zaman usulca o kata inip, o rolü oynayan oyuncunun kulağına sevgi, anlayış ve muhabbetle "Evet, sen bensin, ama ben sadece sen değilim" diyerek hayatımızda o rolün hükmüne son verebiliriz. İşin ilginç yanı böylece hem onu aslında nefret ettiği bir varoluş tarzından kurtarmış hem de kendimize bir yükseliş imkânı sunmuş oluruz! Rolün yani alt kişiliğin terk edilmesindeki en büyük engel, bir üst katın varlığını bilememek, yani rol giderse "boşluğa düşerim" kaygısıdır. Halihazırda öğretilen nefs ilmi (psikoloji), içimizde var olan potansiyele işaret etmediği için, ne yazık ki bizler rollere, hâllere kilitlenip kalırız. Bir başka deyişle, bir üst katın varlığından habersiz olan modern psikoloji bilimi, bir bakıma bu kaygıyı tasdik etmiş olur.
Reklam
Sadece bağımlılığı değil, diğer patolojileri de, mesela depresyonu, belli bir nefs konumunda bazı hâllere takılıp kalmak olarak da görebiliriz. Nefs ilminin bizlere sağladığı en büyük avantaj, her durumda bir üst katın varlığını bilmektir. Oysa Batı psikolojisi bu katlara sistematik olarak vakıf olmadığı gibi, üst katlara çıkan "asansörün" varlığından da habersiz. "Dikey" gelişim imkanı teşvik edileceği yerde, içinde yaşanılan kattaki daireyi süsleme yoluna gidiliyor. Orada yaşayan alt kişilik azdırılarak ahlaki bir relativizm ile hedonizm, narsisizm ve egoizm destekleniyor.
Ebû Hüreyre radıya'llahu anh'den şöyle rivayet edilmiştir: Resûlüllâh sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “İyi işler(i işlemeğ)e koşuşun. Çünkü yakında karanlık gecenin (birbirini izleyen) parçaları gibi (tevali edecek) bir takım fitneler vuku bulacak. (Öyle ki) bir adam sabah mü'min, gece kâfir olur. Gece mü'min, sabah kafir olur. (Zira o) dünya malı karşılığında dinini satar.”
Allah'tan razı olan kimse kendi ile ve başkaları ile ilgili bütün durumlarda Ona uyar. O, Allah'ı sevmiş, Allah da kendini Ona tanıtmış, ömrünün geriye kalanında, dilediği yolda onu kendine yoldaş edinmiştir. Onu başarıya ulaştırır, zâtına yaklaştırır ve şaşırıp darmadağın olduğu zaman ona, Musa'ya (a.s.) dediği gibi, "Ben senin Rabbinim" der.
Elli ikinci sohbet
Allah'a kaçın. İnsanlardan, dünyadan ve Allah dışındaki herşeyden uzaklaşın. Kalplerinizle Ona yönelin. Allah (c.c.) "İyi biliniz ki bütün işler Allah'a döner" buyuruyor. Oğlum! İnsanlara kalacakları (beka) gözüyle değil, yok olup gidecekleri (fena) gözüyle bak. Onlara yarar ve zarar vericiler olarak değil, âcizler ve zeliller olarak bak. Allah'ı tevhid et, Ona güven ve çoktan bitirmiş ve son sözü söylemiş olduğu işlerde boşuna didinip durma. Dünyanın ve dünyadaki göz önünde olan bütün varlıkların işlerini Allah çoktan bitirmiş, kararını vermiştir. İnsanlar ve debelenip durdukları bütün işlerin hakkındaki karar da çoktan verilmiştir.
Reklam