"Ne oldu, yüzün gözün kaymış, baban mı, o değil mi, odur," dedi.
Aziz Baba'nın durup dururken birden babası ile ilgili işkillenmesine çok şaşırarak, "Nerden bildiniz, nasıl?" diye sordu.
Baba bir kahkaha atarak, "Ulan ben neyim, benim betim benzim neden atar, Allah'tan korkmam, peygamber gerçekte kimdir bilmem, evliya tanımam, ins-ü cin bilmem, ya anamdan ya babamdan yada evliysem de karımdan kocamdan korkarım, diyeceğiniz yerde, efendi nasıl bildi görüyor musun, diyorsunuz," diye kahkaha ile gülerek,
"Yahu sizi biliyorum, daha ne bileyim, senin mübarek yüzünü solduracak, uykunu kaçıracak başka şey var mı, ha?
Sizi bilmekten vallahi böyle ins seviyesinde kalıyorum, cine tırmanamıyorum, cin beni beğenmiyor yahu. Sana bir şey söyleyeyim mi, bu devirde mürşitlik de çok kolay, vallahi çok kolay, o yüzden zaten büyükler kayboldu, ne olsan yeterince büyüyemezsin bu tarlada, ihvan da mürşidi büyütür, beni kim büyütecek bu kabak tarlasında?" diye bağırdı. Bütün ihvan bön ama şeyh allame olur mu, olmuyor işte.