Hatice

"Gece açan çiçekler" dedi Nihal. Kokuyu içine çekercesine gözlerini kapadı. "Halide Ablam gece açan çiçekleri severdi. Onun için bahçeye, odasının penceresinin hemen altındaki duvarın dibine akşamsefası ekmişti. Karanlık çökünce odası güzel kokularla dolardı." "Neden acaba?" diye araya girdi Zeliha, "gün boyu koku saçan çiçekler daha güzel değil mi?" "Gece açan çiçek mi varmış? Hiç duymadım" diye söylendi Cihangir. Nihal'in garibine gitti. Bir süre abisinin yüzüne baktı. Acıyor muydu ona, yoksa öfkeleniyor muydu? Sonra yeniden Zeliha'ya döndü. "Halide Abla geceleri yaşamayı severdi. Kendi yalnızlığına ortak olsun diye gece açan çiçekleri sevdi hep. Kim bilir belki de kendine benzetiyordu o çiçekleri.”
Reklam
Gerçeği örtmenin en kolay yolu, bir parçasını diğer parçalardan daha görünür kılmak.
Mumları seven insanlar yaşadıkları anın kıymetini bilirler. Mum karanlığın içinde süzülen, narin ruhlu insanların duyabildiği, içli ve ağır bir şarkıdır.
Karşılaşmaların ve kopuşların sonsuz tekrarından ibaretti hayat.
Reklam