Çok istemek kadere karşı gizli bir başkaldırıdır. Kaderin çoğu zaman insandan beklediği tutku ve arzu değil, sabır ve teslimiyettir. Yüksek arzular, yüksek sınanmalar anlamına gelir. Büyük ve derin tutkuların ödenmesi gereken ağır bedelleri vardır.
Resim yapmayı hiç bırakmamıştım. Çok az insan kabiliyetime şahit olmuştu. Nedense herkesten saklamaya çalışıyordum. Beyazıt Meydanı'nın hemen arkasında bir mücellithanede işe girdim. Elim bu işlere yatkındı, ıstaka, iskarpela, testere, iğne, eğe elime yakışıyordu, ustam fevkalade memnundu. Kitapları, tezyinatı, tezhipleri seviyordum; neredeyse ölmeye yüz tutmuş kitabın sayfalarını bir araya getirmek, tabiri caizse ona can vermek bana müthiş bir haz veriyordu.
GAZEL
Halka ağzın sırrını her dem kılar ızhâr söz
Bu ne sırdır kim olur her lahza yokdan vâr söz
Artıran söz kadrini sıdk ile kadrin artırır
Kim ne mikdâr olsa ehlin eyler ol mikdâr söz
Ver söze ihyâ ki tuttukça seni hâb-i ecel
Ede her sâ'at seni ol uykudan bîdâr söz
Bir nigâr-i anberîn-hatdır gönüller almağa
Gösterir her dem nikâb-i gaybdan ruhsâr söz
Hâzin-i gencîne-i esrârdır her dem çeker
Rişte-i ızhâra bin bir gevher-i esrâr söz
Olmayan gavvâs-i bahr-i ma'rifet 'ârif değil
Kim sadef terkîb-i tendir lü'lü'-i şehvâr söz
Ger çok istersen Fuzûlî 'izzetin az et sözü
Kim çok olmakdan kılupdur çok 'azîzi hâr söz
Fuzûlî
Konakta kilitli tek bir oda var. On altı yıldır kimsenin açmaya cesaret edemediği bir kapı. Annem kilitledi odanın kapısını. Konağın bir parçasını unutulmanın ve suskunluğun izbe karanlığına terk etti. Ailemizin birbirine dolanıp da bir türlü ayıramadığımız hatıra yumağını oraya tıkıştırdı. Kabahatlerimizi, günahlarımızı, sırlarımızı kullanılmayan eşyalar gibi odaya yığdı. Kapıyı kilitleyince zamanın geriye döneceğini, iç ağrılarının dineceğini, ölü mevsimlerin bahara döneceğini hayal etti. Kilitli kapılar simsiyah akan hatıra nehrini engelleyemedi. Şimdi birisi o kapıyı açmalı ve o derin yarada biriken bütün irinlerin akmasını göze almalı.
Bu gece Canfeda Konağı'nın kilitli odasının açılma vakti geldi. Annem artık yok, o bedeli ödemek bize düştü. Bana ve kardeşlerime.