Hatice

“Sen cihâdı red mi ediyorsun?” “Hâşâ! Cihad, Müslüman'a eza edildiği, Allah'ın sözleri engellendiği zaman farzdır. Çin fagfuru öyle edermiş; Müslüman'a eza, cefa edermiş, sen beni bu Ankara'ya çekmeseydin ben onun işini görmüş olacaktım. Ama yine de ilk firsatta üzerine varacağım. İşte ben buna cihad diyorum." Yıldırım: "Kanına girdiğin o kadar Müslüman'a ne diyorsun?" Timur: "Bunların cihatla ne alakası var? Bunlar benim hâkimiyetimi tanımadılar. Kâfiri cehenneme, Müslüman'ı da cennete gönderdim."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Timur yüzünü küçümseyen bir edayla buruşturdu. "Hep aynı şeyi söylüyorsun. Nedir sence gaza?" "Allah'ın adını imansız topraklara götürmek gerektir." Timur bu cevaba şaşırmış gibi ellerini iki yana açtı. "Hangi imansız topraklar? Cihanda bir şeylere iman etmeyen bir kavim mi var?" “Allah diye üç ayrı şeye iman ediyorlar. O sultanın buna razı olması mümkün müdür?" .. "Kâfirleri küfürde tutan, imana şahit olmayışlarıdır. Burada mesuliyet, onları karanlıklarda bırakanlaradır. Kur'an'ı, camiyi şehirlerine taşımanın yolu cihattan başka nedir? Ben ve benim âlimlerim deriz ki; bu mekânın İslamlaştırılmasıdır. Bu saatten sonra küfürde israr eden, mesuliyeti kendi üstüne almış olur.”
"Artık ye!" Elini ete uzatıp bir parça kopardı. Ete böyle yumuşak davranması Timur'u gülümsetti. "Çok kibarsın!" "Sen de öyle." Yeniden gülümsedi ve kadehine şarap doldururken konuşmaya devam etti. "Ne sen, ne de ben kibar değiliz. Kibarlık vezirlere lazımdır. Hakan, Tanrı'nın celal sıfatı gibi olmalı, veziri ise cemal... Hakan celal sıfatıyla korkutacak, vezir cemal sıfatıyla, hakanın şiddette aşırı gitmesine engel olacak. İkisi de şedit olursa devlet mahvolur, ikisi de yumuşak olursa her yerde firsatçılara gün doğar. Hakan yumuşak, vezir şedit olursa, hakan vezirin oyuncağı olur. Senin öfken de, benim öfkem de yararlıdır. Ama vezirlerin, sana benim karşıma çıkmamanı, bu kadar öfkenin zararlı olacağını söylemediler mi?"
Timur: “Töre, Allah'ın tabiatta görmek istediği saflıktır. Bozkırın evlatları tabiatın saf ve tertemiz aracılarıdır. Tanrı'nın gazabını ve Tanrı'nın lütfunu onlar yayarlar. Eti, sütü, deriyi, peyniri, yoğurdu, kımızı şehre getiren onlardır, öküzlerinin, koyunlarının, keçilerinin dışkıları, çiftçinin tarlasına hayat verir. Göçebe olmasa şehirli olamaz. Dolayısıyla göçebe hayat veren, şehirli hayatı emen, tabiati, töreyi, saflığı ve temizliği bozandır. Tanrı hep şehir kavimlerini çarpmıştır. Ben şehirlileri çarpan töreyim. Benim şehirlerimde töre vardır. Tanrı onları çarpmasın diye.”
İnsan, küreleri hareket ettirenin 'Allah’ olduğuna inanır da, kendisini hareket ettirenin kendisi olduğunu sanırsa yozlaşmaya başlar. O zaman haddinin bildirilmesi gerekir.