Bay Gray tanrılar size cömert davranmış. Ama tanrılar verdikleri şeyleri çok çabuk geri alırlar. Önümüzde gerçekten yaşayabileceğiniz birkaç yıl var yalnızca. Gençlik geçip gittiği zaman güzellik de onunla birlikte geçip gider, o zaman birden farkedersiniz ki sizin için kazanılacak bir zafer kalmamıştır ya da birtakım sefil zaferlerle yetinmek zorundasınızdır, geçmişten gelen anılarınız ışığında yenilgilerden daha berbat görünen zaferlerle.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatın amacı kendini geliştirmektir. İnsanın kendi doğasını eksiksiz biçimde geliştirmesi... hepimiz işte bunun için buradayız. Bu günlerde insanlar kendilerinden korkuyorlar. Görevlerin en büyüğünü unuttular, bir insanın kendine karşı görevini. Elbette yardım etmeyi seviyorlar. Yoksulları doyurup dilencileri giydiriyorlar. Ama kendi ruhları aç ve açıkta. Bizim soyumuzda cesaret diye bir şey kalmadı. Belki de hiç bir zaman olmamıştı. Ahlakın temelinde toplum korkusu, dinin temelimde tanrı korkusu yatıyor ve bizi bu iki korku yönlendiriyor.
İyi etki diye bir şey yoktur Bay Gray. Bütün etkiler ahlakdışıdır… bilimsel açıdan ahlak dışı.
Neden?
Çünkü bir insanı etkilemek demek, o insana kendi ruhunu vermek demektir. Etkilenen kişi kendi doğal düşünceleriyle düşünemez ya da kendi doğal tutkularının ateşiyle yanamaz. Erdemleri kendisine gerçekmiş gibi gelmez. Günahları -günah diye bir şey varsa- ödünç günahlardır. Bir başkasının müziğinin yankısı haline, kendisi için yazılmamış bir rolü oynayan aktör haline gelir.
Her türlü bilgiye sahip bir adamın kafası ne korkunç bir şeydir. Antikacı dükkanı gibi, toz toprak içinde bir sürü şeyle dolu bir dükkan, eşyaların gerçek değerinin çok üstünde fiyatlar.