Gece vakti büyük bir şehre girdiğimde karanlıkta kümelenmiş bütün o evlerin her birinin içlerinde kendi sırlarını barındırdıklarını düşünürüm, her bir evin her bir odasında ayrı bir sır vardır ve bunların içlerinde çarpan her bir yürek de hemen yanı başındaki yüreğin bile bilmediği ayrı bir sır taşır içinde!
İnsan unutmaz, alışır demişti birisi.
Peki, arada bir rastgele çeşitli hatırlatıcılara denk gelip onu yad etmek unutmamaya mı dahildir yoksa alışmaya mı?
Öyle ya da böyle, hatırlanan kişi unutulmadığına mı sevinsin yoksa alışkanlıktan hatırlandığına mı üzülsün?
işte bunun cevabı tam bir muamma.
dmt
"Mükemmelliyetçilik beraberinde kaliteli yalnızlığı getirir."
Bu cümleyi bir arkadaşın tanıtım yazısında okumuştum.
Bir bakıma doğru, mükemmeliyetçi biri hiçbir şeyi kolay beğenmediği için, her zaman her şeyin en iyisinin olmasını istediği için ve çoğu zaman bu olmadığı için, gayet kaliteli bir yalnızlık geçirir. (Tabi bir süreliğine) Ama bu yalnızlık tercihli bir yalnızlık olmaktan çok zoraki bir yalnızlıktır. Çünkü yalnızlığın kaliteli olması ve daha verimli geçmesi için bundan keyif almak gerekir. Zoraki yalnızlık durumlarında kişi kendinden bile sıkılır. Belki ilk başlarda bunun farkına varmaz. Ama zaman geçtikçe bu yalnızlık işkenceye dönüşür ve kişi zihin hapishanesinde tıkılır kalır. Bu sefer inandığı doğruları bile sorgulamaya başlar ve aklının karmaşası ona o kadar yüksek bir tonda haykırır ki, kafasını duvarlara vursa dahi bu sesleri susturamaz. İçine hapsolduğu bu dünyanın adı yalnızlıktır. Artık önceden sevdiği hiçbir şey ona keyif vermez, ağzının tadı bile bozulur.Önceden hayata tutunmak için nedenler arayan insan artık bu nedenlerin tam tersini kendini soyutladığı hayat için düşünür. Beklentileri sıfıra düşmüş, yüzünde gülücükler eskimiş, gözlerinin ışıltısı gitmiş halde mutsuz ve monoton bir şekilde son nefesini vereceği günü bekler.
Oysa tercih edilerek kalınan yalnızlık öylemidir. Süresini kendin belirlersin. En meraklı olduğun alanlarda en iyi en verimli işleri bu sürede yaparsın. Yalnızlığın tadını çıkarır bunu kendin için bir fırsata çevirirsin. Enerjine kendin bile yetişemez, yorulduğunu, acıktığını çok geç anlarsın. Çünkü o kadar keyif alıyorsundur ki bu yalnızlıktan vucudundaki bütün hormonlar emrine amade bir şekilde sen ne istersen onu yapıyorlardır. Mutluluktan sesinin tonu bile değişir. Sinekten yağ çıkarır gibi hayattan mutluluk
Birinin kalbinde değilseniz, yanında olmanız hiçbir şey ifade etmez. Kalbindeysenizde ayrı olmanızın hiçbir önemi yoktur.
Diamon Eros
Tabi canım, sevişiyoruz ama görüşmesekte olur. Hiç önemi yok.
Dmt