Kitap toplam 203 sayfa. Ön söz, mukaddime, aforizmalar ve son iki sayfada iki adet şiir şeklinde bir yapısı var. Aforizmalar kısmı 1814 adet ve farklı dönemlerde kaleme alınmış olanlardan oluşuyor, yani bir derleme niteliğinde yani kitap. Aforizmalar çok keyifli, yazarın gözlem yeteneği çok yüksek. Hayatın her alanına dair tespitler var: Aşk, sanat, din, siyaset, toplum yapısı... Çok fazla aforizmada bir şeyleri eleştirme surumu söz konusu ve yer yer ironi tekniği kullanılarak yapılmış bu eleştiri işi. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve bazı aforizmalar bana, acaba bu yazar kadın düşmanı mı, diye sorgulattı çünkü "Bir kadın düşmanı demiş ki..." tarzında ve bir noktada cinsiyetçilik olarak adlandırılabilecek birden fazla aforizma mevcuttu. Kitabın bazı noktalarındaysa tam tersi şekilde, sanırım yazar cinsiyetçi değilmiş, diye düşündürten aforizmalar da okudum. Dolayısıyla işin sonunda yazarı cinsiyetçi ya da değil şeklimde kafamda etiketleme çabamdan vazgeçtim ve her aforizmayı yazarın salt gözlemi olarak değerlendirmeye karar verdim. Bunlardan ayrı olarak, söz konusu yayınevinin eseri günümüz Türkçesine çevirişinde hafif özensizlikler/hatalar mı vardı yoksa orijinal metinlerde veyahut diğer yayınevlerinin eserlerinde de aynı durum söz konusu mudur bilemiyorum ama bazı aforizmaları anlamakta, mantığını oturtmakta çok zorlandım. Birkaç aforizmadaki yazım hataları da akıcı şekilde okuma keyfini baltalıyordu. Dolayısıyla sırf aforizmalar içerdiği için çok kısa sürede kolayca okuyacağımı sandığım bu kitabı maalesef, biraz kendimi zorlayarak ve umduğumdan çok daha uzun sürede bitirebildim. 10-20 adet aforizmaya ise kitap boyunca birden fazla kez yer verilmiş olduğunu fark ettim. Aforizmalar genel olarak keyifliydi, çok fazlasının da altını çizdim ve bazı konularda da farklı