Özgür Dinçer Çalım

Özgür Dinçer Çalım
@dincercalim
'Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize?'
Puan vermedi·208 syf.·
2025 4. kitabı
Dino Buzzati
7.4/10 · 151 okunma
Reklam
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
ÇHD Hukuk Edebiyat okuma grubu vesilesiyle kitabı ikinci kez okudum. Bu öykü kitabından ikinci okumada daha çok etkilendiğimi belirterek başlayayım. 9 öykü var kitapta. Öyküler birbiriyle bağlantılı... Dikkatli okurların bu anlamda daha fazla seveceğini, beğeneceğini düşünüyorum. Ahiret ana / Ayten , Ruhiye / Ayten, Ferhat, Gani, Nedim , Şükran, Alger, Seyhan, Yılmaz /Yezras, Nazan, Neva ve Ahraz/Hevî... birbiriyle baglantılı kişiler ve çoğunlukla ikişer öyküde hikayelerini öğreniyoruz... Öykülerin birbirleriyle bağlanması nedeniyle bir sonraki öyküde bir önceki öyküdeki kişiye bakışınız da değişebiliyor. Bu bağlantı kitabı bir bütün olarak daha etkili yapmış. Karakter değişimini veya büyüyüp başka biri olmayi kısacık öykülerde etkili bir şekilde hissediyorsunuz. Birine iyi gelen bir deneyimin bir başkasına iyi gelmeyebilecegini de yine öykülerden öğreniyoruz... Kitabı Diyarbakır hikayeleri olarak ta okuyabiliriz. Hikayelerin çoğu Diyarbakır'da geçiyor. Ülkenin politik meseleleri daha çok yana hikaye olarak fragman şeklinde geçiyor. Boşlukları kendiniz doldurmalısınız. Bunun istisnası olarak konusu "intihara sürüklenen kadınlar" olan ve Seyhan'ın ana karakter olduğu "Aynalı Dolap" öyküsü gösterilebilir. Ki bu öykü bir yenilgi hikayesi olarak yer almıyor kitapta hatta sıradışı bir sekilde ilerliyor diyebiliriz. Bir diğer ilginç öykü "Yanık ekmek ucu" bir rehabilitasyon merkezindeki Neva ve Hevî bu öyküde yer alıyor. Bazı belirsizlikler var öyküde. Tam olarak nerede olduklarini ve neden orada olduklarını bilmiyoruz. Ancak hafızasıni kaybeden Neva'nın saçlarının bir kısmı yanmıştır. Kendisine hapishane isimleri sorulmaktadır. Bütün bunlar 19 Aralık operasyonu ve ölüm oruçlarını animsatmaktadır. Ancak tam olarak belli değildir. Neva, Grup yorum dinleyicisidir. Ayse
Yanımda KalEylem Ata Güleç · Yapı Kredi Yayınları · 2024194 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2024 8. kitabı
Barbarları beklerken'i yıllar önce okumuştum. ikinci kez bir okuma grubuya birlikte okudum. Üzerine birlikte konuşmak için oldukca iyi bir kitap... Sömürgeci faşist bir imparatorluğun bir sınır kasabasındaki sulh ceza yargıcı baş karakterdir. Hikaye onun ağzından anlatılmaktadir. Yer ve zaman tam belli değildir. Ulkenin guney afrika oldugu varsayilabilir ki zaman ise 18. Veya 19. Yüzyıl olarak dusunulebilir. Yine yargıcın bir adı yoktur hikayede. Yer ve zaman belirsizligi anlatılan hikayenin başka coğrafyalarda diger halkların başına gelebilecek bir sömürge hikayesi olduğunu düşündürmektedir. Ana hikaye imparatorluğun sükunet içindeki bu sınır kasabasına 3. büroda görevli bir albayın atanması ile başlar. İmparatorlukta çöllerden gelecek ve ülkeyi isgal edecegi düşünülen bir barbar saldırısı tehlikesinden bahsedilmektedir. Faşist baskıcı yönetimler tarafından sürekli başvurulan bir yöntem; düşman korkusu. Bu düsman asla gelmeyecektir. Bir taraftan sulh ceza yargıcının gunluk yaşamı, iç dunyası diger taraftan ise beklenen barbar saldırısı uzerine yapılan baskınlar çıkılan seferler romanda anlatılmaktadır. Yargıc iyi bir insan ise de barbar diye gözaltına alınan işkence edilen ve hatta öldürülenler ile ilgili birşey yapmaz veya yapamaz. Ancak olanlar uzerine dusunur. Birlikte oldugu bir barbar kızını ailesine teslim etmek uzere 2 hafta suren bir çöl yolculuğuna çıkar. Donuste barbarlar ile ilişki kurdugu ve bu sekilde hainlik yaptığı suçlamasına maruz kalır. İşinden olur ve kotu muameleye, işkenceye, aşağılamaya maruz birakılır. Albay ile barbarlara yapilan iskence ve linç nedeniyle açıktan çatışır. Albay ise barbar tehlikesine karsı ikinci buyuk bir sefer duzenler ve çölde barbarları bulamasa da emrindeki askerlerin buyuk kısmını kaybeder. Başarısız olur. Ordu kentten
Barbarları BeklerkenJ. M. Coetzee · Adam Yayınları · 19852,056 okunma