Söyleyecek sözü kalmamıştı sanki, hatta (kendi çevresindeki) insanların da söyleyecek sözleri bitmiş gibiydi. Söyleşmeye teşebbüs bile etmiyordu insanlar. Karşılıklı konuşmayı, kişisel ya da toplumsal bir konu üzerine yoğunlaşarak tartışmayı , hiç değilse bir şeyin iç yüzünü kavramanın getireceği anlık parıltıyı yaşamak istemiyorlardı.