Değişen dünyaya ayak uydurmaya çalışan sıradan insanın hikayesi anlatılıyor. O insanın geleceğe dair umutları, inişleri çıkışları, dibe vurup toparlanması ve yaşama çabası. Hikayeyi Pip'in gözünden okuyoruz. Ve yazarın muhteşem gözlem gücüyle böylece tanışıyoruz. Bizi 1850lere götürüyor. O zamanlardaki insanların olaylara ve birbirlerine bakışı, düşünce tarzı ile tanışıyoruz. Özellikle o dönemin insanın dünyaya bakışı, gelecekten beklentisi, insanların birbirleri hakkındaki fikri, sınıf çelişkileri çok iyi işlenmiş... Yazarın bir hikaye anlatacagi zaman okuru çok iyi buna hazırladığını görüyoruz. Her bölüm bir sonraki bolumde anlatılacaklara dair merak uyandıracak bir paragrafla son buluyor. Yaygın ulaşım araçlarının at arabası/ at, iletişim aracının mektup olduğu zamanlarin zorluklarını okumak ilginç oluyor. İlgiyi hep diri tutan bir tarz ile yazildigından çok hızlı okunuyor...