#SPOILER#
Hak ettiği değeri görmediğine olduğum kitap.
Bu kitap alışık olduğunuz "nasıl sürekli mutlu olunur" veya "nasıl negatif duygular hissedilmez" tarzında bir kitap değil, bu da onu en iyi kişisel gelişim kitaplarından yapıyor.
Sürekli mutlu olan insan kendini geliştiremez.
Bu kitap size kendinizi "olduğunuz gibi kabul etmeyi" öğretmiyor. Bu kitap size kendinize tarafsız bir şekilde bakıp, "Ya yanlış düşünüyorsam?" diye sorarak daha doğrusunu bulmayı, böylece de gerçekten sürekli gelişmeyi öğretiyor. Eğer sinirli, kıskanç veya otokonrolü zayıf bir insansanız, kendinizi bu şekilde kabul etmez sizi uzun vadede mutlu etmez.
Anlık mutluluklar sağlarken uzun vadede içi boş ve anlamsız hayatlara sürükleyen, "her zaman mutlu olun, kendinizi düşünün" şeklindeki kitaplara karşılık, kısa vadede güçlükler ve kötü duygulara sebep olurken uzun vadede anlamlı, mutlu ve dolu hayatlar elde etmeniz için izlemeniz gereken yolu anlatan bu kitap çok daha faydalı.
Bu kitap daha önce okuduğum psikoloji kitaplarındaki gibi, "değer yargıları"nın yani "düşünce kalıpları"nın önemini vurguluyor. Eğer benim değer yargım "zengin olursam mutlu olurum" ise, bunu elde edene kadar mutlu olamam. Gerçek şu ki, elde edince de mutlu olamam, çünkü sona gelmiş olurum ve boşluğa düşerim. Aslında mutluluk hakkında yanıldığımı fark ederim.
Günümüz kişisel gelişim kitaplarının en büyük hatası. "nasıl mutlu olunur" veya "suçlu hissetmekten nasıl kurtuluruz" gibi yaklaşımlardır. Çünkü asıl sorun mutsuz olmak veya suçlu hissetmek değildir, mutsuz olduğumuz için mutsuz olmamız veya suçlu hissettiğimiz için suçlu hissetmemizdir.
Ve Alan Watts'ın "tersine yasa"sı bize der ki, "Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve paradoksal olarak, negatif deneyimleri kabul etmenin kendisi