Özgün Bilim Kurgu Evreni
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 15:40
Gerçekten harika anlatılmış oldukça merak uyandırıcı bir evren, henüz üçlemenin iki kitabını okudum. İlk kitabı da çok beğenmiştim fakat Karanlık Orman beklentilerimi aştı. Bilim kurgu türü ile ilgiliyseniz kesinlikle önereceğim bir evren oldu. Bilim kurguyu çok seviyorum, bu türde birçok eser tükettiğim için artık eserlerin özgün olmadığını, birbirlerini tekrarladıklarını görüyorum. Artık çok nadir özgün fikirleri olan bilim kurgu evrenleri bulabiliyorum. Bu kitap kesinlikle bunlardan biri oldu. Bir şeye de değinmeden edemeyeceğim. Yazarın bir suçu yok tabi ama; bu çevirme işini bu kadar kötü yapan bir kitap ben gerçekten görmedim. Kitabın ilk 500 sayfasında çok gözüme takılmıyordu, fakat daha sonra artık çevirmen iyice kolaya kaçmış, özensizleşmiş. Sanki kitabı yetiştireceğiz diye son gün çevirmişler gibi olmuş. Benim okuduğum kitap İthaki yayınlarının 10. baskısıydı, Çevirmen: Zeynep Özmeral Okumayı planlayanlara sadece bir önerim var. Kitabın orijinal dili Çince olduğu gibi, olay örgüsünün çok büyük bir kısmı da Çince isimlerin etrafında kurulmuş. Biz Türklerin çok aklında kalacak türden isimler değil. Örneğin; Luo Ji, Ding Yi, Ye Wenjie, Shi Qiang gibi isimler var. Bazen okurken bu adam kimdi diye kaybolabiliyorsunuz. Bu nedenle kitabın önüne arkasına, göze çarpan isimleri yazıp, size hatırlatacak şekilde kim olduklarını kısaca yazabilirsiniz. Unuttuğunuz zaman dönüp bakmanız çok yardımcı oluyor. Belli bir süre sonra da dönüp bakmaya ihtiyacınız olmuyor, o yüzden bu sizi endişelendirmesin. İyi okumalar diliyorum.
Karanlık OrmanCixin Liu · İthaki Yayınları · 20191,003 okunma
Puan vermedi
Okuma Grubu tarafından belirlenen bu kitap, grup terapisi üzerine uzman terapist İrvin Yalom tarafından kaleme alınmış, alanında yazılmış ilk romandır. Psikolojik çözümlemelerin yapıldığı ve aynı zamanda Schopenhauer biyografisini de içeren Bugünü yaşama arzusu güzel bir kurguya sahirtir. Ölümle yüzleşmek zorunda kalan Terapistimiz julius buna karşın yönetmekte olduğu terapi grubuna devam etme kararı alır. Terapi çalışmalarında sonuç alamadığı eski hastası Pihilip e ulaşan julius, son birkez şansını denemek ister ve Pihilip'i terapi grubuna katılmaya ikna eder. Pihilip, farklı karakterlerin olduğu gruba katılır, fakat kimsiyle göz teması kuramaz.Ve empati yeteneğinden de yoksundur. Buna karşı entellektüel açıdan çok donanımlı birisidir. Geçmişinde kadınlarla sürekli geçici cinsel ilişkiler yaşamış ve çoğunu terk ederek, yeni kadınlara yelken açmıştır. Tatmin yaşamadığı sürece kendini kitaplara veremediği için sürekli bir cinsel tatmin peşinde koşmakta ve kadınları yaralamaktadır. Geçmişte bu yüzden Julius'un bireysel terapisine katılmış ama sonuç alamamıştır. Pihilip'in Grup terapisine katılmasının temel nedeni ise arzuladığı mesleği yapabilmesi için julius'un süpervizörlüğü kabul etmesini istemesidir. Terapi grubunun kendi aralarında konuşmalarına ve polemiklerine yer veren kitap, diğer taraftan Schopenhauer'in biyografik bilgisini gözler önüne sermektedir. Çocukluğundan itibaren yazar annesi ve işveren babası tarafından iyi olanaklarala yetiştirilen Schopenhauer, babasının yerini alacak varis olarak görülmektedir. Buna istekli olmasa da babasını kıramayan Schopenhaur, babasının ölümünden sonra kendisini felsefeye ve büyük düşüncelere adayabilmiştir. İnsanlardan kaçmış ve hemen hiç arkadaşı olmamıştır. Yalnız kalmayı entellektüelin bir gereği olarak görmüş ve
Bugünü Yaşama ArzusuIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20174,847 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Okuma Grubu tarafından belirlenen bu kitap, grup terapisi üzerine uzman terapist İrvin Yalom tarafından kaleme alınmış, alanında yazılmış ilk romandır. Psikolojik çözümlemelerin yapıldığı ve aynı zamanda Schopenhauer biyografisini de içeren Bugünü yaşama arzusu güzel bir kurguya sahirtir. Ölümle yüzleşmek zorunda kalan Terapistimiz julius buna karşın yönetmekte olduğu terapi grubuna devam etme kararı alır. Terapi çalışmalarında sonuç alamadığı eski hastası Pihilip e ulaşan julius, son birkez şansını denemek ister ve Pihilip'i terapi grubuna katılmaya ikna eder. Pihilip, farklı karakterlerin olduğu gruba katılır, fakat kimsiyle göz teması kuramaz.Ve empati yeteneğinden de yoksundur. Buna karşı entellektüel açıdan çok donanımlı birisidir. Geçmişinde kadınlarla sürekli geçici cinsel ilişkiler yaşamış ve çoğunu terk ederek, yeni kadınlara yelken açmıştır. Tatmin yaşamadığı sürece kendini kitaplara veremediği için sürekli bir cinsel tatmin peşinde koşmakta ve kadınları yaralamaktadır. Geçmişte bu yüzden Julius'un bireysel terapisine katılmış ama sonuç alamamıştır. Pihilip'in Grup terapisine katılmasının temel nedeni ise arzuladığı mesleği yapabilmesi için julius'un süpervizörlüğü kabul etmesini istemesidir. Terapi grubunun kendi aralarında konuşmalarına ve polemiklerine yer veren kitap, diğer taraftan Schopenhauer'in biyografik bilgisini gözler önüne sermektedir. Çocukluğundan itibaren yazar annesi ve işveren babası tarafından iyi olanaklarala yetiştirilen Schopenhauer, babasının yerini alacak varis olarak görülmektedir. Buna istekli olmasa da babasını kıramayan Schopenhaur, babasının ölümünden sonra kendisini felsefeye ve büyük düşüncelere adayabilmiştir. İnsanlardan kaçmış ve hemen hiç arkadaşı olmamıştır. Yalnız kalmayı entellektüelin bir gereği olarak görmüş ve
Bugünü Yaşama ArzusuIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20054,847 okunma
3/10
·392 syf.··
2023 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2023 00:00
Fantastik ya da başka kültüre ait kitaplar yazan vasat yazarların çoğunun tutulduğu bir hastalık var. Adı da "Araştırdığım bütün yabancı kelimeleri ve karakterlerin yüzde yetmişini size ilk beş sayfada öğretip her şeyi karman çorman edeceğim. Kitaptan tiksinip okumak için kendinizle savaşacaksınız." Hele bir de bu kitaptaki gibi fantastiklik ve başka kültürler birleştiyse iki kere yanıyoruz. Shanlong dağı, Hanfu, Ruqun, Ding çanağı, Görü, On Birler, Ning Dağı, Kendi'a, Müneccimler, pipalar, zitan... Tüm bu terim ve yer isimlerine ilk 7 sayfada maruz kalıyoruz. Zaten çoğu terim bir kere kullanılıyor ve kitabın sonuna kadar bir daha kullanılmıyor. Tamamen gösteriş için sokuşturmuş da sokuşturmuş. Tamam en iyi araştırmayı sen yaptın, en Çinli sensin. Bi sakin ol abla. Vallahi billahi daha sonra da anlatabilirsin. Daha neredeyse 400 sayfamız var. Yerin ve göğün bütün tanrıları adına yalvarıyorum nolur artık sakin olun ya. Tüm bu yabancı terim, isim ve Çin kültürüne rağmen ismi LILIAN olan bir Çinli karakter var. Neden böyle bir şey yapılmış bilmiyorum. Neden Çin kültüründen esinlenmiş bir kitapta Fransa'dan ithal bir isim var? İlk sayfalarda Geyşa benzeri özelliklere sahip bir hayat kadını (aslında saklanan bir müneccim) "odalık" olarak tanımlanmış. Terim orijinal dilde nedir bilmiyorum ama keşke çevirmen 5 saniyeliğine TDK sözlük kullanma zahmetine girip odalık kelimesinin anlamına baksaymış. Böylece o Geyşamsı kadınının odalıkla hiçbir alakası olmadığını anlarmış. Çevirmen kişisi abuk sabuk kelimeler kullanmayı da ihmal etmemiş. Antik çağlarda geçiyoruz ya boyuna artık kullanılmayan kelimeler kullanılmış. Ama bu kelimelerin çoğu da kitabın başında kullanılmış, ilerledikçe azalarak yok oluyorlar. Ayrıca bu kelimeler de eğreti duruyor, örneğin "pasifist" ve "serf" aynı
Turnanın SoyuJoan He · İthaki Yayınları · 202395 okunma
9/10
·200 syf.··
2020 35. kitabı
#SPOILER# Hak ettiği değeri görmediğine olduğum kitap. Bu kitap alışık olduğunuz "nasıl sürekli mutlu olunur" veya "nasıl negatif duygular hissedilmez" tarzında bir kitap değil, bu da onu en iyi kişisel gelişim kitaplarından yapıyor. Sürekli mutlu olan insan kendini geliştiremez. Bu kitap size kendinizi "olduğunuz gibi kabul etmeyi" öğretmiyor. Bu kitap size kendinize tarafsız bir şekilde bakıp, "Ya yanlış düşünüyorsam?" diye sorarak daha doğrusunu bulmayı, böylece de gerçekten sürekli gelişmeyi öğretiyor. Eğer sinirli, kıskanç veya otokonrolü zayıf bir insansanız, kendinizi bu şekilde kabul etmez sizi uzun vadede mutlu etmez. Anlık mutluluklar sağlarken uzun vadede içi boş ve anlamsız hayatlara sürükleyen, "her zaman mutlu olun, kendinizi düşünün" şeklindeki kitaplara karşılık, kısa vadede güçlükler ve kötü duygulara sebep olurken uzun vadede anlamlı, mutlu ve dolu hayatlar elde etmeniz için izlemeniz gereken yolu anlatan bu kitap çok daha faydalı. Bu kitap daha önce okuduğum psikoloji kitaplarındaki gibi, "değer yargıları"nın yani "düşünce kalıpları"nın önemini vurguluyor. Eğer benim değer yargım "zengin olursam mutlu olurum" ise, bunu elde edene kadar mutlu olamam. Gerçek şu ki, elde edince de mutlu olamam, çünkü sona gelmiş olurum ve boşluğa düşerim. Aslında mutluluk hakkında yanıldığımı fark ederim. Günümüz kişisel gelişim kitaplarının en büyük hatası. "nasıl mutlu olunur" veya "suçlu hissetmekten nasıl kurtuluruz" gibi yaklaşımlardır. Çünkü asıl sorun mutsuz olmak veya suçlu hissetmek değildir, mutsuz olduğumuz için mutsuz olmamız veya suçlu hissettiğimiz için suçlu hissetmemizdir. Ve Alan Watts'ın "tersine yasa"sı bize der ki, "Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve paradoksal olarak, negatif deneyimleri kabul etmenin kendisi
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama SanatıMark Manson · Butik Yayınları · 201715,5bin okunma